Asgari Ücret 1400 Lira Olursa...

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır

"Asgari ücret 1400 lira olursa..."

Bakan Faruk Çelik, asgari ücretin bin 400 TL olmasından hükümetin memnuniyet duyacağını ifade etti. Ancak başka sorunlar var...

"ASGARİ ÜCRETİ HÜKÜMET BELİRLEMİYOR"

Asgari ücretin hükümet tarafından belirlenmediğinin altını çizen Bakan Çelik,“Asgari ücreti belirleyen bir komisyon, işçi ve işveren kesim var. Asgari ücretin bin 400 lira olması hükümetimizi memnun eder, vergilerimiz artar ama işletmeler rekabet edemez düzeye gelirse kapılarına kilit vurur, işçiler kapı önüne konulur.” dedi.

Hafta sonunu baba ocağı Bursa’da geçiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bir gazetecinin, 'İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği' tarafından yapılan ankette asgari ücretin bin 400 lira olması gerektiği belirlenmiş. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?’ yönündeki soruyu cevaplandıran Bakan Çelik, asgari ücretin hükümet tarafından değil, işçi ve işveren temsilcilerinin bulunduğu bir komisyon tarafından belirlendiğini söyledi. 1 aylık bir çalışma ile tüm kamu kurumları ile gereken toplantıları gerçekleştiren komisyonun asgari ücreti açıkladığını anlatan Çelik, şunları kaydetti:

“Tüm kamu kurumları hükümete bağlı olmasına rağmen, geneli itibarı ile ilgililerin oluşturduğu Türkiye ve ekonomi gerçekleri çerçevesinde oluşturdukları bir taban fiyattır. Asgari ücretle ilgili defalarca açıklama yaptık. Asgari ücret tavan fiyatı değildir. Bunun altında ücret teklif edilemez anlamındadır. Bir sosyal koruma ücretidir. Asgari ücreti, tavan ücreti olarak ele alırsanız bu doğru değil. 774 liranın altında bir ücret işçiye teklif edemezsiniz. 773 lira olmaz. 774 lira ilk yarı için 2013 ikinci yarısı için ise 804 lira. Önemli bir korunma bandıdır diye düşünüyoruz. Hatta bazı dönemlerde, asgari ücretin daha farklı bir şekilde değerlendirilmesi talepleri gelmiştir. Biz hükümet olarak buna sıcak bakmıyoruz. Bölgesel asgari ücretler olabilir mi diye teklifler gelmişti. Biz hükümet olarak buna sıcak bakmadık. Çünkü emeğin sömürüsü ihtimali çok daha yüksektir. Asgari ücreti bu şekilde değerlendirmek son derece önemli.”

"ASGARİ ÜCRET BİN 400 LİRA OLURSA VERGİLERİMİZ ARTAR AMA.."

Asgari ücretin bin 400 lira olması bin veya 2 bin olmasının hükümet açısından bir kayıp olmadığının altını çizen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “Asgari ücretin bin 400 lira olması salt anlamında hükümet olarak bakarsanız vergi gelirlerini artıracağı için hükümetler bundan memnun olur. Ama hükümet bir başka şeyi düşünmek zorundadır. Ülkedeki üretilen maddenin dünya piyasalarında yer bulmasında rekabet gücünü azaltıcı bir duruma da neden olmamak gerekiyor. Siz eğer, maliyetleri dünya piyasalarında rekabet edebilirliğini sağlayacak şekilde düzenleyemezseniz, o zaman dünya piyasalarında yüksek maliyetlerden dolayı yer bulamayan ürünleriniz geri gelmek durumunda kalır. İşletmelere kilit vurmak işçiyi de işinden etmek durumunda kalırsınız. Bunun olmaması için çok dengeli götürmek gerekiyor. Onun için yalnız vergi gelirlerinizi artıralım diye asgari ücrete bakamazsınız, aynı zamanda sanayinin, üretimin rekabet gücünü de koruyacak şekilde konuyu ele almanız gerekiyor.

Bütün bu hassasiyetlerden dolayı hiçbir zaman enflasyonun altında bir asgari ücret artışı sağlamadık, enflasyonun hep üzerinde yaptık. Şu anda asgari ücret artışı yüzde 320’lerde, 184 lira olan net asgari ücret şu anda 774 lira. Enflasyonun çok çok üzerinde artış sağlanmıştır. Yeterli midir, değil midir yeterliliğini tartışmıyoruz, taban fiyatı olarak Türkiye, çok yönlü bunu değerlendiriyor ve doğru bir değerlendirme diye düşünüyorum.” diye konuştu.

CHA

 
Yorum (0) Hitler: 1109

Hurşit Tolon'a tutuklama!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin dava kapsamında, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 4 kişinin tutuklanmasına karar verdi.

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin dava kapsamında, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 4 kişinin tutuklanmasına karar verdi.

Davanın 56. duruşmasında ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcısının ve müdahil avukatların taleplerini de dikkati alarak, Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un ''silahlı terör örgütü yöneticisi'', Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin davanın tutuksuz sanıklarından muvazzaf asker Adem Gedik, Levent Ercan Gelegen ve Zirve Yayınevi çalışanı Hüseyin Yelki'nin ise ''örgüt üyeliği ve cinayete azmettirme'' suçundan tutuklanmasını kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nca hazırlanan rapor ve bu komisyona Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından gönderilen belgelerin istenilmesine, eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür ve eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun ''tanık'' sıfatıyla ifadelerine başvurulması için ilgili mahkemelere yazı yazılmasına karar verdi.

Heyet, ayrıca Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce Özel Harp Dairesi'nde yapılan aramalarda ele geçirilen ''Siyah Kuvvetler'' ve ''Beyaz Kuvvetler'' ile ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesi için yazı yazılmasını kararlaştırdı.

Diğer 13 sanığın tutukluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 4 Mart'a erteledi.

Bu arada, hakkında tutuklama kararı çıkarılan 4 sanıktan Adem Gedik, Levent Ercan Gelegen ve Hüseyin Yelki, adliyedeki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.

Malatya'da, 18 Nisan 2007'de, Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, boğazı kesilerek ve bıçaklanarak öldürülmüştü.

 
Yorum (0) Hitler: 974

Uçakta Kabus Dolu Anlar!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 13 Ocak 2013
Yazdır

Cep telefonlarını kapatmayıp uykuya dalan, uçak görevlilerinin uyarılarını dikkate almayan iki kişi, uçağın iniş yapmasının ardından kendilerine tepki gösteren yolcuları tartakladı. İki kişi havaalanında gözaltına alınırken, 1 kişi hafif yaralandı.

İstanbul'daki Atatürk Havalimanı'ndan İzmir'e gelmek üzere dün saat 22.20 sıralarında havalanan özel bir havayoluna ait yolcu uçağında bulunan ve alkollü olduğu belirtilen Azerbaycan vatandaşı L.Y. (31) ile arkadaşı H.T., cep telefonlarını kapatmadan uykuya daldı. Uçak havalandığı sırada cep telefonları çalmaya başladı. Uzun süre çalmasına rağmen, iki kişi telefonlarına cevap vermedi. Bu sırada uçağın kabin görevlileri L.Y. ve H.T.'yi uyandırıp cep telefonlarını kapatmalarını istedi. Ancak iki arkadaş, uyarıları dikkate almadı. Yolculuk sırasında, bu iki kişinin cep telefonları aralıklarla çalmaya devam etti. Diğer yolcuların tepkilerine rağmen iki yolcu ısrarla telefonlarını kapatmadı.

SERVİS ARACINDA KAVGA

İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na inilmesinin ardından uçaktaki diğer yolcularla tartışan iki kişi, bindikleri servis aracında bu kez kendilerine tepki gösterenlere haraket edip tartaklamaya başladı. Servis aracındaki kavga nedeniyle kadın ve çocuklar büyük panik yaşadı. Aracı kullanan görevli kapıyı açınca, öfkeli iki kişinin saldırısından kurtulmak isteyen yolcular aprona kaçıştı. bazı yolcular baygınlık geçirdi, yolculardan Teyfik Çağlan hafif yaralandı.

Yolcular yaşananlara tepki gösterirken, kavgayı polis ve özel güvenlik görevlileri güçlükle ayırdı. Diğer yolculara kabus yaşattıkları öne sürülen L.Y. ve H.T. polis tarafından gözaltına alındı. Yolcular, güvenlik görevlilerinin olaya geç müdahale ettiğini öne sürdü. İki yolcu ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

 
Yorum (0) Hitler: 1121

Rıdvan Dilmen'den Süper Lig eleştirisi

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır


Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen, Süper Lig'i PTT 1. Lig'e benzetti.


NTV Spor'da %100 Futbol programında konuşan Rıdvan Dilmen, Beşiktaş-İBB maçı sonrası Süper Lig'i eleştiren açıklamalarda bulundu.

"SÜPER LİG, PTT BİRİNCİ LİG'E BENZEMEYE BAŞLADI"

Dilmen, "Galatasaray kalan 16 maçını kazanırsa 81 puan oluyor. Hepsini kazanırsa. Beşiktaş kazanırsa 79 puan yapıyor. Puanlar gerçekten çok düşük. Biz 80 puan üstünde çok şampiyonluklar gördük ama son zamanlarda bu olmuyor. Ligimiz gittikçe PTT 1. Lig'e benzemeye başladı" dedi.

 
Yorum (0) Hitler: 1043

Adınıza Açılmış Dava Var Mı? TIKLA ÖĞREN

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Teknolojinin gelişmesiyle artık resmi kurumlarda sıra bekleme gibi eziyetler bir bir sona eriyor..

Resmi kurumlarla ilgili işlemler artık internetin olduğu her yerde kolaylıkla yapılabiliyor.

Örneğin, sizin haberiniz olmadan birileri sizi mahkemeye vermiş olabilir. Bunu bir tıkla öğrenebilirsiniz..

Türkiye.gov.tr adresine e-devlet şifrenizle girin ve adınıza açılmış dava var mı hemen öğrenin..

https://www.turkiye.gov.tr/davalarim

 
Yorum (0) Hitler: 1024

Türk Pilotları Nasıl Esir Düştü?

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 10 Ocak 2013
Yazdır

Suriye'de esir düştüğü iddia edilen Türk pilotlarıyla ilgili iddialar sürüyor.

İran’dan yayın yapan Fars haber ajansı, esir takasında bırakılan Türkiyeli vatandaşların daha önce yine İran kaynaklı haber siteleri ve televizyonlar tarafından "esir alındıkları" iddia edilen dört Türk pilot olduğunu öne sürdü.

Fars Haber Ajansının bu iddiası daha önce Türkiye makamlarınca yalanlanmasına rağmen ajans, bu yalanını bugünkü esir takası üzerinden de gündemleştirmekten kaçınmadı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı iddiayı yine yalanladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, "Suriye'de hiçbir Türk pilotun esir olmadığını biz zaten açıklamıştık. Sayın Bakan (Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu), Genelkurmay'dan aldığımız bilgiler doğrultusunda, iddia edilen TSK personelinin Suriye'de olduğu iddialarını tek tek isimlerini vererek çürütmüştü" diye konuştu. 

Biri Denizci, Biri Kadın, İkisi Kardeş...
Dışişleri Sözcüsü Ünal, Suriye'nin takas ettiği Türkiye vatandaşlarının kimliklerinin ise İHH Başkanı Yıldırım tarafından açıklandığını belirtti.
İHH Başkanı Bülent Yıldırım, takas edilen dört kişinin ilkinin birkaç ay önce Tartus Limanı'nda tutuklanan Bayram Demir isimli bir denizci olduğunu, diğer ikisinin Suriye'de doğup büyümüş, ancak TC vatandaşlığı olan iki kardeş, sonuncusunun ise adı Emel olan, eşi Suriyeli bir Türk vatandaşı kadın olduğunu açıkladı.
Fars Haber Ajansı kısa bir süre önce "adının açıklanmasını istemeyen bir üst düzey Suriyeli bir yetkili"ye dayandırarak verdiği haberde, 48 İran vatandaşının iki hafta önce Suriye’de tutuklandığı iddia edilen dört Türk pilot karşılığı serbest bırakıldığını öne sürmüştü.

Bozacının Şahidi Şıracı

Suriye’de Baas rejimi yanlısı “El Vatan” gazetesi de dört Türk savaş uçağı pilotunun Halep şehri yakınlarındaki bir askeri havaalanına sızmaya çalışırken gözaltına alındığını iddia etmişti. TC Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, iddiaların "gerçek dışı" olduğu bildirildi.
***
48 İranlı, İHH’nın çabaları ve Türkiye ile Katar’ın arabuluculuğuyla bugünkü esir takasında serbest kaldı. Suriyeli direnişçilerin bıraktığı 48 İranlı karşılığında 4’ü Türkiye vatandaşı 2.130 tutuklu serbest bırakıldı.

 
Yorum (0) Hitler: 1219

Bulgaristan'da Türk lidere suikast girişimi

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır

Bulgaristan'da, üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) lideri Ahmet Doğan'a karşı silahlı saldırı girişiminde bulunuldu. Kürsüde konuşma yaptığı sırada Doğan'a silah doğrultan saldırganın tabancası tutukluk yaptı. Türk olduğu ortaya çıkan Oktay Hasanov Yenimehmedov isimli saldırgan, yakalandıktan sonra "Bırakın beni" diye bağırdı.



Yaklaşık 3 bin kişinin bulunduğu salonda, kürsünün yanında bulunan HÖH milletvekilleri Ahmet Doğan'ı yere yatırırken, saldırganı ateş etmeden etkisiz hale getirdiler.

SABIKALI ÇIKTI
Yaklaşık beş dakika süren olay sırasında saldırgan, salonda bulunan HÖH milletvekilleri ve delegeler tarafından etkisiz hale getirildi ve güvenliği sağlayan Milli Güvenlik Servisi yetkililerine teslim edildi.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre, saldırganın, Burgaz doğumlu Oktay Hasanov Yenimehmedov olduğu açıklandı. DHA, Sofya dördüncü bölge karakoluna götürülen 25 yaşındaki Yenimehmedov'un uyuşturucu ve hırsızlık suçlarından sabıkasının bulunduğunu bildirdi.

 

CHP'Lİ VEKİL: İNANILMAZ BİR SAHNEYDİ
Kurultayı takip eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyetinden Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, suikast anını hurriyet.com.tr'ye anlattı.

Köprülü, "Saldırgan koşarak geldi. Kürsüye geldiği anda silahını çekti. Genel Başkan Doğan'ın şakağına dayadı. İnanılmaz bir sahneydi. Salondaki herkes şoka girdi. Bizler de şoka girdik" dedi.

Köprülü, salondaki güvenlik zafiyetine de dikkat çekti. CHP'li vekil, "Bir güvenlik zafiyeti olduğu ortada. Salona girişte herhangi bir arama yapıldığına şahit olmadım" diye konuştu.

Olay sırasında salonda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise, "Tetiğin düştüğünü duydum ama silah ateş almadı" dedi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN KINAMA

DURUMU İYİ
Anadolu Ajansı'nın haberine göre, kongre salonunda yaşanan paniğin ardından verilen arada konuşan HÖH Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan, Doğan'ın sağlık kontrolünden geçirildiğini ve sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.

 

Mestan, bu tatsız olayın ardından Doğan'ın kendini iyi hissettiğini ancak bu ortamda konuşmasını sürdürmesinin mümkün olmayacağını bildirdi. Bulgarca, İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan konuşma metninin tüm delegelere dağıtılacağı belirtildi.

HÖH Milletvekili Remzi Osman ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırıyı sert bir dille kınayarak, saldırganın tanıdık biri olmadığını söyledi.

BAŞKANLIĞI BIRAKACAKTI
Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisinin 23 yıllık lideri Doğan'ın, kongrede yapacağı konuşmada, görevden çekilerek, HÖH genel başkanlığı için Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan'ın adaylığına destek verilmesi çağrısında bulunması bekleniyordu.

Saldırı yüzünden ara verilen kongre salonunda arama yapılırken, toplantının, gerekli güvenlik önlemleri alındığında devam edeceği bildirildi. Salon girişine silah tarayıcı cihazlar yerleştirildi.

Bulgaristan'ın en etkili siyasi figürlerinden biri olarak gösterilen Doğan'ın liderliğindeki HÖH, bir önceki koalisyon hükümetinin küçük ortaklarındandı.

DIŞİŞLERİ KINADI

Dışişleri Bakanlığı, Bulgaristan’da Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Partis’inin Sofya’da düzenlenen kurultayında parti lideri Ahmet Doğan’a karşı düzenlenen silahlı saldırı girişimi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Bulgaristan’da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisinin bugün Sofya’da düzenlenen Sekizinci Olağan Kurultayı’nda parti lideri Sayın Ahmet Doğan’a karşı düzenlenen silahlı saldırı girişimini şiddetle kınıyoruz. Saldırı girişiminin akim kalmış olması, saldırganın yakalanması ve Sayın Ahmet Doğan’ın sağlık durumunun iyi olması teselli veren gelişmelerdir. Türkiye, komşu, dost ve müttefik Bulgaristan’la ilişkilerine büyük önem atfetmekte ve bu ilişkileri iki ülke halklarının refah ve esenliğine katkıda bulunacak şekilde somut işbirliği projeleriyle desteklemeyi arzu etmektedir" denildi.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1090

Bu Matematik Sorusunu Çözene 1 Milyon TL Ödül Var

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Samsunlu matematikçi Aydın Cerit, kamuoyuyla paylaştığı matematik sorusunu çözene 1 milyon lira vereceğini açıkladı.

Asal sayılar ve denklemler üzerine hazırladığı sorularını çözene büyük ödüller vaad eden Samsunlu matematikçi Aydın Cerit, 650 bin TL değerinde son model Mercedes otomobil ödüllü sorusunu kamuoyu ile paylaştı. Cerit, ödülünü 1 milyon TL'ye çıkardı. İnternette paylaştığı sorusunun çözümü için 1 ay süre tanıyan 56 yaşındaki matematikçi, "Bill Gates'in de ciddi anlamda rakibiyim. Mevcut bilgisayar ve hesap makinesi teknolojilerini çöp sepetine atabilecek çalışmalarım var. İmkan verilirse bunların daha gelişmişini yapabilirim." dedi.

1 MİLYON LİRA VERECEK

Bilgisayar teknolojisinin altyapısı olan asal sayılar üzerine 16 yıldır çalışma yürüten, 2 çocukbabası matematik öğretmeni Aydın Cerit, haber1919.com internet sitesinde yayınladığı 1 milyon TL ödüllü sorusunun çözülmesini bekliyor. Sorusunu çözen kişinin çıkmayacağını düşünen Cerit, daha önce de 1 ay ücretsiz yemek, emekli maaşı, 10 bin TL, dükkan, daire, yat ve 2012model sıfır km Mercedes otomobil ödüllü sorular sormuştu. Sorularını çözenin çıkmadığını söyleyen Cerit, sorusunu doğru yanıtlayana 1 milyon TL vereceğini belirtiyor.

"ÇÖZEN ÇIKACAĞINI SANMIYORUM"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü mezunu Aydın Cerit, 1 milyon TL ödüllü sorusunun büyük yankı uyandırdığını belirterek, sürenin 15 şubatta sona ereceğini bildirdi. Sorunun çözümünde katrilyon çarpı katrilyon büyüklüğünde bir sayı ortaya çıkacağını belirten Cerit, "Çözen çıkmayacağını düşünüyorum. Çünkü buna benzer sorular da yapmış ve çözebilen çıkmamıştı. Çözmeye çalışanlar var. Takipçisi de giderek artıyor. Çözen çıkarsa taahhüdümü yerine getireceğim. Bu ödül şimdiye kadar verilmiş en büyük ödül. Sorum, matematik açısından sağlam ve pürüzü yok. Kendine göre bir hesaplama yöntemi yapabilenler soruyu çözebilirler." dedi.

BİLL GATES'E MEYDAN OKUDU

Microsoft'un patronu Bill Gates'e meydan okuyan matematikçi Cerit, "Bill Gates ve ekibine de İstanbul'daki temsilcisi vasıtasıyla bir soru gönderdim. Soru yerine ulaşmış. Ben 6 saatte çözdüm ama onlara 6 ay süre verdim. Bin rakamlı sayıyı asal çarpanlarına ayırabilecek misiniz dedim. Aradan 1 ay geçti. Cevap geleceğini de sanmıyorum. Bill Gates'in de bu anlamda ciddi rakibiyim. Çalışmalarımı, sayılarımı teknolojiye aktarabilirsem bilgisayarlar etkisiz kalacak.Bilgisayar teknolojilerini geliştirip, mevcutlarını çöp sepetine atabilirim." ifadelerini kullandı.

Sayıların gücünü hesap makinesi ve bilgisayara bağlı tüm sistemlere taşımayı hedefleyen Cerit, bununla ilgili ekip kuracağını da sözlerine ekledi.

Cerit'in 1 milyon TL ödüllü matematik sorusu ise şöyle;

(7+30 üssü n) dizisi veriliyor. Buna göre,

a) İlk 169 asal tam sayıdan kaç tanesi bu dizinin terimlerini tam böler?

b) Bu asallar hangileridir?

c) Bölen bu asalların dizinin diğer hangi terimlerini tam böldüğünü gösteren kuralları çıkarınız.

d) Dizinin ilk 11 terimini asal çarpanlarına ayırınız

e) 1789379615459'a tam bölünen dizinin terimi var mı, varsa bu sayıya tam bölünen dizinin baştan 2. teriminde 'n' kaçtır?

 
Yorum (0) Hitler: 1071

İşgalci ABD Askerleri Adana'da Cami Bastı!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

ABD askerlerinin yılbaşı gecesi İncirlik Üssü içerisinde yer alan ve Türk askerlerin ibadet ettiği camiyi basıp, minberi kırdığı ve Kuran yaktığı iddia edildi.

Adana’daki Amerika'ya ait İncirlik Üssü’nde yılbaşı gecesi ABD ’li askerlerin 10’uncu Tanker Üs Komutanlığı’ndaki camiye girip, ahşap minberi parçaladıkları, camları kırdıkları ve Kuran’ı Kerim’leri parçaladıkları iddiaları üzerine, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Adana Şube Başkanı Recep Çalışkan tepki gösterdi.

10 sivil toplum örgütü adına ortak yazılı açıklama yapan Recep Çalışkan olayı kınayıp, "Hiç kimse ibadethanelerimize saldıramaz, kutsal kitabımıza saygısızlık yapamaz" dedi. 

Adana’da günlük yayın yapan yerel Çukurova Merhaba Gazetesi’nde bugün yer alan haberde İncirlik Üssü’nde 10’uncu Tanker Üs Komutanlığı’nda görevli askerlerin ibadet ettiği camiye, geçen yılbaşı gecesi alkol alan 39’uncu Wing Komutanlığı’nda görevli ABD’li askerlerin girdiği, burada ahşap minberi yıkıp, camları kırdıkları, Kuran’ı Kerim’leri yırtıp, parçaladıkları öne sürüldü. Haberde olayla ilgili iki Türk subayın inceleme yaptığı ancak konunun örtbas edilmeye çalışıldığı, caminin de tadilat yapıldığı gerekçesiyle kapatıldığı öne sürüldü. 
STK’LARDAN KINAMA 

İddialarla ilgili Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Adana Şube Başkanı Recep Çalışkan, 10 sivil toplum örgütü adına yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi. 

Konuyla ilgili Türk ve ABD’li yetkililerin kamuoyunu aydınlatacak açıklama beklediklerini dile getiren Recep Çalışkan, şöyle dedi: 

"Haddini bilmez Amerikalı askerleri bu çirkin saldırıları dolayısıyla şiddetle kınıyoruz. Bu saldırının İslami değerlerimize yönelik olduğu açıktır. Kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim, camilerimizin minberleri, camı, çerçevesi birer bütündür. Hiç kimse ibadethanelerimize saldıramaz, kutsal kitabımıza saygısızlık yapamaz. 
Değerlerimize saldıran ABD askerler cezalandırılmalı, deşifre edilmeli ve yapılan bu büyük yanlışlık derhal düzeltilmelidir. Tepkimize kayıtsız kalındığı ve gereken yapılmadığı takdirde sorumluluğun sadece olaya karışan ABD askerleri ile sınırlı kalmayacağını, ABD Başkanı dahil tüm yetkilileri bağlayacağını bildiririz. Son olarak Türk ve ABD yetkililerin konuyu aydınlatmalarını, bu çirkin iddialarla ilgili derhal bir açıklama yapılmasını talep ediyoruz." 
MÜTFÜLÜK: OLAYI BASINDAN ÖĞRENDİK

Adana İl Müftüsü Arif Gökçe ise söz konusu iddialarla ilgili kendilerine herhangi bir bilgi yansımadığını, iddiaları gazete haberiyle öğrendiklerini söyledi. 

İncirlik Üssü’nde müftülüğe bağlı bir cami olmadığını aktaran Müftü Arif Gökçe, "Herhalde İncirlik Üssü’nde çalışan kardeşlerimiz, en azından namazlarını kılabilecekleri bir yer yapılmış ve orada ibadetlerini yapıyorlar. İddia edildiği gibi böyle bir şey varsa, biz bunu etik açıdan kınayabiliriz. Üsse girmek mümkün değil. Bizim sorumluluğumuzda olan bir yer olmadığı için soruşturma açmak gibi bir yetkimiz yok. İbadethanelere böyle bir saldırı varsa şayet, bunu kınıyoruz. İlgili kaymakama bu durumun araştırılması ve bize bilgi verilmesi yönünde bir yazı yazdım" diye konuştu.

İslami Gündem

 
Yorum (0) Hitler: 1952

Hakim, katibeyi rehin aldı

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 19 Ocak 2013
Yazdır

 

İstanbul Adalet Sarayı’nda bir hakimin, aşık olduğu kadın katibi silahıyla rehin aldığı öne sürüldü.


İSTANBUL - Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda ilginç bir olay yaşandı.

İddialara göre; 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hakimi 64 yaşındaki Ü.Y.E., eski katibi 30 yaşındaki Z.R. D.’nin çalıştığı odaya indi.

Katibe aşık olduğu öne sürülen hakim, “Seni de kendimi de vuracağım. Beni ne hale düşürdün" diye bağırdı.

Kadın katip, adliyenin iç haberleşme sistemi olan “haberci” adlı program aracılığıyla diğer odadaki arkadaşına durumu bildirdi.

Bunun üzerine nöbetçi savcı, beraberindeki polislerle birlikte söz konusu odaya gitti. Savcı, bir süre kapıyı açması için hakim ile konuştu. İkna olan hakim, odanın kapısını açtı.

Hakim hakkında yasa nedeniyle herhangi bir işlem yapılmazken, kadın katibin ifadesi alındı.

'TACİZ EDİYORDU'
Hakimden şikayetçi olan katibenin ifadesinde “Beni uzun zamandır taciz ediyordu. Tacizlere dayanamayınca durumu Adalet Komisyonuna bildirdim. Komisyon benim yerime değiştirdi. En sonunda adliyede bulunan Adalet Bakanlığı müfettişlerine şikayette bulundum. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı" dediği öğrenildi.

Hakim hakkında daha önce soruşturma başlatan Adalet Bakanlığı müfettişlerinin, konuyu Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) intikal ettirdiği öğrenildi.

Olayın ardından kayıplara karışan Ü.Y.E’nin eşinin de aynı adliyede hakim olduğu öğrenildi.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1042

10 Yılda 80 Yılda Satılan Toprağın 100 Katını Sattılar!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, AKP’nin 10 yılda yabancılara, 80 yılda satılanın 100 katı kadar gayrimenkul sattığını söyledi.

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, AKP’nin 10 yılda yabancılara, 80 yılda satılanın 100 katı kadar gayrimenkul sattığını söyledi. Satılan taşınmaz mülkler arasında toprak oranının giderek artmasına dikkat çeken Sapan, “2012 yılı Ağustos ayında yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası sonrasında toprak satışının hızlanması endişe verici hale gelmiştir” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, 1923 – 2002 dönemi ile 2002 – 2012 arasındaki satışlarla birlikte Yeni Mütekabiliyet Yasası’nın yürürlüğe girdiği Ağustos 2012’den o yılın sonuna kadarki 5 aylık dönemdeki satışlar hakkında bilgi istediğini belirten Sapan, “Açıklanan rakamlar gerçekten düşündürücü. 80 yıllık sürede görev yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin 57 hükümeti, 360 bin 520 metre kare gayrimenkul satmış. AKP iktidarında geçen, 2002 ile Ağustos 2012 tarihleri arasındaki 10 yıllık sürede, 34 milyon 452 bin 628 bin metre kare gayrimenkul satılmış. AKP iktidarı döneminde, önceki 57 hükümetin sattıklarından neredeyse 100 kat fazla gayrimenkul yabancıların mülkiyetine geçmiş” diye konuştu.

AKP döneminde, daha önceki hükümetlerin aksine toprak satışının ağırlık kazandığını ifade eden Sapan, “2002 – 2012 arasında satılan 34 milyon 452 bin 628 metre karelik mülkün, 25 milyon 278 bin 128 metre karesini toprak oluşturuyor. Konut satışı ise 9 milyon 538 bin 640 metre kare ile neredeyse toprağın üçte biri seviyesine düşmüş. Artık anlaşılıyor ki yabancılar ülkemizden konut değil toprak alıyorlar” dedi.

O YASA TOPRAK SATIŞINI HIZLANDIRDI

Ağustos 2012’de yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası ile yabancılara gayrimenkul satışının daha da hızlandığına dikkat çeken CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, “ Ağustos – Aralık 2012 dönemindeki sadece 5 aylık dönemde satılan gayrimenkul miktarı, 3 milyon 131 bin 404 metre kare. 5 aylık sürede satılan toprak ve konut, tesis miktarı, 80 yıllık cumhuriyet döneminden neredeyse 10 kat fazla. Bizim vatandaşlarımıza mülk, özellikle de toprak satmayan, ya da zorluk çıkaran birçok ülke için Türkiye cennet haline gelmiş. Bu anlamda Türk vatandaşı için anlamı olmayan, yabancılara yarayan Mütekabiliyet Yasası söz konusu. AKP, diğer ülkelerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına eşitlik tanıyıp tanımadığına bakmadan harıl harıl onlara toprak satıyor” şeklinde konuştu.

YABANCILAR İÇİN ANTALYA GÖZDE KENT

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’den mülk edinen her 6 yabancıdan birinin Antalya’yı tercih ettiğini ifade eden Sapan, “Bu ilimizde şimdiye kadar yabancılara toplam 5 milyon 258 bin 610 metre kare mülk satılmış. Bunun 3 milyon 510 bin 913 metre karesini konut türü mülkiyet oluşturuyor. Satılan toprak miktarı ise 1 milyon 747 bin 697 metre kare. Antalya’da konut satışının fazla olması bir açıdan sevindirici. Ne yazık ki diğer bölgelerde toprak satışının hızla artması endişe verici” dedi.

Öte yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre, 2012 yılı itibari ile Türkiye genelinde en fazla gayrimenkul alan yabancıların başında, 27 bin 209 mülk ile İngilizler geliyor. İngilizleri, 19 bin 416 mülkiyetle Almanlar izliyor. Üçüncü sırada ise 6 bin 796 gayrimenkul alan Rusya Federasyonu vatandaşları var.

Antalya’da da mülk edinen yabancılar arasında ilk sırada, 5 bin 530 mülk ile Ruslar bulunuyor. 5 bin 473 adet gayrimenkul alan Almanlar ikinci sırada yer alıyor. İngilizler, 4 bin 333 mülk edinerek Antalya’yı tercihte üçüncü sıradalar. Norveçliler, 4 bin 215 gayrimenkul ile dördüncü, Danimarka, 4 bin 16 mülk ile beşinci durumda bulunuyorlar.

 
Yorum (0) Hitler: 1582

Doğalgaza Gizliden Gizliye 2 Tane Zam Geldi!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

HABER-ARŞİV

Taner Yıldız'ın  doğalgaza zam yok açıklamasına rağmen faturalar cep yakıyor.

Türkiye kış ayları gelmeden elektrik ve doğalgaza zam gelecek mi diye tartışmalar yaşanırken güzel haber Bakan Yıldız'dan gelmişti.

Bakan, kış aylarında elektrik ve doğalgaza zam gelmeyeceğini açıkladı ancak faturalara yansıtılan rakamlar adeta tam tersini yansıtıyor.

İşte o şikayetler:

Türkiye'deki herkes gibi benim de durumum aynı aslında. Geçen yıl 16 Kasım-16 Aralık'taki doğalgaz faturam 109 lira iken bu yıl aynı dönemde ödediğim fatura 269 lira. Yani neredeyse 150 lira fark var. Tüketim miktarım bu yıl artmış ama artmasa da yüksek olacağı açık. Çünkü geçen yıl küsuratları bir kenara bırakırsak doğalgaz için ödediğim birim fiyat 6,68 kuruş iken, bu yıl rakam 8,59. Yani birebir aynı doğalgazı tüketsem bile faturam 109 değil, 139 lira olacaktı.

İKİ KEZ ZAM GELDİ

Peki biz zam olmadı sanırken, faturalar neden bu hale geldi. Yanıtı basit, 2012 yılı içinde doğalgaza aslında iki kez zam geldi. İlki 1 Nisan 2012 tarihinde yüze 18.72 idi. Kış bitmişti ve kombiler kapanmıştı. O nedenle bu yüklü zammı kimse anlamadı. İkinci büyük zam 1 Ekim günü oldu.

Yüzde 9.8'lik bu zammı yine kış henüz başlamadığı için pek hissetmedik. Sanayici enerji maliyetlerim artıyor derken, konutlarda yüzde 28-30'u bulan bu zam fark edilmiyordu. Ta ki, havalar soğuyup kar bastırıncaya kadar. İşte yıl içinde gelen iki zammın etkisi kasım ayından itibaren hissedilmeye başlandı. Bir de bu sene aralıkta havalar geçen yıla göre daha soğuk gidip, kombinin ayarı biraz yukarı çıkınca o can yakan faturalar ortaya çıktı. Yani 2012'nin yüksek zamları kendini aralık faturalarında gösterdi. Dışarıdaki karı görünce ocak faturası daha da korkutur oldu!

 
Yorum (0) Hitler: 1331

Bakan Kentsel Dönüşümün Finansmanını Açıkladı!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

AA Editör Masası'na konuk olan Bakan Bayraktar, kentsel dönüşümün finansını sağlamak için geliştirdikleri çözümleri anlattı, konutlardaki KDV düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 2B gelirinin yüzde 90'a kadar kısmının kentsel dönüşüme ayrılmasının planlandığını belirterek, ''Ancak daha sonra bize oradan ayırdıkları para 660 milyona düştü, biz 7-8 milyar bekliyorduk. Ama bu acil bir iş. O yüzden kendimiz birtakım argümanlar geliştirdik'' dedi. 


Soru: Dönüşüm için 2B'den gelen gelirlerle ilgili yeni bir durum var mı? 2B dışındaki gelirler için yeni formüller üzerinde çalıştığınızı açıklamıştınız. Netleşen çalışmalarınız neler?

Cevap: 2B tasarısı gündeme geldiği zaman orada yüzde 90'a kadar kısmının kentsel dönüşüme ayrılması noktasında bir irade oluştu. Yasa da böyle yürürlüğe girdi. Fakat daha sonra bize oradan ayırdıkları para 660 milyona düştü, biz 7-8 milyar para bekliyorduk. Düştü ama bu iş acil bir iş, mutlaka parasını bulacağız, üreteceğiz, başka çaremiz yok. O yüzden kendimiz birtakım argümanlar geliştirdik.

Vatandaş tarafından rezerv alan teklifi getirilen yerlere imar verdiğimiz zaman yüzde 25'ini arazi olarak Hazine adına tescil ettireceğiz. Onu Hazine adına tescil ettikten sonra satıp, onun kaynağını Hazine'den talep edeceğiz. Veya orada yapacağı inşaatın maliyetinin belli bir bölümünün bedelini kentsel dönüşüm hesabına, özel hesaba yatırmak için, onu netleştirmeye çalışıyoruz, öyle bir konum getiriyoruz.

Bir de kentsel dönüşüm alanlarında üreteceklerimizden hasılat paylaşımı vermek suretiyle kaynak temin etmeye çalışıyoruz.  Yine İller Bankası'nı devreye soktuk. Kamu mallarının değerlendirilmesi noktasında da Bakanlar Kurulu'nda bir çalışma yapıldı. Ancak Bakanlar Kurulu'nda çalışma yapılmadan evvel, İller Bankası'nın elinde 3-4 kıymetli yer var. Onları yapıp yüzde 50'sini belediyelere vereceğiz. Yani bu bütçenin rakamını ne kadar bulursak, o kadar iş yapacağız. Yani bulduğumuz paraya göre cephe açacağız. Tabiri caizse ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız. Şu anda kendi döner sermayemizden bize para geliyor. Benden önce Bayındırlık Bakanlarının döner sermayesinde, Bakanlık imkanlarıyla oluşturduğu bütçe 5 milyondu. İmardan, şundan, bundan 5 milyon para toplayabiliyordu. Biz onu 250 milyona çıkardık. Bunun yüzde 80'ini de bu hesaba aktarıyoruz. Belki onu da bu sene 500 milyona çıkarmak gibi bir projemiz var. Oradan bir 400 milyon gelecek.


''Çağrı merkezine 75 eleman aldık, eğitimleri sürüyor''

Soru: Kentsel dönüşümü anlatmak için iletişim programınız var mı?

Cevap: Alo 181 çağrı hattı kurduk. İlk etapta 75 elaman aldık. Bunu artıracağız biraz daha. Bu projenin özelliklerini önce kendi elemanlarımıza anlatmamız lazım. Bu zor bir iş. Hukuki, sosyolojik, işletme, iktisat boyutu var.  Gecekondusu var bir vatandaşın, kanun çıktı, 'Gecekondumu verirken nasıl 2, 3 ev sahibi olabilirim' ona bakıyor. Öbür taraflarını hiç düşünmüyor. Bunları zaman içinde bilinçlendirmek, anlatmak lazım. Hat devreye girdi, onlara şimdi eğitim veriyoruz. Eğitimden sonra tanıtımını yapacağız.


''İstanbul, Bursa ve İzmir'den kira yardımı talepleri geliyor''

Soru: Kentsel dönüşüm için kira yardımı ve faiz desteğinden sonra yeni bir müjdeniz olacak mı?

Cevap: Bizim en önemli desteğimiz kira yardımı ve vatandaşın aldığı konut kredisinin faizinin desteğidir. Kira az değil, 600 liradan 18 ayda 10 bin 800 lira. Ucuz bir daire zaten 120-140 lira. Evini kat karşılığı veriyorsa 'Benim evim risklidir, gelin yıkın' ya da 'Ben kendi evimi yıkıyorum' diyorsa biz 18 aylık kirası için destek veriyoruz.

Şu anda İstanbul'dan bu doğrultuda 70-80 müracaat var, 'Bize kira verin' diye. Kartal'dan, Sarıyer'den, Maltepe'den vatandaş geliyor, bazen belediye eliyle bazen direkt geliyor. İstanbul'daki Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğümüze müracaat ediyor. Yine Esenler Belediyesi'nin konuttan aldığı kredilerin desteği var. Hatta bunu kurum da yapsa... Örneğin bir kooperatif bir yerde riskli binaların dönüşümünü yapıyor veya riskli alanda bir dönüşüm yapıyor. Diyor ki 'Bin kişilik kooperatifim var. Bin kişinin her birine 100'er bin lira kredi aldım. Bu 100 bin liralık kredinin faizinin yüzde 4'ünü verir misin' Kooperatife de veriyoruz. Şirket olursa şirkete de veriyoruz ama vatandaş bazında veriyoruz. Belediye olursa belediyeye veriyoruz, belediye bunu kullandırıyor. Bu giderek artacak.

Bursa'dan çok ciddi talepler geliyor. İzmir'den talepler geliyor. Milletimiz duydukça bunlar dalga dalga artacak. Ama İstanbul çok önemli, 4 milyon civarında konut stoğu var. Bunların büyük bölümünün yenilenmesi lazım. İstanbul ekonominin merkezi ve nüfus olarak büyük bir merkez. İstanbul'u önemsiyoruz. İstanbul'daki belediye başkanlarından gayret, vatandaşlarımızdan destek, anlayış, birliktelik bekliyoruz.

''Arsa fiyatlarındaki tespitlerin çok daha ciddi yapılması lazım''

Soru: Konutta yeni KDV düzenlemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yüzde 18'lik KDV uygulanırken ''lüks sınıf'' inşaat neye göre ayarlanacak?

Cevap: KDV'de lüks konut kavramı diye bir şey yok. Öyle bir uygulamamız yok. Ne var? KDV'de şu andaki uygulama 150 metrekareye kadar konutlarda KDV yüzde 1'dir, 150 metrekare dahil daha yukarı konutlarda KDV yüzde 18'dir. Yeni uygulamayla binanın yapılacağı arsanın birim metrekare fiyatı 500 ile bin lira arasındaysa bunlarda KDV yüzde 8 uygulanacak, bin liradan yukarıysa KDV yüzde 18 uygulanacak, metrekaresi ne olursa olsun. Durum budur. Burada afet riski altındaki alanların, afet riski taşıyan binaların dönüştürülmesiyle veya afet riski altındaki rezerv alanlarında yapılacak konutlarda KDV uygulaması yok. TOKİ'nin yaptığı konutlarda KDV uygulaması var. Hasılat paylaşımlarında da var. Ancak 31 Aralık 2012'ye kadar ihalesi yapılan, gerek hasılat paylaşımı gerekse diğer yerlerde olsun KDV uygulaması yok. Yine aynı şekilde bu tarihe kadar ruhsat alan konut inşaatlarında yine KDV uygulaması eskisi gibi olacak, değişmeyecek. Bu tarzda, çok fazla bir yük getireceğini söyleyemiyorum.

Ancak belki arsa fiyatlarındaki tespitlerin bundan sonra çok daha ciddi yapılması lazım. Bu 500 lira, bin lira fiyatlandırmasının çok daha ciddi yapılması lazım. Bir de diyelim ki yan yana iki arsadan birisinin emsali 0,40'tır, öbürünün 2'dir. Yan yana olmasına rağmen emsalinden dolayı birinin metrekare fiyatı bin liradır, öbürünün fiyatı 300 liradır. Halbuki birim fiyatı 300 lira olan yerde yapılacak konut daha lüks olacak, daha pahalı olacak, arsa orada düşük değerde olduğu için KDV uygulanmayacak. Bu tip hususları da dikkate almak, arsa fiyatlarına dikkat etmek lazım.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1109

Saadet'ten Ülke Çapında Yürüyüşler!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 15 Ocak 2013
Yazdır

Saadet Partisi Genel Başkanı Porf. Dr. Mustafa Kamalak patriotların gelmemesi için ülke çapında yürüyüşler düzenleyeceklerini açıkladı...

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Patriot füzelerinin kullanımı için Türkiye'ye 10 bin civarında askerin geleceğini belirterek, "Bu askerlerin masraflarını Türkiye karşılayacaktır. Patriot füzelerinin maliyetini Türkiye ödeyecektir. Bu füzeler ateşlenecek olursa her halükarda hedefte Müslümanlar olacaktır" dedi.

SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında Türkiye'ye konuşlandırılacak olan Patriot füzelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kamalak, Türkiye'nin 28 yerinde NATO üssünün olduğunu hatırlatarak, Malatya'ya füze kalkanının yerleştirilmesiyle bu sayınının 29'a çıktığını dile getirdi. Kamalak, Kahramanmaraş, Adana ve Gaziantep'e Patriot füzelerinin yerleştirilmek üzere olduğunu hatırlattı. Şu an Suriye sınırlarına savaş araçlarının dizilmek üzere olduğunu belirten Kamalak, "Kiminle savaşıyoruz, kiminle savaşacağız? Biz diyoruz ki, Haçlı Savaşları modern bir biçimde devam etmektedir. Milletimizin uyanık olması lazım" dedi.

Büyük Orta Doğu Projesi'yle 22 ülkenin haritasının değiştirileceğini söyleyen Kamalak, haritası değiştirilecek olan 22 ülkeden birisinin de Türkiye olduğunu belirtti. Patriot füzelerinin kullanımı için Türkiye'ye 10 bin civarında askerin geleceğini söyleyen Kamalak, "Bu askerlerin masraflarını Türkiye karşılayacaktır. Patriot füzelerinin maliyetini Türkiye ödeyecektir. Bu füzeler ateşlenecek olursa her halükarda hedefte Müslümanlar olacaktır" diye konuştu.

Kamalak, 20 Ocak'ta 'Patriotlar gelmesin, biz geliyoruz' sloganıyla Hatay'da miting düzenleyeceklerini bildirdi.

İslami Gündem

 
Yorum (0) Hitler: 1021

Ege Yine Sallandı!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

 

Merkez üssü Ege Denizi Bozcaada açıkları olan yeni bir deprem meydana geldi.

 Ege Denizi'nde Bozcaada'nın 50 kilometre açığında dün meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.2 büyüklüğündeki depremin artçı şokları devam ederken ayrı bölge saat 17.41'de 5 büyüklüğünde artçı şok korkuttu.

 Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nün merkez üssünü Ege Denizi olarak saptadığı deprem yerin 6.4 kilometre derinliğinde meydana geldi. Bugün akşama kadar büyüklükleri 2.3 ile 3.8 arasında değişen 108 artçı şokun ardından gelen 5 büyüklüğündeki deprem, Bozcaada başta olmak üzere Çanakkale,ve Balıkesir'in sahil kesimi ile Edirne'nin Saros Körfezi'ndeki yerleşim merkezlerinde hissedildi.

 
Yorum (0) Hitler: 1297

Sayfa 14 / 29

<< Başlangıç < Önceki 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Son >>