Mustafa Kemal'in Vasiyeti Açıklanıyor!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 21 Ocak 2013
Yazdır

Türkiye'de en çok tartışılagelen konulardan biri olan Atatürkün Gizli Vasiyeti meselesi, AK Parti aracılığı ile Meclis'e taşındı.

AK Parti milletvekili Erol Kaya, “Atatürk’ün gizli vasiyeti”nin aydınlatılması için meclise soru önergesi vermesiyle tartışmalar başladı. Ulu Önder’in kişiye özel vasiyeti üzerindeki gizliliğin kasım ayında kalkacağını vurgulayan tarihçi Aytunç Altındal ise ‘’Vasiyet açıklanırsa Atatürk’ün hilafet meselesinde bir vasiyeti olup olmadığı bilinecek” diye konuştu. 

Son yıllarda araştırmacıların en çok ilgisini çeken konulardan olan ‘Atatürk’ün Gizli Vasiyeti’ meselesi, Ak Parti İstanbul Milletvekili Erol Kaya tarafından meclise taşındı. Kaya, TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi vererek “Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili olarak, devlet kurumlarının arşivlerinde erişime açık olmayan bilgi ve belgeler bulunmakta mıdır? Şayet var ise bunların erişime açılması düşünülmekte midir?” diye sordu. 

ARŞİVDE VASİYET BULUNMAMAKTADIR 

Vatan Gazetesi'nde Mert İnan'ın haberine göre; TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam imzasıyla verilen yanıtta ise “TBMM arşiv kolleksiyonununda bulunmamaktadır” denildi. Ancak yanıtta “Diğer kamu kurumlarında arşiv işlemleri 28.09.1988 tarihli ve 3473 sayılı Muhafazasına Lüzum Kalmayan Evrak ve Malzemenin Yok Edilmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’a göre yapılmaktadır” ifadesi de yeraldı.

BU SORU İŞARETİ ORTADAN KALKMALI 

Ak Partili Kaya, “Demokrat Parti’nin tutanaklarına Meclis’ten ulaşıyoruz. Ancak soru önergesi ile tek parti dönemi CHP tutanaklarının Meclis’te olması gerekirken, Devlet Arşivleri’nde olduğunu öğrendik. Geçmiş dönem CHP tutanaklarını Meclis’e getirmek için çalışıyoruz. Atatürk’ün gizli vasiyeti konusunun aydınlatılmasını, şayet var ise açıklanmasını, devlet sırrı kapsamında ise ‘devlet sırrı kapsamında’ olduğunun açıklanmasını ve soru işaretinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu.

GİZLİ NOTLARI EVREN VE ÖZAL OKUDU

Atatürk’ün gizli vasiyeti konusunu ilk kez 1981 yılında dile getiren Aytunç Altındal ise “Atatürk’ün Evrak-ı Mahsusesi dediğimiz kişiye özel miras veya vasiyeti üzerindeki gizlilik bu yıl kalkıyor. Gazi’nin ölümünün 50. yılı olan 1988’de 25 yıl daha gizlilik kararı alındı. Gizli kalan notların Kasım ayında açıklanması gerekir. Bunların 400 sayfalık notlar olduğu ve Kenan Evren’le birlikte merhum Turgut Özal’ın da okuduğu biliniyor” dedi. 

ATATÜRK'ÜN BU KONUDA VASİYETİ VAR MI? 

Meclis Başkanı Çiçek’in ‘Atatürk hakkında ne kadar evrak varsa en emin şekilde teslim ettik’ diye açıklama yaptığına dikkat çeken Altındal şöyle devam etti:

“Atatürk’ün siyasi vasiyeti merak ediliyor. Bizim bildiğimiz, vasiyetin bir bütün halinde değil, farklı konulardan notlar veya birkaç sayfalık dökümanlar halinde olduğu. Yıllar önce Kenan Evren’le tartışma yaşadık. Gizli vasiyet için ‘Yok öyle bir şey’ dedi. Atatürk’ün Fransız bir kadınla geçirdiği gecenin notlarını söyledi. ‘Atatürk özel bir gece yaşayıp 400 sayfa not mu yazacak’ diye tepki gösterdim. En çok merak edilen konu Nutuk’ta da bahsedilen hilafet meselesi konusu. Atatürk’ün bu konuda bir vasiyeti olup olmadığı artık bilinmeli.” 

ARALARINDA BİR İLİŞKİ YOK 

- Prof. Dr. Mehmet Saray (Atatürk Araştırmaları Merkezi eski Başkanı- Atatürk tarihçisi): 

“45 yıldır Atatürk’ü araştırıyorum. 84 bin belgeyi inceledim. Rus, Alman, Fransız, İran, Amerikan arşivlerindeki Atatürk belgelerine baktım. Atamız, ölüm döşeğinde Celal Bayar’a hitaben Sovyetleri işaret ederek ‘Kuzeye dikkat edin’ diyor. Mal varlığını dil, tarih kurumlarına, İş Bankası'na ve evlatlıklarına bırakıyor. Bir de İnönü’nün çocuklarına tahsilleri boyunca maaş bağlanmasını istiyor. Gizli vasiyet olsa istihbarat örgütleri mutlaka ele geçirip yayınlardı. ‘Fransız kadınla ilişki meselesi’ yanlış biliniyor. İki Fransız gazeteci mülakat için Atatürk’ün yanına geliyor. Kadın gazeteciyle Atatürk arasında sonradan da yazışmalar ve iletişim devam ediyor. Aralarında duygusal bir etkileşim olabilir. İlişkiye dair belge yok. Atatürk’ün hilafete nasıl baktığı ortada. Gizli hilafet planı asla söz konusu değildir. 

”BU BELGELER OLSA İNGİZLİZLER BULURDU'' 

- Prof. Dr. Salahi Sonyel (Tarihçi): Atatürk ve Cumhuriyet tarihi konusunda çok önemli çalışmalara imza atan ve yaşamını İngiltere’de sürdüren 81 yaşındaki Prof. Dr. Salahi Sonyel ise konuyla ilgili VATAN’a şu bilgileri verdi: 

“Gizli vasiyetle ilgili herhangi bir evraka rastlamadım. Gizli vasiyet konusunun altında hilafet makamı aranıyorsa son derece yanlış. İngiliz gizli istihbarat servisinin Atatürk belgelerini bile inceledim. Atatürk’ün siyasi gizli vasiyeti olsa İngilizler bunu mutlaka bir şekilde kullanırdı. İngiliz istihbaratı Atatürk’ün yakınına kadar sokulup ona en yakın kişilerden bilgi topladı. Ancak Atatürk çok zeki bir insandı. İngiliz istihbarat örgütünün çalışmalarını biliyordu ve önlemini almıştı.”

 
Yorum (0) Hitler: 1648

Rıdvan Dilmen'den Süper Lig eleştirisi

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır


Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen, Süper Lig'i PTT 1. Lig'e benzetti.


NTV Spor'da %100 Futbol programında konuşan Rıdvan Dilmen, Beşiktaş-İBB maçı sonrası Süper Lig'i eleştiren açıklamalarda bulundu.

"SÜPER LİG, PTT BİRİNCİ LİG'E BENZEMEYE BAŞLADI"

Dilmen, "Galatasaray kalan 16 maçını kazanırsa 81 puan oluyor. Hepsini kazanırsa. Beşiktaş kazanırsa 79 puan yapıyor. Puanlar gerçekten çok düşük. Biz 80 puan üstünde çok şampiyonluklar gördük ama son zamanlarda bu olmuyor. Ligimiz gittikçe PTT 1. Lig'e benzemeye başladı" dedi.

 
Yorum (0) Hitler: 1447

Adınıza Açılmış Dava Var Mı? TIKLA ÖĞREN

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Teknolojinin gelişmesiyle artık resmi kurumlarda sıra bekleme gibi eziyetler bir bir sona eriyor..

Resmi kurumlarla ilgili işlemler artık internetin olduğu her yerde kolaylıkla yapılabiliyor.

Örneğin, sizin haberiniz olmadan birileri sizi mahkemeye vermiş olabilir. Bunu bir tıkla öğrenebilirsiniz..

Türkiye.gov.tr adresine e-devlet şifrenizle girin ve adınıza açılmış dava var mı hemen öğrenin..

https://www.turkiye.gov.tr/davalarim

 
Yorum (0) Hitler: 1451

İlginç 155 Polis İmdat Diyalogları!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır

Antalya Emniyet Müdürlüğü'nce 2012 yılı Alo 155 Polis İmdat Hattı'na yapılan aramalara ilişkin hazırlanan raporda ilginç diyaloglar dikkat çekti.

Raporda, 155'i arayan kişilerin "Çocuğum okula gitmiyor onun gözünü korkutur musunuz", "Köpekler çimlerin üzerinde geziyor, ekip gönderir misiniz", "Eşimi dövmek istiyorum, sabah mı döveyim yoksa akşam mı" gibi ilginç sözleri yer aldı.

Antalya Emniyet Müdürlüğü 155 Polis İmdat hattına gelen ihbarlara ilişkin 2012 yılı rakamları derlendi. Yıllık ortalama 445 bin çağrının geldiği 155 Polis İmdat hattı, 2012 yılında 457 bin 226 kez arandı. Bu çağrıların 271 bin 929'u polisin görev ve sorumluluk alanı dışındaki çağrılardan, 185 bin 297'si ise normal ihbarlar olarak gerçekleşti. İhbar niteliğinde 185 bin 297 çağrının ise yüzde 20'sinin asılsız olduğu belirlendi.

Son 4 yıllık veriler dikkate alındığında günlük çağrı sayısı ortalama bin 200'ü bulurken, bunların da ortalama 187'si polisin görev ve sorumluluk alanı içindeki ihbarları içeriyor.

ARABAMA ARI GİRDİ NE YAPMALIYIM?

155 numaralı telefonu arayanların bazılarının ilginç istekleri de oldu. İlginç çağrılar arasında "Çocuğum okula gitmiyor onun gözünü korkutur musunuz", "Köpekler çimlerin üzerinde geziyor, ekip gönderir misiniz", "Arabama arı girdi ne yapmalıyım", "Pikniğe gitsek hava güzel mi, sıcak olur mu", "Komşum soba yakıyor, dumanı bana geliyor. Ne yapmalıyım", "Eşimi dövmek istiyorum, sabah mı döveyim yoksa akşam mı", "Deniz polisi noktası önünde nöbet tutan polis memurunun gözlükleri çok güzel, markasını öğrenebilir miyim", "Tüpüm bitti, yemek yapacağım bana bir tüp söyler misiniz" gibi istekler dikkat çekti.

Yetkililer, acil yardım hattını gereksiz yere meşgul edenler hakkında yasal işlem yapıldığını açıkladı.

DHA

 
Yorum (0) Hitler: 1458

Bulgaristan'da Türk lidere suikast girişimi

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır

Bulgaristan'da, üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) lideri Ahmet Doğan'a karşı silahlı saldırı girişiminde bulunuldu. Kürsüde konuşma yaptığı sırada Doğan'a silah doğrultan saldırganın tabancası tutukluk yaptı. Türk olduğu ortaya çıkan Oktay Hasanov Yenimehmedov isimli saldırgan, yakalandıktan sonra "Bırakın beni" diye bağırdı.



Yaklaşık 3 bin kişinin bulunduğu salonda, kürsünün yanında bulunan HÖH milletvekilleri Ahmet Doğan'ı yere yatırırken, saldırganı ateş etmeden etkisiz hale getirdiler.

SABIKALI ÇIKTI
Yaklaşık beş dakika süren olay sırasında saldırgan, salonda bulunan HÖH milletvekilleri ve delegeler tarafından etkisiz hale getirildi ve güvenliği sağlayan Milli Güvenlik Servisi yetkililerine teslim edildi.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre, saldırganın, Burgaz doğumlu Oktay Hasanov Yenimehmedov olduğu açıklandı. DHA, Sofya dördüncü bölge karakoluna götürülen 25 yaşındaki Yenimehmedov'un uyuşturucu ve hırsızlık suçlarından sabıkasının bulunduğunu bildirdi.

 

CHP'Lİ VEKİL: İNANILMAZ BİR SAHNEYDİ
Kurultayı takip eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyetinden Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, suikast anını hurriyet.com.tr'ye anlattı.

Köprülü, "Saldırgan koşarak geldi. Kürsüye geldiği anda silahını çekti. Genel Başkan Doğan'ın şakağına dayadı. İnanılmaz bir sahneydi. Salondaki herkes şoka girdi. Bizler de şoka girdik" dedi.

Köprülü, salondaki güvenlik zafiyetine de dikkat çekti. CHP'li vekil, "Bir güvenlik zafiyeti olduğu ortada. Salona girişte herhangi bir arama yapıldığına şahit olmadım" diye konuştu.

Olay sırasında salonda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise, "Tetiğin düştüğünü duydum ama silah ateş almadı" dedi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN KINAMA

DURUMU İYİ
Anadolu Ajansı'nın haberine göre, kongre salonunda yaşanan paniğin ardından verilen arada konuşan HÖH Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan, Doğan'ın sağlık kontrolünden geçirildiğini ve sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.

 

Mestan, bu tatsız olayın ardından Doğan'ın kendini iyi hissettiğini ancak bu ortamda konuşmasını sürdürmesinin mümkün olmayacağını bildirdi. Bulgarca, İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan konuşma metninin tüm delegelere dağıtılacağı belirtildi.

HÖH Milletvekili Remzi Osman ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırıyı sert bir dille kınayarak, saldırganın tanıdık biri olmadığını söyledi.

BAŞKANLIĞI BIRAKACAKTI
Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisinin 23 yıllık lideri Doğan'ın, kongrede yapacağı konuşmada, görevden çekilerek, HÖH genel başkanlığı için Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan'ın adaylığına destek verilmesi çağrısında bulunması bekleniyordu.

Saldırı yüzünden ara verilen kongre salonunda arama yapılırken, toplantının, gerekli güvenlik önlemleri alındığında devam edeceği bildirildi. Salon girişine silah tarayıcı cihazlar yerleştirildi.

Bulgaristan'ın en etkili siyasi figürlerinden biri olarak gösterilen Doğan'ın liderliğindeki HÖH, bir önceki koalisyon hükümetinin küçük ortaklarındandı.

DIŞİŞLERİ KINADI

Dışişleri Bakanlığı, Bulgaristan’da Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Partis’inin Sofya’da düzenlenen kurultayında parti lideri Ahmet Doğan’a karşı düzenlenen silahlı saldırı girişimi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Bulgaristan’da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisinin bugün Sofya’da düzenlenen Sekizinci Olağan Kurultayı’nda parti lideri Sayın Ahmet Doğan’a karşı düzenlenen silahlı saldırı girişimini şiddetle kınıyoruz. Saldırı girişiminin akim kalmış olması, saldırganın yakalanması ve Sayın Ahmet Doğan’ın sağlık durumunun iyi olması teselli veren gelişmelerdir. Türkiye, komşu, dost ve müttefik Bulgaristan’la ilişkilerine büyük önem atfetmekte ve bu ilişkileri iki ülke halklarının refah ve esenliğine katkıda bulunacak şekilde somut işbirliği projeleriyle desteklemeyi arzu etmektedir" denildi.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1640

Bu Matematik Sorusunu Çözene 1 Milyon TL Ödül Var

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Samsunlu matematikçi Aydın Cerit, kamuoyuyla paylaştığı matematik sorusunu çözene 1 milyon lira vereceğini açıkladı.

Asal sayılar ve denklemler üzerine hazırladığı sorularını çözene büyük ödüller vaad eden Samsunlu matematikçi Aydın Cerit, 650 bin TL değerinde son model Mercedes otomobil ödüllü sorusunu kamuoyu ile paylaştı. Cerit, ödülünü 1 milyon TL'ye çıkardı. İnternette paylaştığı sorusunun çözümü için 1 ay süre tanıyan 56 yaşındaki matematikçi, "Bill Gates'in de ciddi anlamda rakibiyim. Mevcut bilgisayar ve hesap makinesi teknolojilerini çöp sepetine atabilecek çalışmalarım var. İmkan verilirse bunların daha gelişmişini yapabilirim." dedi.

1 MİLYON LİRA VERECEK

Bilgisayar teknolojisinin altyapısı olan asal sayılar üzerine 16 yıldır çalışma yürüten, 2 çocukbabası matematik öğretmeni Aydın Cerit, haber1919.com internet sitesinde yayınladığı 1 milyon TL ödüllü sorusunun çözülmesini bekliyor. Sorusunu çözen kişinin çıkmayacağını düşünen Cerit, daha önce de 1 ay ücretsiz yemek, emekli maaşı, 10 bin TL, dükkan, daire, yat ve 2012model sıfır km Mercedes otomobil ödüllü sorular sormuştu. Sorularını çözenin çıkmadığını söyleyen Cerit, sorusunu doğru yanıtlayana 1 milyon TL vereceğini belirtiyor.

"ÇÖZEN ÇIKACAĞINI SANMIYORUM"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü mezunu Aydın Cerit, 1 milyon TL ödüllü sorusunun büyük yankı uyandırdığını belirterek, sürenin 15 şubatta sona ereceğini bildirdi. Sorunun çözümünde katrilyon çarpı katrilyon büyüklüğünde bir sayı ortaya çıkacağını belirten Cerit, "Çözen çıkmayacağını düşünüyorum. Çünkü buna benzer sorular da yapmış ve çözebilen çıkmamıştı. Çözmeye çalışanlar var. Takipçisi de giderek artıyor. Çözen çıkarsa taahhüdümü yerine getireceğim. Bu ödül şimdiye kadar verilmiş en büyük ödül. Sorum, matematik açısından sağlam ve pürüzü yok. Kendine göre bir hesaplama yöntemi yapabilenler soruyu çözebilirler." dedi.

BİLL GATES'E MEYDAN OKUDU

Microsoft'un patronu Bill Gates'e meydan okuyan matematikçi Cerit, "Bill Gates ve ekibine de İstanbul'daki temsilcisi vasıtasıyla bir soru gönderdim. Soru yerine ulaşmış. Ben 6 saatte çözdüm ama onlara 6 ay süre verdim. Bin rakamlı sayıyı asal çarpanlarına ayırabilecek misiniz dedim. Aradan 1 ay geçti. Cevap geleceğini de sanmıyorum. Bill Gates'in de bu anlamda ciddi rakibiyim. Çalışmalarımı, sayılarımı teknolojiye aktarabilirsem bilgisayarlar etkisiz kalacak.Bilgisayar teknolojilerini geliştirip, mevcutlarını çöp sepetine atabilirim." ifadelerini kullandı.

Sayıların gücünü hesap makinesi ve bilgisayara bağlı tüm sistemlere taşımayı hedefleyen Cerit, bununla ilgili ekip kuracağını da sözlerine ekledi.

Cerit'in 1 milyon TL ödüllü matematik sorusu ise şöyle;

(7+30 üssü n) dizisi veriliyor. Buna göre,

a) İlk 169 asal tam sayıdan kaç tanesi bu dizinin terimlerini tam böler?

b) Bu asallar hangileridir?

c) Bölen bu asalların dizinin diğer hangi terimlerini tam böldüğünü gösteren kuralları çıkarınız.

d) Dizinin ilk 11 terimini asal çarpanlarına ayırınız

e) 1789379615459'a tam bölünen dizinin terimi var mı, varsa bu sayıya tam bölünen dizinin baştan 2. teriminde 'n' kaçtır?

 
Yorum (0) Hitler: 1550

Sizin Telefonunuz da Dinleniyor Olabilir!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır

Telefonunuzu nasıl dinliyorlar?

Telefonunuzun bataryası çıkarılmış olsa dahi dinlenmesi mümkün mü? İşin uzmanı ayrıntılı olarak anlattı.

AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, telefon dinlemenin ''şifrelerini'' anlattı. Telefon kapalı iken, aranarak açılmadan ortamdaki konuşmaların dinlenebileceğini kaydeden Ercoşkun, telefonun bataryası çıkarılsa bile dinlenebileceğini söyledi.

Telefon açıksa, kişinin nerede olduğunun metre metre görülebileceğini belirten Ercoşkun, telefon kapalı iken, aranarak açılmadan ortamdaki konuşmaların dinlenebileceğini kaydetti.

Milletvekili olmadan önce ''bilişim 500'' sıralamasında ilk 400 arasında olan bir şirketin Genel Müdürlüğünü yapan bilgisayar programcısı ve yöneticisi Ercoşkun, yasadışı dinlemeler ve dinlemenin nasıl yapıldığı konusunda AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Ercoşkun, ''Yasa dışı dinlemelerle ilgili araştırma önergesi haftaya görüşülecek ve muhtemelen Araştırma Komisyonu kurulacak. Telefon ve ortam dinlemeleri nasıl oluyor, bununla ilgili teknik bilgi verebilir misiniz?'' sorusu üzerine, dinlemenin, geçmiş süreçte Türkiye'nin çok fazla gündeminde olan, bir dönemde de suistimal edilmiş olan bir konu olduğunu söyledi.

Bununla ilgili yalan yanlış şeylerin de konuşulduğunu belirten Ercoşkun, telefon dinlemenin teknik anlamda bir çok yolunun olduğunu kaydetti.

Ercoşkun, şöyle konuştu:

''En başta, kullandığımız cep telefonları bir araç. Bu telefonlarla, operatörler vasıtasıyla telefonumuz açıksa, 24 saat, metre metre nerede olduğumuzun görülmesi mümkün. Cep telefonu operatörleri, konum bilgisini her saniye mevcut sinyallerle, operatörün kendi bilgisayar sistemleri üzerinde bunları kaydediyorlar. Diğer taraftan cep telefonu ya da sabit telefonla yaptığımız konuşmaları da kaydediyorlar.

Peki bir görüşme yokken nasıl dinlenilir? Bu, yazılımla, bilgisayar programları vasıtasıyla sağlanabilir. Artık mevcut telefonlarımızın bir çoğu akıllı telefon. Gerçi akıllı olmayan telefonlarda da bu yapılabilir. Akıllı telefonlar üzerine yüklenecek küçük bir programla ki 300-400 TL'lik programlardan tutun, 2-3 bin TL'ye kadar programlar var; bu programlar karşı tarafın telefonuna yüklendiği takdirde, bu bir SMS'le veya direkt kablo vasıtasıyla gerçekleştirilebilir. Bu programlar sayesinde, o anda bulunduğunuz ortamdaki konuşmalar diğer tarafa, bilgisayar sistemine veya telefona aktarılabilir. Hatta sms'ler de e-mailler de aktarılabilir. Bütün bunları bu yazılımla yapmak mümkün. Bu yazılım, telefonu arayıp o anda açıldığını göstermeden, yani ekran kapalıyken, sinyal vermeden, titreşim içinde olmadan da telefonu açıp, sizin o anda o ortamdaki konuşmalarınızı karşı tarafa aktarabiliyor.''

Ercoşkun, ''Peki bataryası çıkarılsa ne olur?'' sorusuna, ''Bataryası çıkarılsa bile çok kısa sürelerde bu yapılabilir. Çünkü içerisinde, mevcut sistemi akü dışında besleyen gene bir enerji vardır. O enerji ne kadar enerji sağlıyorsa o kadar sürede o yapılabilir'' yanıtını verdi.

''BİR ÇOK KİŞİNİN BULUNDUĞU ORTAMDAKİ SESİ AYIRT EDEREK KAYDEDİYOR''

Frekanslar yakalanarak, antenler sayesinde ortam dinlemesi yapılabileceğini ifade eden Ercoşkun, ''Ortam dinlemeleri... Basında duyduğumuz minübüsler, araçlar bu amaçla kullanılıyor. O da o frekansı yakalayarak, o frekans üzerinden bu bilgileri alabiliyor. Telefon sonuçta operatörle bir iletişim kuruyor, arada bir sinyal alıp verme var. Bu sinyali yakaladığı anda, sizin o sinyal üzerinden bulunduğunuz ortamdaki görüşmeleri aktarabiliyor'' dedi.

Ali Ercoşkun, ''Bulunduğumuz ortamda biz konuşuyoruz ancak bizim dışımızda başka konuşanlar da var. Bizim konuşmamızı nasıl ayırt ediyor peki?'' sorusu üzerine, dinleme yapılacağı zaman ortamdaki konuşmaların hepsinin kaydedildiğini söyledi. Sesleri ayrıt eden programlar olduğunu ifade eden Ercoşkun, ''Kişinin sesini bir kez kaydettiğiniz zaman, daha sonra o programlar vasıtasıyla o ortamdan sesi ayırt ederek alabiliyor. Hatta bilgisayar programları sayesinde, bu sesi bir kez kaydedip, sonra o sesten farklı konuşmalar bile yaptırılabilir'' diye konuştu.

''Bakanlara dağıtılan özel telefonlarla dinleme yapılıp yapılamayacağının'' sorulması üzerine Ercoşkun, o telefonlarda sesin şifrelenerek yollandığını kaydetti.

O telefonlardan karşı tarafa veri iletilirken, sesin kripto denilen bir işleme tabi tutulduğunu ifade eden Ercoşkun, ''Yazılım sayesinde ses şifrelenerek yollanıyor. Dolayısıyla dinlense de bir şey anlaşılmıyor. Kaydedilse bile o şifreyi kırmadan, çözmeden anlamlı bir hale gelmez. O yüzden o telefonlar güvenli'' diye konuştu.

"ARTIK HER ÖNÜNE GELEN AHMET'İ MEHMET'İ DİNLEYEMİYOR"

Ercoşkun, yasa dışı dinlemeler ve özel hayatın gizliliğinin ihlali konusunda kurulması düşünülen Meclis araştırma komisyonunun nasıl bir çalışma yapabileceği yönündeki soruya, şu yanıtı verdi:

''Ülkedeki demokratik gelişmeler sonucunda geçmişte suistimale uğrayan birçok konu ortadan kalkmış durumda. Artık öyle her önüne gelen gidip de ahmeti, mehmeti dinleyemiyor, bunun için mahkeme kararı gerekiyor. Ancak buna rağmen bazı suistimallerin olduğunu da görüyoruz. Biz bu konu hakkında yapılabilecek, eğer kanuni düzenlemeler varsa bunlar, bunun yanında mevcut yapılar içerisinde gene genelgelerle düzenlenebilecek konular varsa bunları tespit etmek istiyoruz. Kamuoyunun zihninde bulunan geçmişe dair kötü izler ortadan kalkacak, şu anki durum net bir şekilde aydınlanmış olacak. Bundan sonra da yapılması ve atılması gereken adımlar varsa bunlar tespit edilmiş olacak.''

Ercoşkun, ''Polis ve jandarmanın dışında bazı kişilerde de dinleme cihazı olduğu söyleniyor'' sözleri üzerine, ''Geçmişte öyle veya böyle bunlar bazı organlar tarafından kabul edilebiliyorken, şimdi bunların tamamı suç. Eğer bunu yasa dışı yapan örgütler veya kurumlar varsa, şu anda suç işliyorlar demektir'' dedi. 

Yazete

 
Yorum (0) Hitler: 1453

Hakim, katibeyi rehin aldı

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 19 Ocak 2013
Yazdır

 

İstanbul Adalet Sarayı’nda bir hakimin, aşık olduğu kadın katibi silahıyla rehin aldığı öne sürüldü.


İSTANBUL - Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda ilginç bir olay yaşandı.

İddialara göre; 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hakimi 64 yaşındaki Ü.Y.E., eski katibi 30 yaşındaki Z.R. D.’nin çalıştığı odaya indi.

Katibe aşık olduğu öne sürülen hakim, “Seni de kendimi de vuracağım. Beni ne hale düşürdün" diye bağırdı.

Kadın katip, adliyenin iç haberleşme sistemi olan “haberci” adlı program aracılığıyla diğer odadaki arkadaşına durumu bildirdi.

Bunun üzerine nöbetçi savcı, beraberindeki polislerle birlikte söz konusu odaya gitti. Savcı, bir süre kapıyı açması için hakim ile konuştu. İkna olan hakim, odanın kapısını açtı.

Hakim hakkında yasa nedeniyle herhangi bir işlem yapılmazken, kadın katibin ifadesi alındı.

'TACİZ EDİYORDU'
Hakimden şikayetçi olan katibenin ifadesinde “Beni uzun zamandır taciz ediyordu. Tacizlere dayanamayınca durumu Adalet Komisyonuna bildirdim. Komisyon benim yerime değiştirdi. En sonunda adliyede bulunan Adalet Bakanlığı müfettişlerine şikayette bulundum. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı" dediği öğrenildi.

Hakim hakkında daha önce soruşturma başlatan Adalet Bakanlığı müfettişlerinin, konuyu Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) intikal ettirdiği öğrenildi.

Olayın ardından kayıplara karışan Ü.Y.E’nin eşinin de aynı adliyede hakim olduğu öğrenildi.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1456

10 Yılda 80 Yılda Satılan Toprağın 100 Katını Sattılar!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, AKP’nin 10 yılda yabancılara, 80 yılda satılanın 100 katı kadar gayrimenkul sattığını söyledi.

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, AKP’nin 10 yılda yabancılara, 80 yılda satılanın 100 katı kadar gayrimenkul sattığını söyledi. Satılan taşınmaz mülkler arasında toprak oranının giderek artmasına dikkat çeken Sapan, “2012 yılı Ağustos ayında yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası sonrasında toprak satışının hızlanması endişe verici hale gelmiştir” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, 1923 – 2002 dönemi ile 2002 – 2012 arasındaki satışlarla birlikte Yeni Mütekabiliyet Yasası’nın yürürlüğe girdiği Ağustos 2012’den o yılın sonuna kadarki 5 aylık dönemdeki satışlar hakkında bilgi istediğini belirten Sapan, “Açıklanan rakamlar gerçekten düşündürücü. 80 yıllık sürede görev yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin 57 hükümeti, 360 bin 520 metre kare gayrimenkul satmış. AKP iktidarında geçen, 2002 ile Ağustos 2012 tarihleri arasındaki 10 yıllık sürede, 34 milyon 452 bin 628 bin metre kare gayrimenkul satılmış. AKP iktidarı döneminde, önceki 57 hükümetin sattıklarından neredeyse 100 kat fazla gayrimenkul yabancıların mülkiyetine geçmiş” diye konuştu.

AKP döneminde, daha önceki hükümetlerin aksine toprak satışının ağırlık kazandığını ifade eden Sapan, “2002 – 2012 arasında satılan 34 milyon 452 bin 628 metre karelik mülkün, 25 milyon 278 bin 128 metre karesini toprak oluşturuyor. Konut satışı ise 9 milyon 538 bin 640 metre kare ile neredeyse toprağın üçte biri seviyesine düşmüş. Artık anlaşılıyor ki yabancılar ülkemizden konut değil toprak alıyorlar” dedi.

O YASA TOPRAK SATIŞINI HIZLANDIRDI

Ağustos 2012’de yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası ile yabancılara gayrimenkul satışının daha da hızlandığına dikkat çeken CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, “ Ağustos – Aralık 2012 dönemindeki sadece 5 aylık dönemde satılan gayrimenkul miktarı, 3 milyon 131 bin 404 metre kare. 5 aylık sürede satılan toprak ve konut, tesis miktarı, 80 yıllık cumhuriyet döneminden neredeyse 10 kat fazla. Bizim vatandaşlarımıza mülk, özellikle de toprak satmayan, ya da zorluk çıkaran birçok ülke için Türkiye cennet haline gelmiş. Bu anlamda Türk vatandaşı için anlamı olmayan, yabancılara yarayan Mütekabiliyet Yasası söz konusu. AKP, diğer ülkelerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına eşitlik tanıyıp tanımadığına bakmadan harıl harıl onlara toprak satıyor” şeklinde konuştu.

YABANCILAR İÇİN ANTALYA GÖZDE KENT

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’den mülk edinen her 6 yabancıdan birinin Antalya’yı tercih ettiğini ifade eden Sapan, “Bu ilimizde şimdiye kadar yabancılara toplam 5 milyon 258 bin 610 metre kare mülk satılmış. Bunun 3 milyon 510 bin 913 metre karesini konut türü mülkiyet oluşturuyor. Satılan toprak miktarı ise 1 milyon 747 bin 697 metre kare. Antalya’da konut satışının fazla olması bir açıdan sevindirici. Ne yazık ki diğer bölgelerde toprak satışının hızla artması endişe verici” dedi.

Öte yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre, 2012 yılı itibari ile Türkiye genelinde en fazla gayrimenkul alan yabancıların başında, 27 bin 209 mülk ile İngilizler geliyor. İngilizleri, 19 bin 416 mülkiyetle Almanlar izliyor. Üçüncü sırada ise 6 bin 796 gayrimenkul alan Rusya Federasyonu vatandaşları var.

Antalya’da da mülk edinen yabancılar arasında ilk sırada, 5 bin 530 mülk ile Ruslar bulunuyor. 5 bin 473 adet gayrimenkul alan Almanlar ikinci sırada yer alıyor. İngilizler, 4 bin 333 mülk edinerek Antalya’yı tercihte üçüncü sıradalar. Norveçliler, 4 bin 215 gayrimenkul ile dördüncü, Danimarka, 4 bin 16 mülk ile beşinci durumda bulunuyorlar.

 
Yorum (0) Hitler: 2207

Abdülhamid Han'ın Projesi Gerçekleştiriliyor!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır

Tarihi proje gerçek oluyor

Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit döneminden (1876-1909) itibaren uygulamaya konulması beklenen Filyos Projesi açılacak kanallar vasıtasıyla uluslararası sanayi ve ticaret alanı

olarak hayata geçiriliyor.

Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülhamit döneminde, Filyos'ta denizden açılacak kanallar vasıtasıyla gemilerin Gökçebey ilçesine kadar girerek yükleme-boşaltma yapabileceği uluslararası bir ticaret ve sanayi alanı oluşturulması projesi gerçeğe dönüşüyor

Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız'ın  yaptığı açıklamada, ''Filyos, Karadeniz'in dünyaya açılan kapısı ve ülke ekonomisinin lokomotifi olacaktır'' dedi.

 
Yorum (0) Hitler: 1545

Bakan Kentsel Dönüşümün Finansmanını Açıkladı!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

AA Editör Masası'na konuk olan Bakan Bayraktar, kentsel dönüşümün finansını sağlamak için geliştirdikleri çözümleri anlattı, konutlardaki KDV düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 2B gelirinin yüzde 90'a kadar kısmının kentsel dönüşüme ayrılmasının planlandığını belirterek, ''Ancak daha sonra bize oradan ayırdıkları para 660 milyona düştü, biz 7-8 milyar bekliyorduk. Ama bu acil bir iş. O yüzden kendimiz birtakım argümanlar geliştirdik'' dedi. 


Soru: Dönüşüm için 2B'den gelen gelirlerle ilgili yeni bir durum var mı? 2B dışındaki gelirler için yeni formüller üzerinde çalıştığınızı açıklamıştınız. Netleşen çalışmalarınız neler?

Cevap: 2B tasarısı gündeme geldiği zaman orada yüzde 90'a kadar kısmının kentsel dönüşüme ayrılması noktasında bir irade oluştu. Yasa da böyle yürürlüğe girdi. Fakat daha sonra bize oradan ayırdıkları para 660 milyona düştü, biz 7-8 milyar para bekliyorduk. Düştü ama bu iş acil bir iş, mutlaka parasını bulacağız, üreteceğiz, başka çaremiz yok. O yüzden kendimiz birtakım argümanlar geliştirdik.

Vatandaş tarafından rezerv alan teklifi getirilen yerlere imar verdiğimiz zaman yüzde 25'ini arazi olarak Hazine adına tescil ettireceğiz. Onu Hazine adına tescil ettikten sonra satıp, onun kaynağını Hazine'den talep edeceğiz. Veya orada yapacağı inşaatın maliyetinin belli bir bölümünün bedelini kentsel dönüşüm hesabına, özel hesaba yatırmak için, onu netleştirmeye çalışıyoruz, öyle bir konum getiriyoruz.

Bir de kentsel dönüşüm alanlarında üreteceklerimizden hasılat paylaşımı vermek suretiyle kaynak temin etmeye çalışıyoruz.  Yine İller Bankası'nı devreye soktuk. Kamu mallarının değerlendirilmesi noktasında da Bakanlar Kurulu'nda bir çalışma yapıldı. Ancak Bakanlar Kurulu'nda çalışma yapılmadan evvel, İller Bankası'nın elinde 3-4 kıymetli yer var. Onları yapıp yüzde 50'sini belediyelere vereceğiz. Yani bu bütçenin rakamını ne kadar bulursak, o kadar iş yapacağız. Yani bulduğumuz paraya göre cephe açacağız. Tabiri caizse ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız. Şu anda kendi döner sermayemizden bize para geliyor. Benden önce Bayındırlık Bakanlarının döner sermayesinde, Bakanlık imkanlarıyla oluşturduğu bütçe 5 milyondu. İmardan, şundan, bundan 5 milyon para toplayabiliyordu. Biz onu 250 milyona çıkardık. Bunun yüzde 80'ini de bu hesaba aktarıyoruz. Belki onu da bu sene 500 milyona çıkarmak gibi bir projemiz var. Oradan bir 400 milyon gelecek.


''Çağrı merkezine 75 eleman aldık, eğitimleri sürüyor''

Soru: Kentsel dönüşümü anlatmak için iletişim programınız var mı?

Cevap: Alo 181 çağrı hattı kurduk. İlk etapta 75 elaman aldık. Bunu artıracağız biraz daha. Bu projenin özelliklerini önce kendi elemanlarımıza anlatmamız lazım. Bu zor bir iş. Hukuki, sosyolojik, işletme, iktisat boyutu var.  Gecekondusu var bir vatandaşın, kanun çıktı, 'Gecekondumu verirken nasıl 2, 3 ev sahibi olabilirim' ona bakıyor. Öbür taraflarını hiç düşünmüyor. Bunları zaman içinde bilinçlendirmek, anlatmak lazım. Hat devreye girdi, onlara şimdi eğitim veriyoruz. Eğitimden sonra tanıtımını yapacağız.


''İstanbul, Bursa ve İzmir'den kira yardımı talepleri geliyor''

Soru: Kentsel dönüşüm için kira yardımı ve faiz desteğinden sonra yeni bir müjdeniz olacak mı?

Cevap: Bizim en önemli desteğimiz kira yardımı ve vatandaşın aldığı konut kredisinin faizinin desteğidir. Kira az değil, 600 liradan 18 ayda 10 bin 800 lira. Ucuz bir daire zaten 120-140 lira. Evini kat karşılığı veriyorsa 'Benim evim risklidir, gelin yıkın' ya da 'Ben kendi evimi yıkıyorum' diyorsa biz 18 aylık kirası için destek veriyoruz.

Şu anda İstanbul'dan bu doğrultuda 70-80 müracaat var, 'Bize kira verin' diye. Kartal'dan, Sarıyer'den, Maltepe'den vatandaş geliyor, bazen belediye eliyle bazen direkt geliyor. İstanbul'daki Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğümüze müracaat ediyor. Yine Esenler Belediyesi'nin konuttan aldığı kredilerin desteği var. Hatta bunu kurum da yapsa... Örneğin bir kooperatif bir yerde riskli binaların dönüşümünü yapıyor veya riskli alanda bir dönüşüm yapıyor. Diyor ki 'Bin kişilik kooperatifim var. Bin kişinin her birine 100'er bin lira kredi aldım. Bu 100 bin liralık kredinin faizinin yüzde 4'ünü verir misin' Kooperatife de veriyoruz. Şirket olursa şirkete de veriyoruz ama vatandaş bazında veriyoruz. Belediye olursa belediyeye veriyoruz, belediye bunu kullandırıyor. Bu giderek artacak.

Bursa'dan çok ciddi talepler geliyor. İzmir'den talepler geliyor. Milletimiz duydukça bunlar dalga dalga artacak. Ama İstanbul çok önemli, 4 milyon civarında konut stoğu var. Bunların büyük bölümünün yenilenmesi lazım. İstanbul ekonominin merkezi ve nüfus olarak büyük bir merkez. İstanbul'u önemsiyoruz. İstanbul'daki belediye başkanlarından gayret, vatandaşlarımızdan destek, anlayış, birliktelik bekliyoruz.

''Arsa fiyatlarındaki tespitlerin çok daha ciddi yapılması lazım''

Soru: Konutta yeni KDV düzenlemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yüzde 18'lik KDV uygulanırken ''lüks sınıf'' inşaat neye göre ayarlanacak?

Cevap: KDV'de lüks konut kavramı diye bir şey yok. Öyle bir uygulamamız yok. Ne var? KDV'de şu andaki uygulama 150 metrekareye kadar konutlarda KDV yüzde 1'dir, 150 metrekare dahil daha yukarı konutlarda KDV yüzde 18'dir. Yeni uygulamayla binanın yapılacağı arsanın birim metrekare fiyatı 500 ile bin lira arasındaysa bunlarda KDV yüzde 8 uygulanacak, bin liradan yukarıysa KDV yüzde 18 uygulanacak, metrekaresi ne olursa olsun. Durum budur. Burada afet riski altındaki alanların, afet riski taşıyan binaların dönüştürülmesiyle veya afet riski altındaki rezerv alanlarında yapılacak konutlarda KDV uygulaması yok. TOKİ'nin yaptığı konutlarda KDV uygulaması var. Hasılat paylaşımlarında da var. Ancak 31 Aralık 2012'ye kadar ihalesi yapılan, gerek hasılat paylaşımı gerekse diğer yerlerde olsun KDV uygulaması yok. Yine aynı şekilde bu tarihe kadar ruhsat alan konut inşaatlarında yine KDV uygulaması eskisi gibi olacak, değişmeyecek. Bu tarzda, çok fazla bir yük getireceğini söyleyemiyorum.

Ancak belki arsa fiyatlarındaki tespitlerin bundan sonra çok daha ciddi yapılması lazım. Bu 500 lira, bin lira fiyatlandırmasının çok daha ciddi yapılması lazım. Bir de diyelim ki yan yana iki arsadan birisinin emsali 0,40'tır, öbürünün 2'dir. Yan yana olmasına rağmen emsalinden dolayı birinin metrekare fiyatı bin liradır, öbürünün fiyatı 300 liradır. Halbuki birim fiyatı 300 lira olan yerde yapılacak konut daha lüks olacak, daha pahalı olacak, arsa orada düşük değerde olduğu için KDV uygulanmayacak. Bu tip hususları da dikkate almak, arsa fiyatlarına dikkat etmek lazım.

 

 
Yorum (0) Hitler: 1592

Saadet'ten Ülke Çapında Yürüyüşler!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 15 Ocak 2013
Yazdır

Saadet Partisi Genel Başkanı Porf. Dr. Mustafa Kamalak patriotların gelmemesi için ülke çapında yürüyüşler düzenleyeceklerini açıkladı...

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Patriot füzelerinin kullanımı için Türkiye'ye 10 bin civarında askerin geleceğini belirterek, "Bu askerlerin masraflarını Türkiye karşılayacaktır. Patriot füzelerinin maliyetini Türkiye ödeyecektir. Bu füzeler ateşlenecek olursa her halükarda hedefte Müslümanlar olacaktır" dedi.

SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında Türkiye'ye konuşlandırılacak olan Patriot füzelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kamalak, Türkiye'nin 28 yerinde NATO üssünün olduğunu hatırlatarak, Malatya'ya füze kalkanının yerleştirilmesiyle bu sayınının 29'a çıktığını dile getirdi. Kamalak, Kahramanmaraş, Adana ve Gaziantep'e Patriot füzelerinin yerleştirilmek üzere olduğunu hatırlattı. Şu an Suriye sınırlarına savaş araçlarının dizilmek üzere olduğunu belirten Kamalak, "Kiminle savaşıyoruz, kiminle savaşacağız? Biz diyoruz ki, Haçlı Savaşları modern bir biçimde devam etmektedir. Milletimizin uyanık olması lazım" dedi.

Büyük Orta Doğu Projesi'yle 22 ülkenin haritasının değiştirileceğini söyleyen Kamalak, haritası değiştirilecek olan 22 ülkeden birisinin de Türkiye olduğunu belirtti. Patriot füzelerinin kullanımı için Türkiye'ye 10 bin civarında askerin geleceğini söyleyen Kamalak, "Bu askerlerin masraflarını Türkiye karşılayacaktır. Patriot füzelerinin maliyetini Türkiye ödeyecektir. Bu füzeler ateşlenecek olursa her halükarda hedefte Müslümanlar olacaktır" diye konuştu.

Kamalak, 20 Ocak'ta 'Patriotlar gelmesin, biz geliyoruz' sloganıyla Hatay'da miting düzenleyeceklerini bildirdi.

İslami Gündem

 
Yorum (0) Hitler: 1513

Asgari Ücret 1400 Lira Olursa...

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 20 Ocak 2013
Yazdır

"Asgari ücret 1400 lira olursa..."

Bakan Faruk Çelik, asgari ücretin bin 400 TL olmasından hükümetin memnuniyet duyacağını ifade etti. Ancak başka sorunlar var...

"ASGARİ ÜCRETİ HÜKÜMET BELİRLEMİYOR"

Asgari ücretin hükümet tarafından belirlenmediğinin altını çizen Bakan Çelik,“Asgari ücreti belirleyen bir komisyon, işçi ve işveren kesim var. Asgari ücretin bin 400 lira olması hükümetimizi memnun eder, vergilerimiz artar ama işletmeler rekabet edemez düzeye gelirse kapılarına kilit vurur, işçiler kapı önüne konulur.” dedi.

Hafta sonunu baba ocağı Bursa’da geçiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bir gazetecinin, 'İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği' tarafından yapılan ankette asgari ücretin bin 400 lira olması gerektiği belirlenmiş. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?’ yönündeki soruyu cevaplandıran Bakan Çelik, asgari ücretin hükümet tarafından değil, işçi ve işveren temsilcilerinin bulunduğu bir komisyon tarafından belirlendiğini söyledi. 1 aylık bir çalışma ile tüm kamu kurumları ile gereken toplantıları gerçekleştiren komisyonun asgari ücreti açıkladığını anlatan Çelik, şunları kaydetti:

“Tüm kamu kurumları hükümete bağlı olmasına rağmen, geneli itibarı ile ilgililerin oluşturduğu Türkiye ve ekonomi gerçekleri çerçevesinde oluşturdukları bir taban fiyattır. Asgari ücretle ilgili defalarca açıklama yaptık. Asgari ücret tavan fiyatı değildir. Bunun altında ücret teklif edilemez anlamındadır. Bir sosyal koruma ücretidir. Asgari ücreti, tavan ücreti olarak ele alırsanız bu doğru değil. 774 liranın altında bir ücret işçiye teklif edemezsiniz. 773 lira olmaz. 774 lira ilk yarı için 2013 ikinci yarısı için ise 804 lira. Önemli bir korunma bandıdır diye düşünüyoruz. Hatta bazı dönemlerde, asgari ücretin daha farklı bir şekilde değerlendirilmesi talepleri gelmiştir. Biz hükümet olarak buna sıcak bakmıyoruz. Bölgesel asgari ücretler olabilir mi diye teklifler gelmişti. Biz hükümet olarak buna sıcak bakmadık. Çünkü emeğin sömürüsü ihtimali çok daha yüksektir. Asgari ücreti bu şekilde değerlendirmek son derece önemli.”

"ASGARİ ÜCRET BİN 400 LİRA OLURSA VERGİLERİMİZ ARTAR AMA.."

Asgari ücretin bin 400 lira olması bin veya 2 bin olmasının hükümet açısından bir kayıp olmadığının altını çizen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “Asgari ücretin bin 400 lira olması salt anlamında hükümet olarak bakarsanız vergi gelirlerini artıracağı için hükümetler bundan memnun olur. Ama hükümet bir başka şeyi düşünmek zorundadır. Ülkedeki üretilen maddenin dünya piyasalarında yer bulmasında rekabet gücünü azaltıcı bir duruma da neden olmamak gerekiyor. Siz eğer, maliyetleri dünya piyasalarında rekabet edebilirliğini sağlayacak şekilde düzenleyemezseniz, o zaman dünya piyasalarında yüksek maliyetlerden dolayı yer bulamayan ürünleriniz geri gelmek durumunda kalır. İşletmelere kilit vurmak işçiyi de işinden etmek durumunda kalırsınız. Bunun olmaması için çok dengeli götürmek gerekiyor. Onun için yalnız vergi gelirlerinizi artıralım diye asgari ücrete bakamazsınız, aynı zamanda sanayinin, üretimin rekabet gücünü de koruyacak şekilde konuyu ele almanız gerekiyor.

Bütün bu hassasiyetlerden dolayı hiçbir zaman enflasyonun altında bir asgari ücret artışı sağlamadık, enflasyonun hep üzerinde yaptık. Şu anda asgari ücret artışı yüzde 320’lerde, 184 lira olan net asgari ücret şu anda 774 lira. Enflasyonun çok çok üzerinde artış sağlanmıştır. Yeterli midir, değil midir yeterliliğini tartışmıyoruz, taban fiyatı olarak Türkiye, çok yönlü bunu değerlendiriyor ve doğru bir değerlendirme diye düşünüyorum.” diye konuştu.

CHA

 
Yorum (0) Hitler: 1529

Hurşit Tolon'a tutuklama!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin dava kapsamında, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 4 kişinin tutuklanmasına karar verdi.

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin dava kapsamında, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 4 kişinin tutuklanmasına karar verdi.

Davanın 56. duruşmasında ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcısının ve müdahil avukatların taleplerini de dikkati alarak, Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un ''silahlı terör örgütü yöneticisi'', Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin davanın tutuksuz sanıklarından muvazzaf asker Adem Gedik, Levent Ercan Gelegen ve Zirve Yayınevi çalışanı Hüseyin Yelki'nin ise ''örgüt üyeliği ve cinayete azmettirme'' suçundan tutuklanmasını kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nca hazırlanan rapor ve bu komisyona Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından gönderilen belgelerin istenilmesine, eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür ve eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun ''tanık'' sıfatıyla ifadelerine başvurulması için ilgili mahkemelere yazı yazılmasına karar verdi.

Heyet, ayrıca Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce Özel Harp Dairesi'nde yapılan aramalarda ele geçirilen ''Siyah Kuvvetler'' ve ''Beyaz Kuvvetler'' ile ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesi için yazı yazılmasını kararlaştırdı.

Diğer 13 sanığın tutukluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 4 Mart'a erteledi.

Bu arada, hakkında tutuklama kararı çıkarılan 4 sanıktan Adem Gedik, Levent Ercan Gelegen ve Hüseyin Yelki, adliyedeki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.

Malatya'da, 18 Nisan 2007'de, Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, boğazı kesilerek ve bıçaklanarak öldürülmüştü.

 
Yorum (0) Hitler: 1416

Uçakta Kabus Dolu Anlar!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 13 Ocak 2013
Yazdır

Cep telefonlarını kapatmayıp uykuya dalan, uçak görevlilerinin uyarılarını dikkate almayan iki kişi, uçağın iniş yapmasının ardından kendilerine tepki gösteren yolcuları tartakladı. İki kişi havaalanında gözaltına alınırken, 1 kişi hafif yaralandı.

İstanbul'daki Atatürk Havalimanı'ndan İzmir'e gelmek üzere dün saat 22.20 sıralarında havalanan özel bir havayoluna ait yolcu uçağında bulunan ve alkollü olduğu belirtilen Azerbaycan vatandaşı L.Y. (31) ile arkadaşı H.T., cep telefonlarını kapatmadan uykuya daldı. Uçak havalandığı sırada cep telefonları çalmaya başladı. Uzun süre çalmasına rağmen, iki kişi telefonlarına cevap vermedi. Bu sırada uçağın kabin görevlileri L.Y. ve H.T.'yi uyandırıp cep telefonlarını kapatmalarını istedi. Ancak iki arkadaş, uyarıları dikkate almadı. Yolculuk sırasında, bu iki kişinin cep telefonları aralıklarla çalmaya devam etti. Diğer yolcuların tepkilerine rağmen iki yolcu ısrarla telefonlarını kapatmadı.

SERVİS ARACINDA KAVGA

İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na inilmesinin ardından uçaktaki diğer yolcularla tartışan iki kişi, bindikleri servis aracında bu kez kendilerine tepki gösterenlere haraket edip tartaklamaya başladı. Servis aracındaki kavga nedeniyle kadın ve çocuklar büyük panik yaşadı. Aracı kullanan görevli kapıyı açınca, öfkeli iki kişinin saldırısından kurtulmak isteyen yolcular aprona kaçıştı. bazı yolcular baygınlık geçirdi, yolculardan Teyfik Çağlan hafif yaralandı.

Yolcular yaşananlara tepki gösterirken, kavgayı polis ve özel güvenlik görevlileri güçlükle ayırdı. Diğer yolculara kabus yaşattıkları öne sürülen L.Y. ve H.T. polis tarafından gözaltına alındı. Yolcular, güvenlik görevlilerinin olaya geç müdahale ettiğini öne sürdü. İki yolcu ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

 
Yorum (0) Hitler: 1608

Sayfa 14 / 29

<< Başlangıç < Önceki 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Son >>