'PAYİTAHT: ABDÜLHAMİD' TAM ZAMANINDA

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 10 Mart 2017
Yazdır

'PAYİTAHT: ABDÜLHAMİD' TAM ZAMANINDA

 


Gazeteci Yusuf Kaplan, II. Abdülhamid döneminde yaşananları gerçekliğiyle anlatması açısından "Payitaht: Abdülhamid" dizisinin tam zamanında yayınlanmaya başladığını söyledi.

 

Esenler Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü'nün düzenlediği "Yusuf Kaplan ile Fikir Atölyesi", Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleşti. Gazeteci Yusuf Kaplan, Türkiye'nin Batı ile olan tarihi ilişkisinden ve medyanın kullandığı güçten söz etti.


15 TEMMUZ HAÇLI SALDIRISIYDI

 

Bazı çevrelerin Batı ile Türkiye arasındaki gerilimli ilişkinin sebebinin Türkiye kaynaklı olduğunu belirttiğini söyleyen Kaplan, "Batılılarla biz kavga etmiyoruz, onlar bizimle kavga ediyor. Onlar bizimle savaşıyor, Haçlıları üzerimize gönderiyorlar. En son yapılan Haçlı saldırısı, daha doğrusu Haçlıların çocuklarının saldırısı, 15 Temmuz'du. Haçlılar, Hristiyanlık üzerinde tüm saldırıları gerçekleştirdiler" şeklinde konuştu.


GERÇEKLERİ ANLATIYOR


 

Yusuf Kaplan, Türkiye'nin Batı ile olan ilişkilerinin 1000 yıldır gerilimli olduğunu söyleyerek, "Türkiye dışındaki bölgelerin ateşe verilmesinde, hem de bölge sınırlarının yeniden çizilmesinde, DAEŞ'in ortaya çıkarılmasında birinci derecede rol oynayan ülke İngiltere'dir. Gerçekleri anlatması açısından Payitaht dizisi tam zamanında geldi. Bazı gazeteciler, gerçekleri bire bir yansıtmadığı için diziyi eleştiriyor. Gerçeklerle bire bir örtüşmesi gerekmez, bu dizidir ve dolayısıyla kurmacadır. Dizide geçen tokat sahnesine karşı geliyorlar; fakat bu tokat çok gerekliydi" dedi.


BAZI DİZİLER GENÇLERİ TAHRİP EDİYOR

 

Özellikle gençlerin medyayı iyi yönetmesi gerektiğini belirten Kaplan, "Günümüzde yayınlanan geçlik dizilerine bakıldığı zaman, bu dizilerin gençleri nasıl tahrip ettiğini unutmayalım. Postmodern sömürgecilik televizyon üzerinden ilerliyor. Dolaylı yoldan zihinlerin işgal edildiği bu yöntemi de, içimizdeki Batıcılar yapıyor" ifadelerini kullandı.


 

 
Yorum (0) Hitler: 600

Facebook Messenger'da Yeni Dönem

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 25 Haziran 2015
Yazdır

Bazı ülkelerde bugün başladı!

Messenger’ın 700 milyon aylık kullanıcısı bulunuyor ve bu son hamleyle birlikte eksiksiz Facebook deneyiminden mahrum kalan veya bu deneyimden yararlanmayı tercih etmeyenler de Facebook Messenger kullanıcısı olmayı düşünebilirler. Yine de, Facebook her ikisine birden kayıt olmanın sağlayacağı önemli avantajlar bulunduğunu tekrarlıyor.

Facebook, Messenger’a getirilen güncellemeyle ilgili olarak yayınladığı blog yazısında, güncellemeyle birlikte daha fazla insanın Messenger’da sunulan videolar, fotoğraflar, grup sohbetler, sesli ve görüntülü görüşmeler, yapışkanlar gibi bütün özelliklerden yararlanabileceğini kaydetti.

Facebook’a göre, hem sosyal ağ hem de mesajlaşma servisine üye olanlar Facebook arkadaşları ve kişileriyle kolaylıkla mesajlaşabilir, Facebook mesajlarına erişebilir, farklı mobil cihazlardan, web’den ve tabletten mesajlaşmanın avantajlarından yararlanabilir.

Teknoblog'un haberine göre Facebook hesabına sahip olmayanlar telefonlarındaki kişileri yüklemeyi tercih edebilirler, böylelikle sohbet edecek arkadaşlarını veya aile bireylerini daha kolay bulabilirler. Facebook üyeliği gerektirmeyen Messenger kullanımı ilk olarak ABD, Kanada, Peru ve Venezuela’da faaliyete geçti.

 
Yorum (0) Hitler: 1628

iPhone Cep Telefonu

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 09 Nisan 2015
Yazdır

 

iPhone cep telefonu, günümüzde sadece bir cep telefonu olmanın çok ötesinde. Adeta teknolojinin ve prestijin sembolü sayılıyor. Her sene çıkardığı yeni bir model ile, bu pazardaki çoğu standartları yeniden belirliyor ve çıtayı hep üste taşıyor. Düşünün, Sony, Microsoft, Samsung gibi dünya devleri ile rekabet etmesine rağmen Apple her sene cep telefonu yarışında galip geliyor ve zirveye oturuyor. Bunun nedeni, iPhone cep telefonlarının gerçekten de her anlamda ilkleri gerçekleştirmiş olması. İlk kapasitif dokunmatik ekran. İlk cep telefonu işletim sistemi. İlk uygulama (app) desteği. İlk 10 saat dayanan akıllı telefon bataryası. Bunların hepsi, Apple iPhone’lar ile girdi hayatımıza. Diğer firmalar ise sadece taklit etti. Android işletim sisteminin genel ara yüzü dahi iOS’tan birebir kopyadır, öyle diyelim. Zira bu ara yüz tasarımının kullanımı en kolay tasarım olduğunu ilk bulan da Apple oldu.

Bu derece ilkleri gerçekleştirmiş bir markanın neden teknoloji ve prestiji simgelediğini anlamak kolay. Hâlihazırda piyasada pek çok iPhone cep telefonu seçeneği mevcut. Bütçeniz kısıtlı ise, iPhone 4S satın alabilirsiniz. Orta karar bir bütçeniz varsa iPhone 5C tavsiye ederiz, hem 5 serisinin özelliklerini içeriyor hem de fiyatı uygun. Fiyat/performans oranı yüksek telefon isteyenler iPhone 5S modeline yönelmeli. Bütçe konusunda sıkıntısı olmayanlar ise iPhone 6 ve Plus modellerini tercih edebilir. Tüm bu iPhone modelleri ve daha fazlası, Bizdeuygun sitesinde sizleri bekliyor.

http://www.bizdeuygun.com/iphone-cep-telefonu

 

 
Yorum (0) Hitler: 1864

Elveda Şehri Ramazan...

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 04 Temmuz 2016
Yazdır

Elveda gözümüzün nuru, soframıza bereket getiren Şehri Siyam Elveda...


Bayramınızı Kutlar İyi Bayramlar Dileriz

 
Yorum (0) Hitler: 987

Teknoloji gözünüzü kurutmasın!

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 20 Haziran 2015
Yazdır

Teknolojinin gelişmesiyle insanların günlük faaliyetleri değişiyor.

Günümüz yaşantısında bilgisayar, televizyon, tablet, akıllı telefonlar, HD yayın, 3D yayın gibi giderek artan sayıda farklı ortam gözlerimizi zorluyor. Teknolojik aletler ile yakın temasta olmak, bilgisayar kullanımının giderek artması, kapalı ortamlarda uzun süre çalışma, kontakt lens kullanımı gibi faktörlerin artmasıyla beraber göz kuruluğu genç yaşlarda bile görülebiliyor. Özellikle ofis çalışanlarında sık sık yanma, batma, yabancı cisim hissi ve bulanıklık gibi şikayetlere rastlanıyor. Gününün büyük çoğunluğu bilgisayar başında geçirenler için göz kuruluğu daha da büyük bir risk oluşturuyor.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sait Eğrilmez, göz kuruluğunun yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyen bir göz yüzeyi sorunu olduğunu ifade ediyor.


Prof. Dr. Sait Eğrilmez’e göre gün içinde akıllı telefon, bilgisayar, tablet gibi birçok cihaz kullanan, uzun süre bilgisayar başında gözünü kırpmadan aynı noktaya odaklanan kişiler göz kuruluğundan daha yüksek oranda etkileniyor. Normalde dakikadaki göz kırpma sayımız 10-15 arasında iken, bilgisayar kullanımı esnasında bu sayı yaklaşık %60 oranında azalıyor. Ofis çalışanlarında göz kuruluğuna %10.1-21.5 oranında rastlanıyor. Bugün en sık görülen göz hastalıklarından biri olan kuru göz sendromu çok sayıda insanı etkileyen fakat fazla bilinmeyen göz rahatsızlıkları arasında yer alıyor. Prof. Dr. Sait Eğrilmez, göz kuruluğunun özellikle ekran karşısında geçirilen saatlerden sonra gözlerde kızarıklık, akşam geç saatlerde bulanıklık veya gözlerde yorgunluk ya da sabah uyanınca gözü açmada zorlanma, gözlerde yanma batma şeklinde kendini gösterdiğini ifade ediyor.

Prof. Dr. Sait Eğrilmez “Gözleriniz, göz yüzeyini korumak için kesintisiz bir gözyaşı tabakasına gereksinim duyar. Buna gözyaşı filmi denir. Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda ilerleyen yaşla birlikte azalır. Oysa insan ömrünün uzamasıyla birlikte artık ilerleyen yaşlarda da net görmeye ihtiyaç duyuyoruz. Eskiden görme ihtiyacı uzağı veya ince ayrıntıları fazla gerektirmezken, günümüz yaşantısında bilgisayarlar, LCD ekranlar, HD yayın, 3D yayın gibi giderek artan sayıda ortamda net görmeye ihtiyacımız var” şeklinde konuşuyor.

Prof. Dr. Sait Eğrilmez normalde insanların günde ortalama 10 bin defa göz kırptığını ifade ediyor. Bu, uyanık olduğumuz saatleri göz önünde tutarak hesaplandığında yaklaşık olarak dakikada 12 defa göz kırptığımız anlamına geliyor. Prof. Dr. Sait Eğrilmez“Göz kırparken hiçbirimiz farkına bile varmayız. Ama göz yüzeyimiz kuru olursa canımız yanar. Kuruluk hafifse uykumuzu iyi alamamışız gibi bir his, orta şiddetteyse batma, yanma gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. Gözyaşının hiç olmaması daha az görülür ancak görme kaybına kadar gidebilir” diyor.

Kuru göz hastaları 3-5 kat fazla problem yaşıyor

Prof. Dr. Sait Eğrilmez “Normalde dakikada 12 defa göz kırptığımız halde, okurken, bilgisayar karşısında, araba kullanırken ve televizyon izlerken göz kırpmayı unutuyor, farkında olmadan ihmal ediyoruz, bu sayı dakikada 4-5 kereye iniyor. Bir de ortam klimalı, yani gözyaşını buharlaştıracak, göz yüzeyimizden üfleyerek uzaklaştıracak şekilde havalanıyorsa, o zaman gözyaşımız hızla buharlaşıyor ve göz kırparken kurumuş göz yüzeyi ile göz kapağı birbirine sürtünüyor. Bu da bizim aslında hiç hissetmememiz gereken bir duygu olan göz kapağımızın varlığını, göz kırpmanın yarattığı huzursuzluğu hissetmemize neden oluyor” diyerek birçok kişinin kuru göz belirtilerini yanlış olarak alerjilerle, iklim koşullarıyla ya da basitçe göz zorlanmasıyla açıkladığını, oysa kitap okuma, bilgisayar kullanma gibi aktivitelerde kuru göz hastalarının 3-5 kat fazla problem yaşadığını ifade ediyor.

Göz kuruluğu ofisteki başarınızı etkiliyor

Göz kuruluğunun ofiste verimi ve başarıyı da etkileyebilen bir durum olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sait Eğrilmez “Göz kuruluğu okuma, çalışma, bilgisayar kullanma sürelerini de etkileyebiliyor. Bu konforumuzu ve yaşam kalitemizi bozan, işyerinde verimi düşüren ve bizi mutsuz eden bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bunların altında yatan sebeplerden en önde geleni kuru gözdür. Eğer sizde göz kuruluğu bulguları olduğunu düşünüyorsanız, kuru göz konusunda toplumu bilinçlendirmeyi hedefleyenwww.kurugoz.com adresinde bulunan Kuru Göz Anketini cevaplayıp, kuru göz durumunuzu derecelendirebilir ve bunu göz doktorunuzla paylaşabilirsiniz” şeklinde konuşuyor.

Yaşam şartlarını değiştirerek kuru göz bulgularının azalmasının mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Sait Eğrilmez göz kuruluğu sorunu yaşayanların bol su içmeleri, gözlerini ovalamamaları, ağır makyaj yapmamaları, sigara ve dumandan uzak durmaları gerektiğini ifade ediyor. Prof. Dr. Sait Eğrilmez “Görüşünüzde bulanıklık, gözlerinizde yanma, batma, yorgunluk veya yabancı cisim hissi varsa göz doktorunuza başvurun” şeklinde konuşuyor.

 
Yorum (0) Hitler: 2640

İnternette E ticaret Gerekliliği

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 09 Nisan 2015
Yazdır

İnternet, iletişim zorunluluğunun yanında aslında daha birçok anlama da geliyor. Artık globalleşen dünyanın seyrinde akıl almaz bir hızla yükselen ticaret konusunda da gerçekçi bir anlam kazanıyor diyebiliriz. Fakat ticaret yapan sektörlerin bir yandan iş hacimlerini artırmaya çalışırken bir yandan da bu tür ticaret riskine girmeleri de kaçınılmaz hale geliyor. Bunun sebebi ise alt yapıdan bihaber kurulum şirketleri ve kurulum sonrası destek garantisi vermeyen bir teknik ekip olabiliyor. Projesoft, yıllardır kendini geliştiren bir sistemle gerek paket programlarda gerekse özel programlarla her geçen gün kendine bir yenisini katan bilgileri ile mükemmelleşme yolunda ilerliyor. Satışlarınızı sorunsuz yapmak ve teknik destek adına günün her saati iletişime geçmek için profesyonel ekibiyle de rakipsiz bir misyon izliyor. Yani Eticaret ‘in kitabını yazıyor da denilebilir.

E ticaret üstünlüğünü rakiplerinize karşı bir silah olarak kullanmak ve kolay bir kullanım ara yüzü ile alt yapı oluşturmak istiyorsanız tam anlamıyla yani, muhasebeden satışa, post tan tıklanmalara kadar aklınıza gelen her şeyi dört dörtlük yapmanız gerekmektedir. Projesoft farkı ile tüm korkutucu detayları aklınızdan silebilirsiniz. Sizin yeriniz her bir ayrıntıyı düşünen bir sistemle çalışan Projesoft ile mükemmel bir satış sitesi elde edebilirsiniz. Projesoft sizi ailesine dahil ederken sizde ekibinize profesyonel Eticaret uzmanı katmayı unutmayın. Tim detaylar, bilgi ve paketler için http://www.projesoft.com.tr/ ‘u ziyaret edebilirsiniz.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1756

Facebook'un hiç bilinmeyen 7 özelliği

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 14 Nisan 2016
Yazdır

Facebook hayatımıza girdiğinden beri hemen her gün kullandığımız bir sosyal medya mecrası olmaya devam ediyor. 2004 yılından itibaren dünyayı kasıp kavuran Facebook çılgınlığı her geçen gün kendini yenileyerek devam ediyor. İşte Facebook'la ilgili hiç bilinmeyen 7 özellik:


1) Facebook'un orijinal ana sayfası ve Al Pacino

Facebook 2007 yılında büyük bir tasarım değişikliğine gitmeden önce, orijinal anasayfada bir adamın yüzü hemen dikkat çekiyordu. Facebook adamı (Facebook Guy) olarak ünlenen bu gizemli adamın kim olduğu yıllarca gizemini korudu.

David Kirkpatrick, The Facebook Effect isimli kitabında, bu resmin, manipüle edilmiş bir Al Pacino resmi olduğunu ilk kez açıkladı. Resim, Mack Zuckerberg'in bir okul arkadaşı tarafından hazırlanmıştı.

2) Facebook'un iptal edilen özelliği

Facebook'un ilk zamanlardaki özelliklerinden biri de dosya paylaşımıydı. Arkadaşlar arasında dosya paylaşmak için Wirehog isimli bir dosya paylaşım servisine sahip olan site, bu özelliği, 2006 yılında, telif kaygıları nedeniyle iptal etti. Oysa Wirehog, 2004 yılında hayata geçirilirken, kalıcı bir özellik olması planlanmıştı.

3) Facebook'a giren ilk dev şirketler

Facebook ilk olarak okul arkadaşlarını birbirine bağlamak için kurulsa da, daha sonra dev şirketler için de bir iletişim platformuna dönüştü.

4) Facebook'u kullanan ilk devler arasında Apple ve Microsoft yer alıyordu.

EA, Amazon, Pepsi, PricewaterhouseCoopers gibi devler de, Apple ve Microsoft'u takip etti.

5) Poke kelimesinin anlamı

Her ne kadar ülkemizde "Dürtme" olarak çevrilse de, Facebook'un "Poke" seçeneği yıllardır gizemini koruyor.

Bu düğmenin ne işe yaradığı biliniyor ama Poke kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini bilen yok, çünkü Facebook, sorulan yüzlerce soruya rağmen bu konuda açıklama yapmıyor. Hatta Zuckerberg, yaptığı bir açıklamada "Eğlenceli olduğu için bu seçeneği koyduk, kullanmanıza bakın ama Poke kelimesinin tam anlamı hakkında bizden bir açıklama alamayacaksınız" demişti.

6) Facebook'ta ortalama arkadaş sayısı

Sizin Facebook'ta kaç arkadaşınız olduğunu bilmiyoruz ama tüm kullanıcıların ortalaması, kişi başına 135 arkadaşa denk geliyor.

Bunun yanında, sadece bir ayda Facebook'ta geçirilen toplam sürenin yaklaşık 500 milyar dakika olduğu tahmin ediliyor.

7) Yemekte ne var?

Facebook çalışanları, her gün 3 öğün yemek ve içecek hakkına sahip. Çalışanlar, günün menüsünde ne olduğunu öğrenmek için yerlerinden kalkmadan, hatta profillerinden çıkmadan öğrenebiliyor; çünkü bunun için bir uygulama var. Lunchtime isimli bu küçük Facebook uygulaması, profil sayfasında yeni bir sekme açıyor ve menüyü ekrana getiriyor

 
Yorum (0) Hitler: 954

Hep birlikte Barış Ekmeği'ni pişirdiler

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 23 Nisan 2015
Yazdır

Esenler Belediyesi’nin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde, Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı münasebetiyle “Çanakkale Şehitleri’nin Torunlarıyla Barış Ekmeği’ni Esenler’de Pişiriyoruz” sloganıyla düzenlediği 6. Uluslararası Barış Ekmeği Festivali için Esenler’e gelen çocuklar, tüm dünyaya barış, dostluk ve kardeşlik mesajları vermek için kendi ülkelerinden getirdikleri unlarla Esenler’de ‘Barış Ekmeği’ pişirdi.



Esenler Belediyesi Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen programa; Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AK Parti İstanbul Milletvekili Sevim Savaşer, TİKA Başkanı Serdar Çam, Esenler Kaymakamı Yüksel Ünal, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, AK Parti Esenler İlçe Başkanı Gökhan Taran, Ak Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Bolcan, Belediye Başkan Yardımcıları ve Belediye Meclis Üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Program, ataları Çanakkale'de şehit olan 13 farklı ülkenin çocuklarının söylediği "Çanakkale" türküsü ile başladı.



ÇOCUK VE EKMEK İLE DÜNYAYA BARIŞ MESAJI

Festivali tanıtan film gösterimi ile devam eden programda ilk konuşmayı Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu yaptı. 6. Uluslararası Barış Ekmeği Festivali ile çocukların dilinden dünyaya barış mesajı vermek istediklerini belirten Başkan Göksu, “Altı yıl önce başladığımız festivalde, her yıl farklı ülkelerden çocuklarımızı Esenler'de, İstanbul'da misafir ediyoruz. Çocuklarımız ülkelerinin bereketini, unlarını getirdiler. Biz de bu unları, bu toprakların mayası, bu toprakların suyu, bu toprakların tuzu ile kardık. Çocuk ve ekmek, insanın hayatındaki en önemli iki şeydir. İşte bu yüzden ekmek ve çocuklar ile tüm dünyayı barışa davet ettik. Çocuklar söylesin istedik. Belki çocuklar söylerse duyarlar diye dünya liderlerine barış ekmeği ve barış mektubu gönderdik” dedi.



BARIŞ EKMEĞİ DÜNYA LİDERLERİNE DERS OLSUN

Çanakkale Savaşı'nın 100. yılı nedeniyle festivalde bu yıl dedeleri Çanakkale'de şehit olan çocukları misafir ettiklerini hatırlatan Belediye Başkanı Göksu, şunları söyledi; "Dedelerinin bizlere bıraktığı bu toprakları görsünler istedik. Çocuklarımızla birlikte kendi ülkelerinden getirdikleri unlarla Barış Ekmeği pişireceğiz. Umuyorum ki, pişirdiğimiz bu Barış Ekmeği dünya liderlerine ders olur ve bir insanın hayatının, balinanın hayatından daha kıymetli olduğu anlaşılır. Umuyorum ki, Suriye'de, Irak'ta, Filistin'de ve dünyanın her yerindeki kan ve gözyaşı son bulur. Biz, çocukların bu ilk ve tek bayramında Barış Ekmeği pişirip, kardeşlik türküleri söyleyeceğiz. Umuyorum ki, bu ekmeğin kokusu ve kardeşlik türkülerimiz tüm dünyada duyulur".

BARIŞ TÜRKÜLERİ SÖYLEYECEĞİZ

Çanakkale Savaşı'nın 100. yılında dünyayı barışa davet eden festivalin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Çanakkale Savaşı'nın, dünyaya yeryüzündeki en büyük gücün top, tüfek değil; inanmış insanların gücü olduğunu gösterdiğini söyledi. Yüzyıl önce ellerinde cetvelle harita çizenlerin yine iş başında olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, "100 yıl önce bu coğrafyayı parçalayanlar yine aynı senaryoyu oynuyorlar. Filler tepişiyor, olan yine çimenlere oluyor. Cetvelle ülkelerin sınırlarını çizenler, iç çatışmalarla bu coğrafyada yeni ülkeler rotaya çıkarmaya çalışıyor. Ama bizim topraklarımızda ayrılık olmaz. Onun için herkes istediği gibi savaşın diliyle konuşabilir. Biz barışın diliyle konuşacağız. 1915 olaylarının temcit pilavı gibi önümüze getirildiği 24 Nisan'da dünya liderleri ile Çanakkale'de barış türküleri söyleyeceğiz" diye konuştu.



BARIŞ EKMEĞİ 13 ÜLKENİN UNUYLA YAPILDI

Programda AK Parti İstanbul Milletvekili Sevim Savaşer, TİKA Başkanı Serdar Çam ve Esenler Kaymakamı Yüksel Ünal da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, çocuklarla birlikte Barış Ekmeği'nin hamurunu hazırladılar. Bayrakları farklı, tarihleri ortak 13 ülkeden getirilen unlar, Anadolu'nun mayasıyla karıldı. Hep birlikte ekmek hamurunun yoğrulmasının ardından Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "Bismillah" diyerek ekmeği çocuklarla birlikte fırına verdi. Çocukların yaptıkları barış temalı resimlerinin yer aldığı “Barış Duvarı”nın açılışının yapılmasının ardından Kurtulmuş ve Göksu ile diğer protokol üyeleri fırının başına geçerek pişen ekmeğin tadına bakıp, çocuklara ikram ettiler. Pişirilen barış ekmekleri, bir barış mektubu ile birlikte dünya barışına katkı sunması için barışa dünya liderlerine gönderildi.



Program, çocukların gruplar halinde sahneye çıkarak yaptıkları gösterilerle devam etti. Kendi ülkelerine özgü şiirler okuyan, perküsyon ve dans gösterileri yapan çocuklar, izleyicilere keyifli ve eğlenceli dakikalar yaşattı.



Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, festival kapsamında Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde açılan ve her ülkenin yöresel kıyafet ve lezzetlerinin tanıtıldığı stantları da gezdiler.

 
Yorum (0) Hitler: 1598

HTC Desire 816

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 09 Nisan 2015
Yazdır

HTC, phablet piyasasına girmeyi uzun süre geciktirmiş bir firma aslında. Dünyanın en eski akıllı telefon üreticilerinden biri olan HTC, uzun süre aşırı büyük ekrana sahip telefonlar anlamına gelen ve bir tür telefon/tablet kırması olan phablet’leri üretmeyi reddetse de, sektördeki akıma en sonunda yenik düşmüşe benziyor. HTC Desire 816, bunun bir eser. Ve anlaşılan HTC, “madem yapıyorum, adam gibi yapayım” anlayışını benimsemiş bu telefonda. Zira HTC Desire 816, tek başına phablet piyasasındaki en iyi telefon olabilir. Tasarımı M serilerini andırıyor ve çerçevesinde çelik kullanılmış. Elden kaymıyor, sağlam ve güvenli bir his veriyor. Telefon HTC modellerine özgü SenseUI adında bir ara yüz kullanıyor, estetik ve kullanım açısından çok güzel bir ara yüz bu.

Telefon etkileyici bir donanıma sahip: Qualcomm MSM8928 Snapdragon 400 çipset, üç çekirdekli 1.6 GHz Cortex-A7 işlemci, Adreno 305 grafik işlemcisi ve 1.5 GB RAM içeriyor. Şu anda Android 4.4.2 kullansa da, Android 5.0’a da tam destek verecek. Zaten bu donanımla daha hazını beklemek imkansız. Pek çok tabletten daha iyi donanıma sahip olan telefon, hız konusunda sizi kesinlikle üzmeyecek. Ekran boyutu 5.5 inç ve Super LCD2 teknolojisi kullanıyor. Renk derinliği ve parlaklığı gayet güzel. Bataryası ise 21 saatlik performans ile oldukça etkileyici. Bizdeuygun sitesi, HTC Desire 816’yı size özel fiyat avantajlarıyla sunuyor.

http://www.bizdeuygun.com/HTC-Desire-816.html

 

 
Yorum (0) Hitler: 1781

WhatsApp'ta Kaç Mesaj Atıyoruz?

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 14 Nisan 2016
Yazdır

Facebook F8 Geliştirici Konferansı'nda konuşan Mark Zuckerberg, WhatsApp ve Messenger üzerinden günlük gönderimi sağlanan mesaj sayısına açıklık getirdi.

Facebook sahip olduğu WhatsApp ve Messenger uygulamalarıyla anlık mesajlaşma platformunun önemli bir kesimini elinde tutuyor diyebiliriz.

Son dönemlerde gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmalarla Messenger’ı bağımsız bir platform haline getiren Facebook, bu gelişmelerin meyvelerini toplamaya başladı. Messenger geçen yıldan bu yana kullanıcı sayısını 200 milyon artırdı.

Geçen yıl düzenlenen Facebook F8 Geliştirici Konferansı’nda 700 milyon aktif kullanıcıya sahip olduğu bildirilen Messenger’ın halihazırda 900 milyon aktifi kullanıcı bulunuyor.

Platformun yıl sonuna kadar 1 milyar rakamına ulaşmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Günde 60 milyar mesaj!

WhatsApp cephesinde de benzer durumdan söz edebiliriz. Artık tamamen ücretsiz bir yapıya bürünen WhatsApp mevcut durumda aylık 1 milyar aktif kullanıcıya ulaşmış durumda.

Geçtiğimiz gün düzenlenen Facebook F8 2016 Geliştirici Konferansı’nda konuşan Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, WhatsApp ve Messenger aracılığıyla gönderilen günlük mesajların 60 milyar adete ulaştığı bilgisini verdi.

WhatsApp ve Messenger, kısa mesaj gönderim sayısını üçe katlarken; global çapta kısa mesaj gönderimi günlük 20 milyar seviyesinde.

Kısa mesaj gönderiminin kullanıcılar arasında popülerliğini her geçen gün yitirdiğini görüyoruz.

Mevcut durumda günlük 20 milyar mesaj çok büyük bir rakam olarak  görülebilir, ancak gönderimi sağlanan mesajların büyük bölümünün kuruluş ya da servisler tarafından atılan kısa mesajlar olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

 
Yorum (0) Hitler: 1049

Demirtaş, Esenler'de konuştu

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 23 Nisan 2015
Yazdır

Gülseli KENARLI - İdris TİFTİKCİ / İstanbul, () - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Esenler Tepe Meydanı'nda yaptığı konuşmada, HDP'nin barışı sağlayacak tek parti olduğunu belirterek, "Biz artık istiyoruz ki, yaşanan zulümlerde devletin ve hükümetlerin bizlere, yani bu toprakların öz evlatlarına yaptıklarından dolayı, biz artık kini, öfkeyi hep birlikte bir taraf bırakalım, geleceğimize bakalım istiyoruz. HDP, işte Türkiye'de bu anlamda, toplum içinde, halk içinde barışı sağlayabilecek tek partidir. Çünkü biz insanları olduğu gibi, bütün varlığıyla, olduğu gibi kabul ettiğimiz ve onu o şekilde yaşatmak istediğimiz için bu kadar renk bir araya geldik" dedi.



"Biz diyoruz ki teklik Allah'a mahsustur, birlik olmak lazım" diyen Demirtaş, "Dillerimiz ayrı olsun, inançlarımız, mezheplerimiz ayrı olsun, kimliklerimiz ayrı olsun, önemli değil. Gönüllerimiz bir olsun. Bu ülkede kardeşçe, barış içinde, eşitçe yaşamanın formülünü ortaya koyuyoruz" diye konuştu.

"SENDEN VERGİ ALIRKEN, KÜRT MÜSÜN, TÜRK MÜSÜN, ÇERKEZ MİSİN, ARAP MISIN DİYE SORUYOR MU?"

Selahattin Demirtaş, devletin vergi alırken anadile göre ayırmadığını, herkesten vergi aldığını ifade ederek, "Çiğ köfteciden de ayrı para alıyor, yanındaki telefoncudan da alıyor. Senden vergi alırken, Kürt müsün, Türk müsün, Çerkez misin, Arap mısın diye soruyor mu? Sormuyor. Kuruş kuruş, tıkır, tıkır alıyor. Ama sana o vergiyi hizmet olarak geri verirken, okulda 'İlle Türkçe alacaksın' diyor, hastanede, adliyede 'Türkçe alacaksın' diyor. Olmaz işte..." şeklinde konuştu.

"DEVLET NE DİYORSA, BAŞBAKAN HANGİ EMRİ VERİYORSA, GELİP ONU DİN OLARAK ANLATIYORLAR"

Demirtaş, "Biz zorunlu din dersini kaldıracağız dediğimizde, dikkat edin Ankara'dakiler feryat figan 'Bunlar dini kaldırıyor' diyorlar" diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yalancının bunlar daniskasıdır. Yalan üzerinde siyaset yapmayı öğrenmişler. Diyanet eğer gerçekten herkese eşit din hizmeti sunsa, baş göz üstüne. Eğer Allah'ın dinini öğretse, yine baş göz üstüne. Çarpıtarak, kendi hesabına, kılıfına, kitabına uydurarak, devlet ne diyorsa, Başbakan hangi emri veriyorsa, gelip onu din olarak anlatıyorlar. Oysa anlatacağı dinin emri bellidir. Allah'ın verdiği dini anlatacaklar, Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın emirlerini anlatmayacaklar. Biz bu yüzden Diyanet olmaz diyoruz. Diyanet devletin dinini anlattığı için kaldıracağız diyoruz."

"DİNİ BİR PATRON GİBİ HALKIN ÜZERİNDE BİR ZORBA OLARAK KULLANMAK"

Selahattin Demirtaş, camilere hizmet yapılacaksa, ihtiyaç varsa devlet bütçesinden yapacaklarını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Oranın imamı, müezzini, ihtiyaç mı var, devletten biz karşılayacağız. Ama şu anda Diyanet'in yaptığı şey dini kendi elinde tutmak. Dini bir patron gibi halkın üzerinde bir zorba olarak kullanmak. Diyanet bunun aracı haline gelmiş. Cuma günü hutbede ne okunacağını, Ankara'dan gelen faksla, kendileri emirle karar veriyorlar. Buradaki hoca okumayı bilmiyor mu hutbeyi? Bırakalım camideki hoca kendi cemaatine ne anlatmak istiyorsa özgürce anlatsın, özgürce konuşsun. Hangi dilde konuşmak istiyorsa, kendi karar versin. Diyanet İşleri Başkanlığı bu nedenle bu ülkede din hizmeti vermiyor, kusura bakmasınlar."

"SİZ İSRAF YAPIYORSUNUZ, O YÜZDEN SİZİ KALDIRACAĞIZ, KUSURA BAKMAYIN"

Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bastırdığı kitaplara dikkat çekerek, "İsraftan başka bir şey değil. Hepsi en pahalı kağıttan, en pahalı ciltten. Trilyonlarca para harcıyorlar, çoğu da kendi reklamlarıdır. O paralar nereden çıkıyor? Fakir fukaraya dağıtmamız gereken parayı Diyanet İşleri Başkanlığı kendi reklamında kullanıyor. Bize de gönderiyorlar, Meclis'e geliyor kitaplar böyle cilt cilt, pahalı pahalı basmışlar. Ne gerek var, dinimize aykırı değil mi, israf. Buradaki şu Hz. Ali Camii'ndeki müezzin, imam ne kadar para alıyor? Fukara kendisi geçinemiyor, ama onun Diyanet İşleri Başkanı 1 trilyonluk lüks Mercedes'e binip dolaşıyor. Bu mudur din? Sonra biz Diyanet'i kaldıralım dediğimizde yaygara koparıyorlar. Niye? Rahatları bozulacak, lüksleri bozulacak. Kusura bakmayın, İslamiyetse, İslamiyette lüks yoktur, israf haramdır. Siz israf yapıyorsunuz, o yüzden sizi kaldıracağız, kusura bakmayın. O parayı yoksula, fakire, fukaraya dağıtacağız" diye konuştu.

"BİR BAŞBAKAN YURTDIŞINA GİDECEK, BİR UÇAK DOLUSU, NE KADAR YANDAŞ VARSA DOLDURUYOR"

"Bir bakan yanına 20 kişiyi almadan seyahat etmiyor" diyen Demirtaş şöyle devam etti:

"Onun uçak parası, otel parası, yemek parası kimden çıkıyor? Bizden çıkıyor. Bunlar israf değil mi? Bir başbakan yurtdışına gidecek, bir uçak dolusu, ne kadar yandaş varsa dolduruyor. Onların otel parası, yemek parası, gezme tozma parası... Kim veriyor? Biz veriyoruz. Gidin bakın, devletin hangi yetkilisi, kaymakamı bile... Devletin bütün israf kaynaklarının musluğunu açmışlar. Nedir? Biz devletiz diyor. Halkın kendisi alınteriyle atölyede çalışan, halk otobüsünde yer bulamıyor. Sabah işe giderken halk otobüsünde yer bulamıyor. Ben bu halkı yönetiyorum diyen kaymakam, valinin forsundan geçilmiyor."

"ALTIN KAPLAMA OLMAZSA BOĞAZINDAN GEÇMİYORMUŞ SU"

Demirtaş, "Sadece bu israfı önlesek, saraydaki ampullerin birkaçını kapatsak, yüzlerce asgari ücretlinin maaşı çıkıyor. Günlük 40 milyar sarayın elektrik faturası. Bir tek su bardağı sarayda, ben söylemiyorum, bunu yazdılar, çizdiler, saray inkar edemedi, su içiyorlar ya su, bir tane su bardağı asgari ücretten fazla. Altın kaplama olmazsa boğazından geçmiyormuş su" dedi.

"BİN DEFA BATSIN ÖYLE KOLTUK, ÖYLE DEVLET"

HDP lideri, "Biz şirket değiliz. Şirketler en fazla kârı elde etmek için uğraşırlar. Şirketler para için çalışır, devletler, hükümetler değil. Devletin, hükümetin işi parayı halka dağıtmaktır. Eğer buradaki bebekler, çocuklar karnı doymadan uyuyorsa, sağlıklı beslenemediği için ölüyorsa, bin defa batsın öyle hükümet, bin defa batsın öyle koltuk, öyle devlet" diye konuştu.

"ZORUNLU ASKERLİK KALKACAK"

Selahattin Demirtaş, zorunlu askerliği kaldıracaklarını belirterek, "İsteyen askere gider askerliğini yapar, isteyen der ki 'Ben askerlik yapmayacağım, ama bu mahalledeki yaşlı bakım evinde 2 ay ücretsiz çalışacağım, yaşlılara bakacağım.' O da bir hizmettir. İsteyene seçenek sunacağız. Diyecek bir gencimiz, 'Ben askerlik yapmak istemiyorum ama burada mahalle muhtarının yanında 3 ay katiplik yapacağım'. O da bir hizmettir, ücretsiz bizim muhtarımıza yardım etsin. Biz gençlerin önüne bu seçenekleri koyacağız. İstediğini tercih edecek" dedi.

"O KADAR GAZ ALIP HALKIMIZA SIKACAĞIMIZA, O GENÇLERE 200 TL'LİK KART VERELİM, OLMAZ MI?"

Fazla askere ihtiyaçlarının olmayacağını söyleyen Demirtaş, "Çünkü HDP geldiği gün, bu ülkeye barış gelecek. İçi ile, dışı ile barışık bir Türkiye olacak. Bu kadar askere para harcamaya gerek yok. Asker sayısını yarıya düşürsek bile, elde edeceğimiz tasarrufla bütün gençlere, tamamına, 15 yaştan 25 yaşa kadar her birine ayda 200 TL genç yaşam kartı vereceğiz, istediği gibi özgürce kullanacak. Kaynak nerede diyorlar, al sana kaynak. Her gün bir askerin, bir erin, bir erbaşın kışladıki maliyetini o gencin cebine koyacağız. Kışlada harcayacağımız parayı bu gencimiz sokakta, ulaşımda, otobüste, internette, telefonda harcayacak. Askere, tanka, topa, panzere, TOMA'ya bu kadar para harcayacağımıza, o kadar gaz alıp halkımıza sıkacağımıza, o gençlere 200 TL'lik kart verelim, olmaz mı? Kaynak nerede diyorlar. Türkiye'de kaynaktan çok ne var?" diye konuştu.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1718

Dağıtım Ağı

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 09 Nisan 2015
Yazdır

İçerik dağıtım ağı olarak çevirebileceğimiz content delivery network yani kısa adı ile cdn günümüzde özellikle internet üzerinden satış yapan büyük firmalar için şart haline geldi. Farklı bölgelerdeki dağınık pop sunucularını kullanarak kesintisiz bir erişebilirlik sunan sistem sayesinde müşterilerin web sitesine kolayca ve hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlayabilir ve güvenlik avantajları sayesinde herhangi bir sunucuda sorun yaşandığında bile yayında kesinti olma riskini ortadan kaldırabilirsiniz. Özellikle global pazarda hizmet veren büyük şirketlerin kullandığı cdn network sistemi kullanıcı memnuniyetini de üst seviyelere çıkaracak kadar etkilidir.


Cdn sistemini daha basit bir şekilde açıklamak gerekirse bir web sitesi üzerinden gidebiliriz. Yerel bir web sitesi sahibi olduğunuzu düşünün. Ancak sitenin ziyaretçi profili sadece yerli değil yabancı kullanıcıları da kapsasın. Özellikle yabancı kullanıcıların sitenize kesintisiz bağlanması ve herhangi bir alım satım ya da yorumlarda ping diye bilinen gecikmeleri yaşamamsı için yerel sunucunuz yeterli gelmeyecektir. Bu durumun çözümü sorunun tanımının içinde yatar. Gecikme ve kesilme gibi problemlerin olmaması için kullanıcının en yakın sunucu üzerinden size ulaşması gerekir. Ancak sabit bir sunucu olduğunda bu çözüm bir işe yaramaz. Tam da bu aşamada devreye giren cdn farklı bölgelerde dağınık halde bulunan pop sunucuları sayesinde her kullanıcının en yakın sunucu üzerinden sitenize bağlanması mümkün olacak ve kesintisiz bir veri akışının da önü açılacaktır. Cdn ve diğer bilişim hizmetlerine http://www.doratelekom.com/tr-TR/CDN sitesinden ulaşabilirsiniz.

 
Yorum (0) Hitler: 1730

Congreconomics 2.İktisadi Bilimler Zirvesi Başlıyor.

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 27 Şubat 2016
Yazdır

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi tarafından ilki geçen yıl yapılan Congreconomics İktisadi Bilimler Zirvesi'nin ikincisi 12-13 Mayıs tarihinde Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde yapılacak.Öğrenci kongresi olan Congroeconomics hem öğrencilerin kendisini geliştirmesini sağlayacak hem de öğrencilerin ekonomiyle iligili özel ilgi alanlarının oluşturmasını sağlayacak.


İktisat Fakülteleri, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri, Siyaset Fakülteleri, İşletme Fakülteleri öğrencileri başta olmak üzere, Türkiye’de eğitim gören tüm değişim öğrencilerini (Erasmus+, Mevlana, …) ve ekonomi alanına ilgi duyan lisans ve yüksek lisans öğrencilerini; ekonomi bilimine katkıda bulunmak adına bir araya getiren Congreconomics İktisadi Bilimler Zirvesi,bildiri özeti kabul etmeye başladı.

Önemli Tarihler:

Özet son gönderim tarihi: 18 Mart 2016

Özet kabul bildirim tarihi: 1 Nisan 2016

Tam bildiri teslim tarihi: 29 Nisan 2016

Web:http://iktisat.kongre.marmara.edu.tr/
Facebook: https://www.facebook.com/congreconomics
Twitter:https://twitter.com/congreconomics
İnstagram: https://www.instagram.com/congreconomics/

 

 

 

 
Yorum (0) Hitler: 935

Pırlanta Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 09 Nisan 2015
Yazdır

Pırlanta satın alırken öncelikle mağaza olarak güvenilir bir marka adı altında satış yapmakta olan firmaları seçmelisiniz. Mağazasında yalnızca 20-30 parça pırlanta ürün bulunduran markalardan uzak durmalısınız. Bu tür mağazalar pırlanta üretimi yapmadan yalnızca alım ve satım işleri yapan mağazalardır. Mücevher mağazası olmak için yalnızca alım ve satım yapmak asla yeterli değildir. Pırlanta konusunda uzman kişiler olması gereklidir.

Ürünlerin sertifikaya sahip olup olmadığını da kontrol etmelisiniz. Kuyumcu ile mücevher mağazası ayrımı yaptıktan sonra arayacağınız 2. özellik bu olmalıdır. Aynı zamanda sertifikanın el basımı bir sertifika olmadığını da kontrol etmelisiniz. Birtakım mağazalar pırlanta sertifikalarını sahte olarak kendileri üreterek insanlara sunmaktadır.

Pırlanta Rengi ve Berraklık

Pırlantaların renklerini de iyice araştırmanız gerekiyor. Pırlanta rengi, bir pırlantanın kalitesini belirleyen en önemli unsurlar arasındadır. Pırlanta satın alırken rengini iyice görebilmek için ışıklandırma altında rengine bakmanız gereklidir. Taşın büyüklüğü 0.10 Ct’tan büyük ise bu rengi rahat bir şekilde gözünüz ile görebilirsiniz.

Fiyatı ve kaliteyi belirleyen unsurlardan birisi de pırlantanın berraklığıdır. Berraklık pırlanta içinde yer alan karbon parçalarıdır. Parçalar az olduğu takdirde pırlantanın değeri de artış gösterir. Yine çıplak gözünüz ile pırlanta içerisinde yer alan bu karbon oranlarını görebilirsiniz.

Kaliteli ve uygun fiyatlı pırlantalara sahip olmak, sevdiklerinize hediye ederek gönüllerini kazanmak istiyorsanız bu konuda kaliteli hizmet vermekte olan Roberto Pırlanta markasının http://www.robertopirlanta.com/ adlı internet adresini ziyaret edebilirsiniz.

 
Yorum (0) Hitler: 1821

Çamaşır Sepetinin Avantajları Nelerdir?

Kategori: Ön Sayfa
Yayınlanma: 09 Nisan 2015
Yazdır

 

Çamaşır Sepetinin Avantajları Nelerdir?

Günümüz modern çağında oldukça yoğun şekilde kullanılmakta olan modern teknoloji sayesinde artık yaşamın her alanında kaliteli ve profesyonel çözümler sunan ve aynı zamanda da yaşamı kolaylaştırmakta olan çözümler geliştirilebiliyor. Günümüz modern teknolojisi ile birlikte artık yaşamın her alanındaki gereksinimlere yönelik olarak kaliteli ve pratik çözümler sunacak türde yenilikler gün yüzünü gösteriyor.

Çamaşır Sepeti Neden Kullanılır?

 

Son yıllarda büyük bir hız ile gelişmekte olan teknoloji ile yaşamın her alanında olduğu gibi aynı zamanda da günlük yaşam içerisindeki gereksinimlere yönelik olarak da kaliteli çözümler sunuluyor. Günümüzde bu gibi ürün gruplarının içerisinde de özellikle hem şık hem de kaliteli kullanışlılığa sahip olan çamaşır sepeti modelleri sunuluyor.

Çamaşır Sepetinde Özel Tasarımlar

 

Özgün tasarımlara sahip olan çamaşır sepetleri bayanların yaşamlarını kolaylaştıracak yeni nesil çözümler sunuyor olması nedeni ile yaygın bir şekilde bayanlar tarafından kullanılıyor. Çamaşırların tek bir noktada en hijyenik şekilde biriktirilebilmesine yardımcı olması nedeni ile sıklıkla kullanılmakta olan bir ürün grubu olarak çamaşır sepeti modelleri öne çıkıyor.

 

Farklı tasarımları kadar farklı boy ve ölçüleri ile de bayanların kullanım gereksinimlerine yönelik olarak en ideal olan seçimleri yapabilmelerinde zengin model alternatifleri sunuyor. Bu alanda lider markaların başında gelen English Home kalitesinde artık çok daha pratik bir şekilde çamaşır yıkama faslının gerçekleştirilebilmesi sağlanıyor. En ideal ve en ekonomik fiyatlardaki birbirinden kaliteli çamaşır sepetlerine ise http://www.englishhome.com.tr/sepetler/ adresinden erişim sağlanabiliyor.

 
Yorum (0) Hitler: 1613

Sayfa 1 / 3

<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>