Hurşit Tolon'a tutuklama!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin dava kapsamında, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 4 kişinin tutuklanmasına karar verdi.

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin dava kapsamında, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 4 kişinin tutuklanmasına karar verdi.

Davanın 56. duruşmasında ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcısının ve müdahil avukatların taleplerini de dikkati alarak, Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un ''silahlı terör örgütü yöneticisi'', Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin davanın tutuksuz sanıklarından muvazzaf asker Adem Gedik, Levent Ercan Gelegen ve Zirve Yayınevi çalışanı Hüseyin Yelki'nin ise ''örgüt üyeliği ve cinayete azmettirme'' suçundan tutuklanmasını kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nca hazırlanan rapor ve bu komisyona Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından gönderilen belgelerin istenilmesine, eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür ve eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun ''tanık'' sıfatıyla ifadelerine başvurulması için ilgili mahkemelere yazı yazılmasına karar verdi.

Heyet, ayrıca Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce Özel Harp Dairesi'nde yapılan aramalarda ele geçirilen ''Siyah Kuvvetler'' ve ''Beyaz Kuvvetler'' ile ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesi için yazı yazılmasını kararlaştırdı.

Diğer 13 sanığın tutukluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 4 Mart'a erteledi.

Bu arada, hakkında tutuklama kararı çıkarılan 4 sanıktan Adem Gedik, Levent Ercan Gelegen ve Hüseyin Yelki, adliyedeki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.

Malatya'da, 18 Nisan 2007'de, Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, boğazı kesilerek ve bıçaklanarak öldürülmüştü.

 
Yorum (0) Hitler: 578

Uçakta Kabus Dolu Anlar!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 13 Ocak 2013
Yazdır

Cep telefonlarını kapatmayıp uykuya dalan, uçak görevlilerinin uyarılarını dikkate almayan iki kişi, uçağın iniş yapmasının ardından kendilerine tepki gösteren yolcuları tartakladı. İki kişi havaalanında gözaltına alınırken, 1 kişi hafif yaralandı.

İstanbul'daki Atatürk Havalimanı'ndan İzmir'e gelmek üzere dün saat 22.20 sıralarında havalanan özel bir havayoluna ait yolcu uçağında bulunan ve alkollü olduğu belirtilen Azerbaycan vatandaşı L.Y. (31) ile arkadaşı H.T., cep telefonlarını kapatmadan uykuya daldı. Uçak havalandığı sırada cep telefonları çalmaya başladı. Uzun süre çalmasına rağmen, iki kişi telefonlarına cevap vermedi. Bu sırada uçağın kabin görevlileri L.Y. ve H.T.'yi uyandırıp cep telefonlarını kapatmalarını istedi. Ancak iki arkadaş, uyarıları dikkate almadı. Yolculuk sırasında, bu iki kişinin cep telefonları aralıklarla çalmaya devam etti. Diğer yolcuların tepkilerine rağmen iki yolcu ısrarla telefonlarını kapatmadı.

SERVİS ARACINDA KAVGA

İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na inilmesinin ardından uçaktaki diğer yolcularla tartışan iki kişi, bindikleri servis aracında bu kez kendilerine tepki gösterenlere haraket edip tartaklamaya başladı. Servis aracındaki kavga nedeniyle kadın ve çocuklar büyük panik yaşadı. Aracı kullanan görevli kapıyı açınca, öfkeli iki kişinin saldırısından kurtulmak isteyen yolcular aprona kaçıştı. bazı yolcular baygınlık geçirdi, yolculardan Teyfik Çağlan hafif yaralandı.

Yolcular yaşananlara tepki gösterirken, kavgayı polis ve özel güvenlik görevlileri güçlükle ayırdı. Diğer yolculara kabus yaşattıkları öne sürülen L.Y. ve H.T. polis tarafından gözaltına alındı. Yolcular, güvenlik görevlilerinin olaya geç müdahale ettiğini öne sürdü. İki yolcu ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

 
Yorum (0) Hitler: 700

iPhone 5'e Şikayet Yağdı!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

Satılmaya başlaması ile kısa sürede satış rekorları kıran iPhone 5 sahiplerini üzdü.

Birçok iPhone kullanıcısı şarj, wifi, ölü piksel sorunu yaşarken ekran kırılması, kapak çizilmesi ve dış yüzey soyulma problemi yaşayanlar da var.
Pazara çıkar çıkmaz stokları dahi tükenen iPhone 5, kimi şikayetleri de beraberinde getirdi. Şikayetler gün geçtikçe artarken şikayetlerin hangi konularda yoğunlaştığını kullanıcılarından öğrendik. İşte sikayetvar.com’a gelen şikayetlerden bazıları:

“Wifi Sorunları Var!”

“iPhone 5 aldıktan sonra hayal kırıklığı yaşadım. Aldığım günden beri şebeke sorunları wifi sorunları devam ediyor. Gerçekten iPhone 5 alacaklara tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki kesinlikle telefonu iyi araştırdıktan sonra satın alın.”

“Ekranı Kırık”

“Bir gsm bayisinden iPhone 5 aldım. Geldiğinde fark etmemişim fakat 1 hafta sonra telefonun ekranının içeriden kırık olduğunu gördüm. Yetkili bu sorunun genel olarak yaşandığını ve değişim yapıldığını ilettiler. Ben de çalıştığım için ulaştırabildiğim en kısa sürede telefonu ilettim. Ertesi gün bana kullanıcı hatası diye döndüler ve 600 TL’den fazla bir fatura çıkardılar. Diğer cihazları aynı sorundan değiştirmelerine rağmen benimkini değiştirmemeleridir.”

“Şarj Sorunu Var”

“Bir hafta önce iPhone 5 aldım almaz olaydım. Şarj cihazı elimde kaldı. Kasa en ufak değirmende çiziliyor. En sinir bozucu olanda şarjı iPhone 4 s cihazımdan daha az gidiyor. Bir de pil ömrü uzatılmıştı. Daha kötü olmuş. Ekranı uzattılar ama programlar 4 boyutunda çektiğin fotolarda.”

“Ölü Piksel Var”

“2 hafta önce almış olduğum iPhone 5 telefonumda ölü piksel var ve aldığım işletme bunu garantiye göndermeleri gerektiğini 1ay bekleyeceğimi ve kabul edilirse değişeceğini söylüyor. Ben bunu beklerken ise kullanmam için garanti şartlarında olan muadil telefonu vermiyor! Bundan sonra alacağım herhangi bir elektronik üründe alım sözleşmesi yapacağım.”

“Cihazda Soyulma Oldu”

“Gsm bayisinden iPhone 5 aldım. Taahhütlü 24 ay ürünü açtığımda yanında soyulmalar olduğunu gördüm. Bayiyi aradım söyledim ve akşamda yanlarına gittim gösterdim bana haklı olduğumu kutudan bu şekilde çıktığını söylediler ve aynı şekilde bir telefon daha gösterdiler. Sorunun çok geç çözüleceğini ellerinde ürün olmadığını söylediler. En az 30 gün dediler telefonu alalı 5 gün oldu yalnız bana daha kimse dönüş yapmadı. Gerekli yasal mercilere başvurum yapılmıştır”

 
Yorum (0) Hitler: 1287

Adınıza Açılmış Dava Var Mı? TIKLA ÖĞREN

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Teknolojinin gelişmesiyle artık resmi kurumlarda sıra bekleme gibi eziyetler bir bir sona eriyor..

Resmi kurumlarla ilgili işlemler artık internetin olduğu her yerde kolaylıkla yapılabiliyor.

Örneğin, sizin haberiniz olmadan birileri sizi mahkemeye vermiş olabilir. Bunu bir tıkla öğrenebilirsiniz..

Türkiye.gov.tr adresine e-devlet şifrenizle girin ve adınıza açılmış dava var mı hemen öğrenin..

https://www.turkiye.gov.tr/davalarim

 
Yorum (0) Hitler: 633

Türk Pilotları Nasıl Esir Düştü?

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 10 Ocak 2013
Yazdır

Suriye'de esir düştüğü iddia edilen Türk pilotlarıyla ilgili iddialar sürüyor.

İran’dan yayın yapan Fars haber ajansı, esir takasında bırakılan Türkiyeli vatandaşların daha önce yine İran kaynaklı haber siteleri ve televizyonlar tarafından "esir alındıkları" iddia edilen dört Türk pilot olduğunu öne sürdü.

Fars Haber Ajansının bu iddiası daha önce Türkiye makamlarınca yalanlanmasına rağmen ajans, bu yalanını bugünkü esir takası üzerinden de gündemleştirmekten kaçınmadı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı iddiayı yine yalanladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, "Suriye'de hiçbir Türk pilotun esir olmadığını biz zaten açıklamıştık. Sayın Bakan (Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu), Genelkurmay'dan aldığımız bilgiler doğrultusunda, iddia edilen TSK personelinin Suriye'de olduğu iddialarını tek tek isimlerini vererek çürütmüştü" diye konuştu. 

Biri Denizci, Biri Kadın, İkisi Kardeş...
Dışişleri Sözcüsü Ünal, Suriye'nin takas ettiği Türkiye vatandaşlarının kimliklerinin ise İHH Başkanı Yıldırım tarafından açıklandığını belirtti.
İHH Başkanı Bülent Yıldırım, takas edilen dört kişinin ilkinin birkaç ay önce Tartus Limanı'nda tutuklanan Bayram Demir isimli bir denizci olduğunu, diğer ikisinin Suriye'de doğup büyümüş, ancak TC vatandaşlığı olan iki kardeş, sonuncusunun ise adı Emel olan, eşi Suriyeli bir Türk vatandaşı kadın olduğunu açıkladı.
Fars Haber Ajansı kısa bir süre önce "adının açıklanmasını istemeyen bir üst düzey Suriyeli bir yetkili"ye dayandırarak verdiği haberde, 48 İran vatandaşının iki hafta önce Suriye’de tutuklandığı iddia edilen dört Türk pilot karşılığı serbest bırakıldığını öne sürmüştü.

Bozacının Şahidi Şıracı

Suriye’de Baas rejimi yanlısı “El Vatan” gazetesi de dört Türk savaş uçağı pilotunun Halep şehri yakınlarındaki bir askeri havaalanına sızmaya çalışırken gözaltına alındığını iddia etmişti. TC Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, iddiaların "gerçek dışı" olduğu bildirildi.
***
48 İranlı, İHH’nın çabaları ve Türkiye ile Katar’ın arabuluculuğuyla bugünkü esir takasında serbest kaldı. Suriyeli direnişçilerin bıraktığı 48 İranlı karşılığında 4’ü Türkiye vatandaşı 2.130 tutuklu serbest bırakıldı.

 
Yorum (0) Hitler: 800

Ortaöğretim Sistemi Sil Baştan Değişiyor!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

Ortaöğretm sistemi sil baştan değişiyor!

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer yüzbinlerce öğrenciyi ilgilendiren konuda açıklama yaptı.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Anadolu, fen, meslek ve normal liseler arasındaki kalite farkının ortadan kaldırılacağını ve sınava girilmesine gerek kalmayacağını söyledi.

Bakan Dinçer, katıldığı bir televizyon programında üzerinde bir yıldır çalıştıkları yeni ortaöğretim sistemi ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Eğitim sisteminde yaptıkları değişikliklerin sınavların kaldırılması ve dershanelerin kapatılması konusunun bir parçası olduğunu belirten Bakan Ömer Dinçer, "Biz SBS'nin kaldırılacağını, dershanelerin kapatılacağını söyledik. Fakat dershaneye ve sınava ihtiyaç duyulan sistemi ortadan kaldırmadan, bu söylediklerimizi yapmak mümkün değil. Yapılan her değişiklik, getirilecek sistemi destekleyecek olan değişikliklerdir. Yani bir bütünün parçalarıdır" dedi.

YARIŞ OLMAYACAK

Sabah gazetesinde yer alan habere göre: "Öğrencileri kendi elimizle zora sokuyoruz" diyen Bakan Dinçer, "Türkiye'nin 70 ilinde kalabalık sınıf sorunu yok. Bu sorun göç alan ilerde. 2-3 yıl sonra bu da ortadan kalkar. Ancak biz okullarımızda kalite farkını kendi elimizle yaratmışız. Anadolu, fen ve meslek lisesi olarak okulları ayırmışız. Aralarındaki fark belli. Anadolu liselerinde öğrenci 5 saat yabancı dil fazla görüyor. Fen liselerinde ise 4 saat fen dersi fazla. Bütün bu değişiklikler yarışı ortaya çıkarmış. Şimdi biz bu yarışı ortadan kaldırıyoruz. Öğrencilerin ders seçmesine esneklik getiriyoruz. Normal bir lisede okuyan öğrenci, daha fazla yabancı dil dersi aldığında, sınavla gideceği okuldan, en yakınındaki okulun bir farkı kalmayacak. Sınava girmesine gerek kalmayacak. Kalite farkını ortadan kaldırmak için çalışıyoruz" diye konuştu.

YENİ ORTAÖĞRETİM SİSTEMİ NELER GETİRİYOR?

-SBS kaldırılıyor.

-Tür olarak liseler akademik, meslek, fen, ve özel lise olacak.

-Adrese dayalı olarak öğrenciler Anadolu liselerine kayıt yaptıracak.

-Anadolu öğretmen liseleri kapanacak.

-Fen liseleri nüfusu 500 bin olan yerlerde olacak.

-Bazı Anadolu liselerinde hazırlık sınıfları kaldırılacak.

-Meslek liselerine girişler, öğretmenler kurulu kararıyla gerçekleşecek.

 
Yorum (0) Hitler: 660

Bu Matematik Sorusunu Çözene 1 Milyon TL Ödül Var

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

Samsunlu matematikçi Aydın Cerit, kamuoyuyla paylaştığı matematik sorusunu çözene 1 milyon lira vereceğini açıkladı.

Asal sayılar ve denklemler üzerine hazırladığı sorularını çözene büyük ödüller vaad eden Samsunlu matematikçi Aydın Cerit, 650 bin TL değerinde son model Mercedes otomobil ödüllü sorusunu kamuoyu ile paylaştı. Cerit, ödülünü 1 milyon TL'ye çıkardı. İnternette paylaştığı sorusunun çözümü için 1 ay süre tanıyan 56 yaşındaki matematikçi, "Bill Gates'in de ciddi anlamda rakibiyim. Mevcut bilgisayar ve hesap makinesi teknolojilerini çöp sepetine atabilecek çalışmalarım var. İmkan verilirse bunların daha gelişmişini yapabilirim." dedi.

1 MİLYON LİRA VERECEK

Bilgisayar teknolojisinin altyapısı olan asal sayılar üzerine 16 yıldır çalışma yürüten, 2 çocukbabası matematik öğretmeni Aydın Cerit, haber1919.com internet sitesinde yayınladığı 1 milyon TL ödüllü sorusunun çözülmesini bekliyor. Sorusunu çözen kişinin çıkmayacağını düşünen Cerit, daha önce de 1 ay ücretsiz yemek, emekli maaşı, 10 bin TL, dükkan, daire, yat ve 2012model sıfır km Mercedes otomobil ödüllü sorular sormuştu. Sorularını çözenin çıkmadığını söyleyen Cerit, sorusunu doğru yanıtlayana 1 milyon TL vereceğini belirtiyor.

"ÇÖZEN ÇIKACAĞINI SANMIYORUM"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü mezunu Aydın Cerit, 1 milyon TL ödüllü sorusunun büyük yankı uyandırdığını belirterek, sürenin 15 şubatta sona ereceğini bildirdi. Sorunun çözümünde katrilyon çarpı katrilyon büyüklüğünde bir sayı ortaya çıkacağını belirten Cerit, "Çözen çıkmayacağını düşünüyorum. Çünkü buna benzer sorular da yapmış ve çözebilen çıkmamıştı. Çözmeye çalışanlar var. Takipçisi de giderek artıyor. Çözen çıkarsa taahhüdümü yerine getireceğim. Bu ödül şimdiye kadar verilmiş en büyük ödül. Sorum, matematik açısından sağlam ve pürüzü yok. Kendine göre bir hesaplama yöntemi yapabilenler soruyu çözebilirler." dedi.

BİLL GATES'E MEYDAN OKUDU

Microsoft'un patronu Bill Gates'e meydan okuyan matematikçi Cerit, "Bill Gates ve ekibine de İstanbul'daki temsilcisi vasıtasıyla bir soru gönderdim. Soru yerine ulaşmış. Ben 6 saatte çözdüm ama onlara 6 ay süre verdim. Bin rakamlı sayıyı asal çarpanlarına ayırabilecek misiniz dedim. Aradan 1 ay geçti. Cevap geleceğini de sanmıyorum. Bill Gates'in de bu anlamda ciddi rakibiyim. Çalışmalarımı, sayılarımı teknolojiye aktarabilirsem bilgisayarlar etkisiz kalacak.Bilgisayar teknolojilerini geliştirip, mevcutlarını çöp sepetine atabilirim." ifadelerini kullandı.

Sayıların gücünü hesap makinesi ve bilgisayara bağlı tüm sistemlere taşımayı hedefleyen Cerit, bununla ilgili ekip kuracağını da sözlerine ekledi.

Cerit'in 1 milyon TL ödüllü matematik sorusu ise şöyle;

(7+30 üssü n) dizisi veriliyor. Buna göre,

a) İlk 169 asal tam sayıdan kaç tanesi bu dizinin terimlerini tam böler?

b) Bu asallar hangileridir?

c) Bölen bu asalların dizinin diğer hangi terimlerini tam böldüğünü gösteren kuralları çıkarınız.

d) Dizinin ilk 11 terimini asal çarpanlarına ayırınız

e) 1789379615459'a tam bölünen dizinin terimi var mı, varsa bu sayıya tam bölünen dizinin baştan 2. teriminde 'n' kaçtır?

 
Yorum (0) Hitler: 585

İşgalci ABD Askerleri Adana'da Cami Bastı!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

ABD askerlerinin yılbaşı gecesi İncirlik Üssü içerisinde yer alan ve Türk askerlerin ibadet ettiği camiyi basıp, minberi kırdığı ve Kuran yaktığı iddia edildi.

Adana’daki Amerika'ya ait İncirlik Üssü’nde yılbaşı gecesi ABD ’li askerlerin 10’uncu Tanker Üs Komutanlığı’ndaki camiye girip, ahşap minberi parçaladıkları, camları kırdıkları ve Kuran’ı Kerim’leri parçaladıkları iddiaları üzerine, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Adana Şube Başkanı Recep Çalışkan tepki gösterdi.

10 sivil toplum örgütü adına ortak yazılı açıklama yapan Recep Çalışkan olayı kınayıp, "Hiç kimse ibadethanelerimize saldıramaz, kutsal kitabımıza saygısızlık yapamaz" dedi. 

Adana’da günlük yayın yapan yerel Çukurova Merhaba Gazetesi’nde bugün yer alan haberde İncirlik Üssü’nde 10’uncu Tanker Üs Komutanlığı’nda görevli askerlerin ibadet ettiği camiye, geçen yılbaşı gecesi alkol alan 39’uncu Wing Komutanlığı’nda görevli ABD’li askerlerin girdiği, burada ahşap minberi yıkıp, camları kırdıkları, Kuran’ı Kerim’leri yırtıp, parçaladıkları öne sürüldü. Haberde olayla ilgili iki Türk subayın inceleme yaptığı ancak konunun örtbas edilmeye çalışıldığı, caminin de tadilat yapıldığı gerekçesiyle kapatıldığı öne sürüldü. 
STK’LARDAN KINAMA 

İddialarla ilgili Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Adana Şube Başkanı Recep Çalışkan, 10 sivil toplum örgütü adına yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi. 

Konuyla ilgili Türk ve ABD’li yetkililerin kamuoyunu aydınlatacak açıklama beklediklerini dile getiren Recep Çalışkan, şöyle dedi: 

"Haddini bilmez Amerikalı askerleri bu çirkin saldırıları dolayısıyla şiddetle kınıyoruz. Bu saldırının İslami değerlerimize yönelik olduğu açıktır. Kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim, camilerimizin minberleri, camı, çerçevesi birer bütündür. Hiç kimse ibadethanelerimize saldıramaz, kutsal kitabımıza saygısızlık yapamaz. 
Değerlerimize saldıran ABD askerler cezalandırılmalı, deşifre edilmeli ve yapılan bu büyük yanlışlık derhal düzeltilmelidir. Tepkimize kayıtsız kalındığı ve gereken yapılmadığı takdirde sorumluluğun sadece olaya karışan ABD askerleri ile sınırlı kalmayacağını, ABD Başkanı dahil tüm yetkilileri bağlayacağını bildiririz. Son olarak Türk ve ABD yetkililerin konuyu aydınlatmalarını, bu çirkin iddialarla ilgili derhal bir açıklama yapılmasını talep ediyoruz." 
MÜTFÜLÜK: OLAYI BASINDAN ÖĞRENDİK

Adana İl Müftüsü Arif Gökçe ise söz konusu iddialarla ilgili kendilerine herhangi bir bilgi yansımadığını, iddiaları gazete haberiyle öğrendiklerini söyledi. 

İncirlik Üssü’nde müftülüğe bağlı bir cami olmadığını aktaran Müftü Arif Gökçe, "Herhalde İncirlik Üssü’nde çalışan kardeşlerimiz, en azından namazlarını kılabilecekleri bir yer yapılmış ve orada ibadetlerini yapıyorlar. İddia edildiği gibi böyle bir şey varsa, biz bunu etik açıdan kınayabiliriz. Üsse girmek mümkün değil. Bizim sorumluluğumuzda olan bir yer olmadığı için soruşturma açmak gibi bir yetkimiz yok. İbadethanelere böyle bir saldırı varsa şayet, bunu kınıyoruz. İlgili kaymakama bu durumun araştırılması ve bize bilgi verilmesi yönünde bir yazı yazdım" diye konuştu.

İslami Gündem

 
Yorum (0) Hitler: 1240

İstanbul'da kar tatili!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 08 Ocak 2013
Yazdır

Kar yağışı nedeniyle İstanbul'da okullar bir gün tatil edildi...

 

Türkiye'nin bir çok ilinde kar yağışı nedeniyle bugün  okullar tatil edildi.

Son açıklama ise İstanbul Valiliği'nden geldi.

Valilik, kar yağışı nedeniyle ana okulları, ilk ve orta dereceli okullarda eğitime bir gün ara verildiğini açıkladı.

İstanbul Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, kentte sabah saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışının kesintilerle devam ettiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

''Meteorolojik tahminler doğrultusunda şehrimizde görülen zaman zaman etkili kar yağışının halen kesintilerle birlikte devam ettiği ve bu gece görülecek etkili don ve buzlanma sebebiyle 8 Ocak 2013 Salı günü anaokulları ile ilk, orta ve liselerde eğitim ve öğretime 1 gün süreyle ara verilmesi uygun görülmüştür.''

Açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hamile ve engellilerin de bir gün süreyle idari izinli sayılacağı aktarıldı.

BURSA
Yoğun kar yağışının devam ettiği Bursa'da Büyükorhan ve Orhaneli ilçelerinin ardından, merkez Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım ilçelerindeki tüm ilk ve orta dereceli okullar yarın (salı) için tatil edildi. Valilik'ten yapılan açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelliler ve hamileler de yarın izinli sayılacak. Valilik, diğer ilçelerdeki durumun kaymakamlıklar tarafından değerlendirileceğini belirtti.

SİVAS
Sivas'ta kar yağışının etkisini sürdürmesi nedeni kent merkezi ile Akıncılar, Divriği, Gemerek, Gölova, Gürün, Hafik, İmranlı, Kangal, Suşehri, Şarkışla, Ulaş ve Zara ilçelerinde okullarda eğitime 1 gün ara verilmesi kararlaştırıldı. Koyulhisar İlçesi'nde ise yarın sadece taşımalı eğitime ara verilecek.

GÜMÜŞHANE VE BAYBURT
Kar yağışının devam ettiği Bayburt'ta ve Gümüşhane il merkezi ile Torul, Kelkit, Kürtün ve Köse ilçelerindeki okullarda eğitime yarın ara verilecek, Şiran ilçesinde de yarın taşımalı eğitim yapılmayacak.

MALATYA
Malatya'da yoğun kar yağışı nedeniyle kent merkezi ile Darende, Pütürge, Doğanyol ilçelerinde okulların tamamı; Arapgir, Yeşilyurt ve Akçadağ'da ise köy okullarında eğitime yarın bir gün ara verildi.

Yoğun kar yağışı nedeniyle 229 köy yolu ulaşıma kapandı. Kar yağışı nedeniyle Darende, Pütürge, Doğanyol ilçelerinde okulların tamamı, Arapgir, Yeşilyurt ve Akçadağ'da ise köy okullarında eğitime yarın bir gün ara verildi. İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla da kent merkezi ve merkeze bağlı köylerde, yarın okullar bir gün süreyle tatil edildi.

Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarda görev yapan hamileler ile kronik hastalar ile engelli personelin de bir günlük idari izinli sayılması kararlaştırıldı.

SAMSUN VE ORDU
Samsun'da ve Ordu'da akşam saatlerinde başlayan kar yağışı etkili oldu, bazı ilçelerde okulların yarın tatil edilmesi kararlaştırıldı.

Samsun'un Salıpazarı İlçesi'nde bütün okulların, Canik İlçesi'nde ise 25 köy okulu ile Ordu'nun Çaybaşı, Çatalpınar, Çamaş, Gölköy, Korgan, Kabadüz, Kabataş ilçelerinde yarın için 1 gün tatil edildi. Ordu'nun Akkuş, Mesudiye, Ulubey ve Gürgentepe ilçelerinde ise okullar 2 gün süreyle tatil.

Bu arada Samsun Canik İlçesi'nde bazı köy okullarında görev yapan öğretmenler bu akşam dönüşte servis araçları yolda kalınca zor anlar yaşadı.

Ordu'nun Ünye, Mesudiye ve Akkuş ilçelerinde 10 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı. Kapalı köy yollarının açılması için İl Özel İdaresi ekiplerinin çalıştığı belirtildi.

BİNGÖL VE KARLIOVA

Yoğun kar yağışının sürdüğü Bingöl ve Karlıova ilçelerinde okullardaki tatil uzatıldı. Bingöl Valiliği, kent merkezi ve Karlıova İlçesinde okullardaki eğitime yarında ara verildiğini açıkladı.

SUŞEHRİ VE AKINCILAR
Sivas'ın Suşehri İlçesi'nde kar yağışının aralıksız devam etmesi nedeni ile yarın ilçe genelindeki tüm ilk ve orta dereceli okullar 1 gün süreyle tatil edildi. Akıncılar İlçesi'nde de kar yağışı nedeni ile taşımalı eğitim yapan okullarda eğitime bugün ve yarın ara verildiği duyuruldu. Her iki ilçede kar kalınlığının yer yer yarım metreyi geçtiği belirtildi.

TUNCELİ
Tunceli’de yoğun kar yağışı nedeniyle Valilik, Mazgirt İlçesi ve bağlı köylerinde 3 gün, Pülümür İlçesi ve bağlı köylerinde 1 gün, Tunceli merkez ve diğer ilçeler ile bağlı köylerde 2 gün okulların tatil edildiğini duyurdu.

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ, VARTO VE KARS
Erzincan Üniversitesi, Muş'un Varto İlçesi ile Kars'ta tüm ilçelerdeki ilk ve orta dereceli okullar 2 gün süreyle tatil oldu.

AĞRI
Ağrı kent merkezi Tutak ve Hamur ilçe merkezleri hariç köylerdeki YİBO'larda 2 gün, Eleşkirt ilçe merkezi ile tüm köy okullarında ise eğitim- öğretime bir gün süre ile ara verildi.

HAKKARİ
Hakkari’de dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışı nedeniyle 132 köy ile 375 mezranın yolu ulaşıma kapattı. Yoğun kar yağışı nedeniyle Hakkari merkez, Çukurca ve Yüksekova ilçeleri ve köylerde okullar 1 gün tatil edildi.

ERZURUM
Erzurum'da yoğun kar yağış nedeniyle bugün ilk ve orta dereceli okullar ile Atatürk Üniversitesi'nde (AÜ) eğitime bir gün ara verildi...
TOPBAŞ'TAN AÇIKLAMA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'daki kar yağışına ilişkin, "Meteorolojinin bize verdiği bilgiye göre, kar yağışı Çarşamba gününe kadar devam edecek" dedi.

İstanbul'da kar kalınlığı Arnavutköy, Beykoz ve Sarıyer'in yüksek kesimlerinde 15-20, Çamlıca, Başakşehir, Göktürk ve Kemerburgaz'da 5-10 santimetreye ulaştı.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul'da karla mücadele çalışmaları 908 araç ve iş makinesi ile 2 bin 266 personelle yürütülüyor.


Belediye ekipleri, gece saatlerinden itibaren tuzlama çalışması yaptı. Yollarda şu ana kadar 691 ton tuz, 15 ton solüsyon kullanıldı.

Görevlilerce tespit edilen evsiz 377 vatandaş da Sarıyer Metin Oktay Spor Salonu'nda misafir ediliyor.

Kentin genelinde etkili olan yağışta, kar kalınlığı Arnavutköy, Beykoz ve Sarıyer'in yüksek kesimlerinde 15-20, Çamlıca, Başakşehir, Göktürk ve Kemerburgaz'da ise 5-10 santimetre olarak ölçüldü.

Önlemler

Açıklamada, gece don tehlikesine karşı, hafif metro enerji hattının donmaması, işletme saatlerine hazırlanması için gerekli önlemlerin alındığı bildirildi.

Araçların sürekli sefer halinde olduğu belirtilen açıklamada, metroda 4'lü vagonların 8'li vagonlara çıkarıldığı, sefer aralıklarının sıklaştırıldığı ifade edildi.

Ray hattında kar ve buzlanmaya karşı tuz ve solüsyon kullanıldığı kaydedilen açıklamada, "İstasyonların girişleri ve peronlar, kar ve buz riskine karşı tuzlarla temizleniyor. Karayolu araçlarının da kullanıldığı bölgelerde, araçların yolda kalarak hattı kapatmaları ihtimaline karşı, tramvay hattının muhtelif noktalarında bulundurulan çekicilerle yönlendirme yapılacak.

Metrobüs ve otobüs seferleri ihtiyaca göre artırılarak ek seferler uygulandı. Şehir hatları vapurları yoğunluğa göre ek sefer yapacak. İDO kriz masası kurdu. Şehiriçi seferler takviye edildi" ifadeleri kullanıldı.

Çarşamba gününe kadar kar var

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'daki kar yağışına ilişkin, "Meteorolojinin bize verdiği bilgiye göre, kar yağışı Çarşamba gününe kadar devam edecek" dedi.

Afet Koordinasyon Merkezi'nde (AKOM) basın toplantısı düzenleyen Topbaş, şöyle devam etti: "Belediye 24 saat esaslı bir çalışma yürütmektedir. Meteorolojinin bize verdiği bilgiye göre, kar yağışı Çarşamba gününe kadar devam edecek. Meteorolojik olay olduğu için bir noktaya kadar kestirmek mümkün ama arkasının nasıl geleceğini bilemiyoruz. Bundan dolayı tedbirli olmak gerekiyor. İstanbul'da yolların çok açık olduğunu ve yollarda hiçbir şekilde kar olmadığını görebilirsiniz ama gizli buzlanmayla karşı karşıya kalınabilir. Özellikle gecenin geç saatlerinde ve sabaha yakın saatlerde, ısının düşmesi sebebiyle ortaya çıkacak gizli buzlanma nedeniyle geçmişte ciddi trafik kazaları yaşadık. Bundan dolayı sürücüleri, özellikle dikkatli olmaları konusunda uyarıyorum."

Kar yağışı nedeniyle ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı tedbirlerini aldıklarını ifade eden Topbaş, sokakta kalan ve yerleşmeyi tercih edenleri Sarıyer'deki Metin Oktay Spor Salonu'nda barındırdıklarını dile getirdi.

Başkan Topbaş, özellikle yarın ve Çarşamba günü yaşlı, engelli ve hamilelerin trafikte dikkatli olmaları veya trafiğe hiç çıkmamalarını rica etti.

Atatürk Havalimanı'nda son durum

Bu arada kar yağışı etkisini artırarak devam ederken Atatürk Havalimanı’nda da uçaklar yoğun yağışta adeta kayboldu. Bu arada hava trafiğinin etkilenmemesi için kar mücadelesi başladı.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi İstanbul Atatürk Havalimanı Baş Müdürü Celal Özuğur, personel ve araç sayısını artırarak uçuşların normal olarak yapılmasını sağlamaya çalıştıklarını bildirdi .Özuğur, "Araç sayılarımızı artırarak 59'a yükselttik.Karla mücadelede her nöbette 63 kişi olmak üzere 4 vardiya çalışıyoruz. Pistlere buzlanmaya karşı de-icing sıkıldı. Pistlerde frenleme değerlerini ölçtürdük ve frenleme değerleri normal düzeyde.Bu arada pist konfigrasyonu, değişimleri yaparak rafiği aksatmadan karla mücadele ediyoruz" dedi.

49 seferini iptal etti

Olumsuz hava koşulları nedeniyle Türk Hava Yolları (THY), yarın yapılması planlanan bazı yurt içi ve yurt dışı seferlerini iptal etti. Kentte devam eden kar yağışı, hava ulaşımını aksattı. Atatürk Havalimanı'na inemeyen bazı uçaklar, başka illere yönlendirildi.

British Airways'in Londra-İstanbul ve KLM Hollanda Kraliyet Havayolları'nın Amsterdam-İstanbul seferini yapan yolcu uçakları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indi.

Olumsuz hava koşulları nedeniyle bugün 35 seferini gerçekleştiremeyen THY, yarın yapılması planlanan yurt içi ve yurt dışı 49 seferini de iptal etti.

THY, yolcularını, uçuş planlarını yapmadan önce 444 0 849 numaralı çağrı merkezini arayarak bilgi almaları konusunda uyardı.

AKOM'da hummalı çalışma

Boğaziçi ile Fatih Sultan Mehmet köprüleri ve ilçelerdeki son durum Afet Koordinasyon Merkezi'nde (AKOM), 411 kamerayla takip ediliyor.

24 saat boyunca ekranları izleyen ekipler, sorunlu olan bölgelere anında müdahalede bulunuyor.

AKOM'daki ekranlara yansıyan son duruma göre, yağış Anadolu ve Avrupa yakasında hızlanarak etkisini sürdürüyor.

THY çok sayıda seferi iptal etti

Türk Hava Yolları da (THY) kar yağışı ve elverişsiz hava şartları nedeniyle bazı dış hat ve iç hat uçuşlarını iptal etti.

İptal edilen sefer saatleri şöyle;

İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan saat 10.40'ta Iğdır, 06.20’de Gaziantep, 07.15’te Diyarbakır, 06.55‘te Konya, 20.55 ve 22.25'te Kayseri, 20.30'da Elazığ, 06.50 ve 20.20’de Trabzon, 14.00 ve 18.00’da Ankara, 08.00,10.00 ve 16.00’da İzmir, 15.00 ve 18.15’te Antalya’ya yapılacak seferler iptal edildi.

Ankara Esenboğa Havalimanı’dan saat 01.00, 04.15, 16.00 ve 20.00’da, Gaziantep Havalimanı’dan saat 08.50 ve 22.40’ta, Diyarbakır Havalimanı’ndan saat 09.50’de, Iğdır Havalimanı’ndan saat 13.40’ta, Konya Havalimanı’ndan saat 08.55’te, Kayseri Havalimanı’ndan saat 23.00’da, Elazığ Havalimanı’ndan saat 23.00’da, Malatya Havalimanı’ndan saat 22.35'te, Adana Havalimanı’ndan saat 18.15’te Amasya Merzifon Havalimanı’dan saat 22 30’da İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan saat 10.00,18.00 ve 21.00'da, Trabzon Havalimanı’dan saat 09.45, 22.50’de Antalya Havalimanı’ndan saat 17.00 ve 20.15’te İstanbul Atatürk Havalimanı'na yapılması planlanan seferler iptal edildi.

Dış hatlarda ise iptal edilen uçuş saatleri şöyle;

İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yapılması planlanan saat 03.15 Meşhed, 19.25 Berlin-Tegel, 19.55 Amman, 19.45 Viyana, 19.50 Beyrut , 20.00 İslamabad, 20.25 Kopenhag, 21.00 Milano, 22.50 Bükreş seferleri iptal edildi.

THY, yolcularına mağdur olmamaları için uçuşuna gitmeden önce 444 0 849 aramaları gerektiğini duyurdu.

 
Yorum (0) Hitler: 733

10 Yılda 80 Yılda Satılan Toprağın 100 Katını Sattılar!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 18 Ocak 2013
Yazdır

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, AKP’nin 10 yılda yabancılara, 80 yılda satılanın 100 katı kadar gayrimenkul sattığını söyledi.

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, AKP’nin 10 yılda yabancılara, 80 yılda satılanın 100 katı kadar gayrimenkul sattığını söyledi. Satılan taşınmaz mülkler arasında toprak oranının giderek artmasına dikkat çeken Sapan, “2012 yılı Ağustos ayında yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası sonrasında toprak satışının hızlanması endişe verici hale gelmiştir” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, 1923 – 2002 dönemi ile 2002 – 2012 arasındaki satışlarla birlikte Yeni Mütekabiliyet Yasası’nın yürürlüğe girdiği Ağustos 2012’den o yılın sonuna kadarki 5 aylık dönemdeki satışlar hakkında bilgi istediğini belirten Sapan, “Açıklanan rakamlar gerçekten düşündürücü. 80 yıllık sürede görev yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin 57 hükümeti, 360 bin 520 metre kare gayrimenkul satmış. AKP iktidarında geçen, 2002 ile Ağustos 2012 tarihleri arasındaki 10 yıllık sürede, 34 milyon 452 bin 628 bin metre kare gayrimenkul satılmış. AKP iktidarı döneminde, önceki 57 hükümetin sattıklarından neredeyse 100 kat fazla gayrimenkul yabancıların mülkiyetine geçmiş” diye konuştu.

AKP döneminde, daha önceki hükümetlerin aksine toprak satışının ağırlık kazandığını ifade eden Sapan, “2002 – 2012 arasında satılan 34 milyon 452 bin 628 metre karelik mülkün, 25 milyon 278 bin 128 metre karesini toprak oluşturuyor. Konut satışı ise 9 milyon 538 bin 640 metre kare ile neredeyse toprağın üçte biri seviyesine düşmüş. Artık anlaşılıyor ki yabancılar ülkemizden konut değil toprak alıyorlar” dedi.

O YASA TOPRAK SATIŞINI HIZLANDIRDI

Ağustos 2012’de yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası ile yabancılara gayrimenkul satışının daha da hızlandığına dikkat çeken CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, “ Ağustos – Aralık 2012 dönemindeki sadece 5 aylık dönemde satılan gayrimenkul miktarı, 3 milyon 131 bin 404 metre kare. 5 aylık sürede satılan toprak ve konut, tesis miktarı, 80 yıllık cumhuriyet döneminden neredeyse 10 kat fazla. Bizim vatandaşlarımıza mülk, özellikle de toprak satmayan, ya da zorluk çıkaran birçok ülke için Türkiye cennet haline gelmiş. Bu anlamda Türk vatandaşı için anlamı olmayan, yabancılara yarayan Mütekabiliyet Yasası söz konusu. AKP, diğer ülkelerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına eşitlik tanıyıp tanımadığına bakmadan harıl harıl onlara toprak satıyor” şeklinde konuştu.

YABANCILAR İÇİN ANTALYA GÖZDE KENT

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’den mülk edinen her 6 yabancıdan birinin Antalya’yı tercih ettiğini ifade eden Sapan, “Bu ilimizde şimdiye kadar yabancılara toplam 5 milyon 258 bin 610 metre kare mülk satılmış. Bunun 3 milyon 510 bin 913 metre karesini konut türü mülkiyet oluşturuyor. Satılan toprak miktarı ise 1 milyon 747 bin 697 metre kare. Antalya’da konut satışının fazla olması bir açıdan sevindirici. Ne yazık ki diğer bölgelerde toprak satışının hızla artması endişe verici” dedi.

Öte yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre, 2012 yılı itibari ile Türkiye genelinde en fazla gayrimenkul alan yabancıların başında, 27 bin 209 mülk ile İngilizler geliyor. İngilizleri, 19 bin 416 mülkiyetle Almanlar izliyor. Üçüncü sırada ise 6 bin 796 gayrimenkul alan Rusya Federasyonu vatandaşları var.

Antalya’da da mülk edinen yabancılar arasında ilk sırada, 5 bin 530 mülk ile Ruslar bulunuyor. 5 bin 473 adet gayrimenkul alan Almanlar ikinci sırada yer alıyor. İngilizler, 4 bin 333 mülk edinerek Antalya’yı tercihte üçüncü sıradalar. Norveçliler, 4 bin 215 gayrimenkul ile dördüncü, Danimarka, 4 bin 16 mülk ile beşinci durumda bulunuyorlar.

 
Yorum (0) Hitler: 958

Doğalgaza Gizliden Gizliye 2 Tane Zam Geldi!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

HABER-ARŞİV

Taner Yıldız'ın  doğalgaza zam yok açıklamasına rağmen faturalar cep yakıyor.

Türkiye kış ayları gelmeden elektrik ve doğalgaza zam gelecek mi diye tartışmalar yaşanırken güzel haber Bakan Yıldız'dan gelmişti.

Bakan, kış aylarında elektrik ve doğalgaza zam gelmeyeceğini açıkladı ancak faturalara yansıtılan rakamlar adeta tam tersini yansıtıyor.

İşte o şikayetler:

Türkiye'deki herkes gibi benim de durumum aynı aslında. Geçen yıl 16 Kasım-16 Aralık'taki doğalgaz faturam 109 lira iken bu yıl aynı dönemde ödediğim fatura 269 lira. Yani neredeyse 150 lira fark var. Tüketim miktarım bu yıl artmış ama artmasa da yüksek olacağı açık. Çünkü geçen yıl küsuratları bir kenara bırakırsak doğalgaz için ödediğim birim fiyat 6,68 kuruş iken, bu yıl rakam 8,59. Yani birebir aynı doğalgazı tüketsem bile faturam 109 değil, 139 lira olacaktı.

İKİ KEZ ZAM GELDİ

Peki biz zam olmadı sanırken, faturalar neden bu hale geldi. Yanıtı basit, 2012 yılı içinde doğalgaza aslında iki kez zam geldi. İlki 1 Nisan 2012 tarihinde yüze 18.72 idi. Kış bitmişti ve kombiler kapanmıştı. O nedenle bu yüklü zammı kimse anlamadı. İkinci büyük zam 1 Ekim günü oldu.

Yüzde 9.8'lik bu zammı yine kış henüz başlamadığı için pek hissetmedik. Sanayici enerji maliyetlerim artıyor derken, konutlarda yüzde 28-30'u bulan bu zam fark edilmiyordu. Ta ki, havalar soğuyup kar bastırıncaya kadar. İşte yıl içinde gelen iki zammın etkisi kasım ayından itibaren hissedilmeye başlandı. Bir de bu sene aralıkta havalar geçen yıla göre daha soğuk gidip, kombinin ayarı biraz yukarı çıkınca o can yakan faturalar ortaya çıktı. Yani 2012'nin yüksek zamları kendini aralık faturalarında gösterdi. Dışarıdaki karı görünce ocak faturası daha da korkutur oldu!

 
Yorum (0) Hitler: 905

Türkiye Nato Toprağı Değildir!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 06 Ocak 2013
Yazdır

'Halkımızın %80’i sizin dış politikalarınızı onaylamıyor.'

Sakarya Adalet Girişimi 383. Hafta basın açıklamasında, Türkiye’nin İsrail’in NATO tatbikatlarına katılmasını engelleyen vetosunu kaldırması kınanırken “Başbakanın Türkiye’yi “NATO toprağı” ilan etmesi ve NATO’nun Türkiye’ye Patriot füzelerini yerleştirme kararının ardından gelen veto iptali dış politikamızın kimin emrinde olduğunun açık bir göstergesi…” denildi.


Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına Diriliş Saati Dergisi’nden Serdar Duman tarafından yapılan basın açıklaması sırasında “Katil Nato’ya Hayır”, “Amerikan Üsleri Derhal Kapatılsın” gibi dövizler taşınırken “Zalimler Halka Hesap Verecek” ve “Nato’ya Asker Olmayacağız” sloganları atıldı.
 
Ayrıca “28 Şubat” soruşturması kapsamında, o dönemin en önemli aktörlerinden birinin büyük sermaye grupları olduğu hatırlatıldı ve  “TÜSİAD bünyesindeki tüm büyük sermaye gruplarının o dönemdeki söylemleri, fiilleri ve sermaye pozisyonlarının incelendiği geniş çaplı bir soruşturmanın başlatılmasının elzem olduğuna inanıyoruz.” denildi. Yine diğer bir ana aktörün Amerika olduğu hatırlatılırken şöyle çağrıda bulunuldu: “28 Şubat ile hesaplaşmak aynı zamanda Amerika ile de hesaplaşmayı gerektirir. Bu konuda hükümeti göreve çağırıyoruz. O dönemde yürütülen örtülü operasyondaki Amerikan parmağı bütün detaylarıyla ortaya çıkarılsın ve halkımıza açıklansın.”
 
Son olarak köprü ve otoyolların özelleştirilmesi eleştirilirken “Hükümetin 2012 bütçe açığını kapatmak için yaptığı bu özelleştirme halkın malının büyük sermayeye peşkeş çekilmesinden başka bir şey değildir. Ülkemiz ekonomisinin kapitalizme entegrasyonu amaçlı projenin önemli ayağını oluşturan özelleştirmelerin bu ülkenin kaynaklarını nasıl talan ettiğini hep birlikte gözlemliyoruz.” denildi.   
 
Basın Açıklamasının Tam Metni
 
BÜYÜK SERMAYE DE SORUŞTURULMALIDIR!
 
28 Şubat döneminin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı da sonunda mahkeme önüne çıktı. Dönemin askeri erkanının hesap vermesini adaletin tecelli etmesi şeklinde değerlendiriyor ve bu uygulamayı takdir ediyoruz. Ancak bir şeyin daha gözden kaçırılmaması lazım… 28 Şubat’ın en önemli müsebbiplerinden biri büyük sermaye gruplarıdır. Büyük sermaye faiz musluklarının kısılması nedeniyle medya ve orduyu tahrik ederek bu sürecin başlamasında ana aktörlerden biri olmuştur. 28 Şubat sürecinde linçe maruz kalan Merve Kavakçı geçen hafta katıldığı bir televizyon programında Sakıp Sabancı’nın o süreçteki bir röportajını bize hatırlattı. Sakıp Sabancı röportajda Merve Kavakçı için aynen şöyle söylüyordu: “Kimdir bu kadın? Nasıl meclise aldılar? Bunun gibi düşünenlerin kafasını koparmalı… Ona antrenörlük edenler de en az onun kadar suçlu… Vakit geçirilmeden vekilliği iptal edilsin. Bir kere suyun önü açıldı mı gerisi gelir. Onun icabına bakacak kesim de bulunur.”
 
Bu sözler bize 28 Şubat ile hesaplaşmanın öncelikle büyük sermaye ile hesaplaşmayı gerektirdiğinin açık kanıtı… TÜSİAD bünyesindeki tüm büyük sermaye gruplarının o dönemdeki söylemleri, fiilleri ve sermaye pozisyonlarının incelendiği geniş çaplı bir soruşturmanın başlatılmasının elzem olduğuna inanıyoruz.
 
Ayrıca 28 Şubat’ın diğer bir ana aktörünün de Amerika olduğu unutulmamalıdır. Amerika bölgesel ve küresel çıkarları için tehlikeli gördüğü Erbakan-Çiller hükümetinin yıkılması için ordu ve medya üzerinden örtülü bir operasyonun hayata geçirilmesinde baş rolü oynamıştır. Dolayısıyla 28 Şubat ile hesaplaşmak aynı zamanda Amerika ile de hesaplaşmayı gerektirir. Bu konuda hükümeti göreve çağırıyoruz. O dönemde yürütülen örtülü operasyondaki Amerikan parmağı bütün detaylarıyla ortaya çıkarılsın ve halkımıza açıklansın.

Türkiye İsrail’in NATO tatbikatlarına katılmasını engelleyen vetosunu kaldırdı. Başbakanın Türkiye’yi “NATO toprağı” ilan etmesi ve NATO’nun Türkiye’ye Patriot füzelerini yerleştirme kararının ardından gelen veto iptali dış politikamızın kimin emrinde olduğunun açık bir göstergesi…
 
Hükümete aşağıdaki soruları sormak istiyoruz:
 
1-      İsrail’in müttefik ilan edilmesi şeklinde yorumlanabilecek bu son kararın Mavi Marmara şehitlerinin kemiklerini sızlattığının farkında mısınız?
2-      Malatya Kürecik’e yerleştirilen füze rampaları ve yine aynı bölge civarına yerleştirileceği ifade edilen Patriot füzeleri hangi hedefler için konuşlandırılıyor? “Bu füze sistemleri İsrail’in güvenliği için Amerikan’ın isteği üzerine yerleştiriliyor” tezine karşı geliştirdiğiniz karşı tez halkımızı ikna edemiyor. Halkımızın %80’i sizin dış politikalarınızı onaylamıyor. İçinde bulunduğunuz bu çıkmazı yeterince tahlil ettiniz mi?
3-      Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanı olarak Amerikan emperyalizminin Ortadoğu’daki en güvenilir Müslüman müttefiki pozisyonuna yükselmeniz sizin için bir paye mi, yoksa büyük günün azabının habercisi mi? Dünyada zulüm, kan ve gözyaşı denildiğinde ilk akla gelen küresel zalim Amerika ile flört etmenin bedelinin dünya ve ahirette ne olacağını hiç düşündünüz mü?
4-      Bir sene önce vuku bulan başbakanın dinlenmesi meselesinin bir sene sonra İsrail’e vetonun kaldırılmasının hemen akabinde gündeme getirilmesi tesadüf müdür? Yoksa bu kritik kararın tartışılmadan kamuoyunun gündeminden çıkarılması mı hedeflenmiştir?
 
Ülke kaynakları teker teker satılmaya devam ediyor…

Son olarak köprü ve otoyollar da Koç, Ülker ve Malezyalı ortaklarından oluşan konsorsiyuma 5.72 milyar dolara satıldı. Koç-Ülker-UEM ortaklığı köprü ve otoyolları 25 yıl süreyle işletecek.
 
Yıllık ortalama 500-600 milyon dolar gelir getiren söz konusu köprü ve otoyolların satışı kamuoyunda yeterince sorgulanmadı.
 
Köprü ve otoyolların 10 yıllık geliri karşılığında 25 yıllığına kiralanması, peşkeş çekilen ciddi bir rantın varlığını ortaya koymaktadır.
 
Yapılan ihale sonucu 28 Şubat’ın zıt tarafları Koç-Ülker grupları menfaat uğruna bir araya gelerek güçlerini birleştirdiler. 28 Şubat sürecinde yeşil sermaye olarak yaftalanarak ürünlerine ambargo konulan Ülker grubu; paranın dini / ideolojisi olmaz, gerçek olan sadece çıkarlarımızdır diyerek cumhuriyet dönemi zengini statükocu Koç grubu ile ortaklık yapan bir noktaya geldi.
 
Hükümetin 2012 bütçe açığını kapatmak için yaptığı bu özelleştirme halkın malının büyük sermayeye peşkeş çekilmesinden başka bir şey değildir.
 
Ülkemiz ekonomisinin kapitalizme entegrasyonu amaçlı projenin önemli ayağını oluşturan özelleştirmelerin bu ülkenin kaynaklarını nasıl talan ettiğini hep birlikte gözlemliyoruz. Son 10 yıl içinde Türk Telekom, Petkim, Tüpraş, Erdemir gibi gözde ve verimli kuruluşlar özelleştirme ile büyük sermaye gruplarına peşkeş çekildi.  
 
Sakarya Adalet Girişimi olarak verimli kuruluşların özelleştirme adı altında büyük sermaye gruplarına satılmasına karşı olduğumuzu, hükümetin bu uygulamaların hesabını hem halka hem de hakka vermek zorunda kalacağını belirtmek isteriz.
 
Sakarya Adalet Girişimi Adına Diriliş Saati Dergisi

Kaynak: İslami Gündem

 
Yorum (0) Hitler: 726

Saadet'ten Ülke Çapında Yürüyüşler!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 15 Ocak 2013
Yazdır

Saadet Partisi Genel Başkanı Porf. Dr. Mustafa Kamalak patriotların gelmemesi için ülke çapında yürüyüşler düzenleyeceklerini açıkladı...

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Patriot füzelerinin kullanımı için Türkiye'ye 10 bin civarında askerin geleceğini belirterek, "Bu askerlerin masraflarını Türkiye karşılayacaktır. Patriot füzelerinin maliyetini Türkiye ödeyecektir. Bu füzeler ateşlenecek olursa her halükarda hedefte Müslümanlar olacaktır" dedi.

SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında Türkiye'ye konuşlandırılacak olan Patriot füzelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kamalak, Türkiye'nin 28 yerinde NATO üssünün olduğunu hatırlatarak, Malatya'ya füze kalkanının yerleştirilmesiyle bu sayınının 29'a çıktığını dile getirdi. Kamalak, Kahramanmaraş, Adana ve Gaziantep'e Patriot füzelerinin yerleştirilmek üzere olduğunu hatırlattı. Şu an Suriye sınırlarına savaş araçlarının dizilmek üzere olduğunu belirten Kamalak, "Kiminle savaşıyoruz, kiminle savaşacağız? Biz diyoruz ki, Haçlı Savaşları modern bir biçimde devam etmektedir. Milletimizin uyanık olması lazım" dedi.

Büyük Orta Doğu Projesi'yle 22 ülkenin haritasının değiştirileceğini söyleyen Kamalak, haritası değiştirilecek olan 22 ülkeden birisinin de Türkiye olduğunu belirtti. Patriot füzelerinin kullanımı için Türkiye'ye 10 bin civarında askerin geleceğini söyleyen Kamalak, "Bu askerlerin masraflarını Türkiye karşılayacaktır. Patriot füzelerinin maliyetini Türkiye ödeyecektir. Bu füzeler ateşlenecek olursa her halükarda hedefte Müslümanlar olacaktır" diye konuştu.

Kamalak, 20 Ocak'ta 'Patriotlar gelmesin, biz geliyoruz' sloganıyla Hatay'da miting düzenleyeceklerini bildirdi.

İslami Gündem

 
Yorum (0) Hitler: 643

Ege Yine Sallandı!

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 09 Ocak 2013
Yazdır

 

Merkez üssü Ege Denizi Bozcaada açıkları olan yeni bir deprem meydana geldi.

 Ege Denizi'nde Bozcaada'nın 50 kilometre açığında dün meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.2 büyüklüğündeki depremin artçı şokları devam ederken ayrı bölge saat 17.41'de 5 büyüklüğünde artçı şok korkuttu.

 Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nün merkez üssünü Ege Denizi olarak saptadığı deprem yerin 6.4 kilometre derinliğinde meydana geldi. Bugün akşama kadar büyüklükleri 2.3 ile 3.8 arasında değişen 108 artçı şokun ardından gelen 5 büyüklüğündeki deprem, Bozcaada başta olmak üzere Çanakkale,ve Balıkesir'in sahil kesimi ile Edirne'nin Saros Körfezi'ndeki yerleşim merkezlerinde hissedildi.

 
Yorum (0) Hitler: 857

Mescidi Olmayan Üniversite Olur Mu?

Kategori: Türkiye Haberleri
Yayınlanma: 06 Ocak 2013
Yazdır

Birçok üniversitenin içinde cami var. Ancak kısa ders aralarında kampüs içindeki ya da yakınındaki camilere gitmek mümkün değil.

Haftalardır binlerce öğrencinin yakından takip etmesine rağmen Türkiye’nin yoğun gündemi arasında kaybolup gidiyor kampüslerdeki ibadethane yetersizliği. İlk önce Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri kampüslerine mescit talep etti, ardından Akdeniz Üniversitesi’nin ‘aydınlanma’dan bahseden öğretim üyeleri, Tıp Fakültesi Morfoloji Binası’nda mescit açılmasına karşı çıktı! Gerçi bu ülkenin ‘Öğrenciler namaz kılacaklarına bale yapsınlar’ diyen ‘aydın’ları da olmuştu! Bugün mescide hayır diyen aynı zihniyetteki öğretim görevlilerinin kilise istemesini ise anlamak mümkün değil. Elbette ki farklı dinlere mensup insanların talepleri de karşılanmalı. Ancak İslam dininin günlük yerine getirilmesi gereken ibadetlerinin olduğunu bilmek gerekiyor.

Yazarların köşesine taşıdığı, sosyal medyada TT listesine giren mescit talebi aslında Türkiye’deki üniversitelerin genel sorunu. Yerleşkelerinde cami olan yükseköğretim kurumları var. Ama hangi öğrenciyle konuştuysak camilerin fakültelerine çok uzak mesafede olduğundan yakınıyorlar. Talepleri ise fakültelerin içerisine mescit ve abdesthaneler yapılması. Ya da kampüslerin merkezine inşa edilecek bir caminin yanı sıra farklı noktalarda 2-3 ibadethanenin de olması.

Bu isteğin temel sebebi kampüslerin çok büyük olmasına rağmen ders aralarının 10-15 dakika gibi kısa sürelerden oluşması. Örneğin Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin içinde cami var ama bazı fakültelerden camiye yürümek yarım saati bulabiliyor. Hemşirelik, fizik tedavi gibi bölümlerde okuyan öğrenciler, ders aralarında camiye gitmelerinin kesinlikle mümkün olmadığını, bu yüzden bazı vakit namazlarını kılamadıklarını söylüyor. Dumlupınar, Selçuk gibi birçok üniversitede de durum aynı. Camiler fakültelere 10 dakika mesafede bile olsa gidiş-dönüş ve namaz kılmak yarım saati bulduğundan öğrenciler derslere geç kalıyor.

Yakınında cami olduğu için kampüs içine ibadethane yapılmayan üniversitelerde okuyan öğrenciler ise çok daha zor şartlarda namaz kılmaya çalışıyor. En kötüsü ise Anadolu Üniversitesi İki Eylül Kampüsü gibi ne içinde ne de dışında ibadethanesi olan ve yakınında çok fazla yerleşimin bulunmadığı kampüsler.

İslam ülkelerindeüniversiteler cami külliyesine dâhil ediliyordu!

Geçmişte üniversiteler hep cami çevresine inşa edilirmiş. İslam ülkelerindeki ilk üniversitelerin mimarisini incelediğinizde cami külliyesine dâhil olarak yapıldıklarını görebilirsiniz. 859 yılında Fas’ta kurulan Camiü’l-Kureviyyîn (Dünyanın en eski üniversitesi), 786’da faaliyete geçen Kurtuba Üniversitesi, 726’da Tunus’ta açılan Kayruvan, 732’de eğitime başlayan Zeytûne, Kahire’nin en köklü üniversitesi El-Ezher hep bu mimaride gelişen eğitim kurumları. Türkistan’daki eski medreselerde de alt katta dershaneler, hocaların odaları, idare, yemekhane ve mescit dikkat çeker. Ki Avrupa üniversitelerinde de hep bu mimarinin izleri görülür. Örneğin Oxford gibi eski üniversitelerde girişteki mescidin yerini şapel alır.

Boğaziçi yönetiminden hâlâ ses yok!

Twitter’da #bogazicinemescid kampanyasını başlatan ve özel bir video hazırlayıp Youtube’a yükleyen öğrenciler, mescit talepleriyle ilgili üniversite yönetiminin hiçbir dönüş yapmadığını söylüyor. Son günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nin kuzey ve güney kampüsleri arasındaki ringler artırılmış fakat öğrenciler bu ringlerle camiye gittiklerinde de derslere yetişemiyor. Daha önce bin kişinin imzasıyla rektörlüğe bu konuda başvuru yapılmış ancak üniversitenin olduğu bölge sit alanı olduğu için yönetimden olumsuz cevap alınmış. Yeniden bin 200 imza toplayan öğrenciler, yeni bir bina istemediklerini, güney kampüste bulunan mevcut binalardan herhangi birine abdesthane ve mescit yapılmasını temenni ettiklerini ifade ediyor. Sosyoloji öğrencisi Bilal Öğüt, “Mescit yerine go-kart pisti ya da ayakkabı mağazası açılsın.” diyen karşıtlara ise şöyle diyor: “Boğaziçi Üniversitesi gibi sekülerlikle hegemonize edilmiş bir ortamda birilerinin mescit talebinde bulunması Slavoj Zizek’in tabiriyle ‘keyif hırsızlığı’ndan başka bir şey değil. Bu gerçek, mescit talebi gibi kriz anlarında harekete geçiyor, aktifleşiyor. Özgürlükçü Boğaziçi ruhu böyle zamanlarda kısa devre yapıyor.”

Üniversitelerdeki mescit durumu:

Bilkent Üniversitesi –Yanında bir cami, kampüs içinde 2 büyük mescit var.
ODTÜ – Kampüs içinde 4 mescit var.
İstanbul Üniversitesi –Adı mescit olmasa bile her kampüsünde namaz kılınacak odalar tahsis edilmiş.
Yıldız Teknik Üniversitesi –Beşiktaş Kampüsü’nde bir mescit, Davutpaşa Kampüsü’nde ufak bir cami var.
İstanbul Teknik Üniversitesi -Gümüşsuyu yerleşkesinde büyük bir mescidin yanı sıra; İktisadi ve İdari Bilimler, Fen Edebiyat, İnşaat Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Gemi İnşaat Mühendisliği binalarında birer mescit var. Ayrıca Mimarlık Fakültesi dekanı da öğrencilerin talebi üzerine okula yakışacak, abdesthaneli estetik bir mescit yapılacağı sözünü vermiş.
Marmara Üniversitesi -Göztepe Kampüsü’nün arka çıkışında bir cami ve   Fen-Edebiyat Fakültesi’nde bir mescit var.
Hacettepe Üniversitesi –Beytepe Kampüsü’nde 1, Tıp Fakültesi’nde 3 mescit  mevcut.
Gazi Üniversitesi -Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi’nde 1, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde 1, Tıp Fakültesi’nde 2 olmak üzere merkez kampüste 4 mescit var.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi –Yalnızca Tıp Fakültesi içindeki hastanede bir mescit var.
 Abant İzzet Baysal Üniversitesi –Gölköy Kampüsü’nde 1 cami var.
 Onsekiz Mart Üniversitesi –Eğitim Fakültesi’nde bir mescit var.
 Gaziosmanpaşa Üniversitesi –Kampüs içinde caminin yanı sıra 1 mescit bulunuyor.
 Atatürk Üniversitesi -Kampüs içinde caminin yanı sıra birçok fakültenin mescidi var.
 Dumlupınar Üniversitesi –Kampüste bir cami var.
 7 Aralık Üniversitesi –Kampüste bir mescit var.
 Beykent Üniversitesi -Ana kampüste bir mescit var.
 Selçuk Üniversitesi –Merkez kampüste bir cami, bazı fakültelerde de ufak mescitler var.
Bilgi Üniversitesi –Santral İstanbul Kampüsü’nün yanında bir cami var, mescit yok.
 Anadolu Üniversitesi –Yunus Emre Kampüsü’nün dışında bir cami var. Diğer kampüslerde cami ve mescit yok.
  Celal Bayar Üniversitesi –Hemen hemen tüm fakültelerinde mescit var.
 100. Yıl Üniversitesi –Ana kampüse cami yapılıyor. Bazı fakültelerin içinde de yetersiz kalan çok küçük mescitler var.
 Muğla Üniversitesi –Öğrencileri, talebi üzerine cami yapılıyor.
 9 Eylül Üniversitesi -Kampüs içerisinde bir cami var.
Osmangazi Üniversitesi – Yapım aşamasında bir cami var -Fakültelerin çoğunda ufak mescitler var.
Yurtdışındaki üniversitelerin ibadethaneleri var

*Çok kültürlülük üzerine kurulu bir medeniyet olan İngiltere’de tüm üniversite, lise, alışveriş merkezi, hastane gibi yerlerde ‘multi-faith prayer room’ (çok dinli dua odası) bulunması alışılagelmiş bir durum. Oxford, Cambridge gibi en köklü üniversitelerde ortak ibadet alanının yanı sıra özel mescit de var. Hatta ilköğretim düzeyindeki, yalnızca 13-19 yaş arasındaki gençlerin gidebildiği 400 yıllık geçmişi olan Eton College’ta bile birkaç kilisenin haricinde mescit de bulunuyor. (Eton College en soylu ailelerin çocuklarını zorlu bir sınav sonucu kabul eden, başbakan, prens, bilim adamı, yazar gibi birçok mezun vermiş bir okul.)

*Almanya’da en çok tanınan kamu üniversitelerinden biri olan Münih Teknik Üniversitesi’nin hem ana kampüsünde hem de Garchin’deki kampüsünde kilise ve mescit var. Üniversite yönetimi Garchin’deki mescidi Münih İslam Yüksekokul Birliği’nin talebi üzerine açmış. Üniversitenin resmi sitesinde mescidin törenle açıldığı yazıyor. Berlin’deki üniversiteler ise genellikle kampüs şeklinde değil. Şehir merkezlerinde evlerin, işyerlerinin ve alışveriş merkezlerinin yanında yer alıyor. Bu nedenle üniversite binaları içinde ayrıca ibadet yeri yok. Fakat Müslüman öğrenciler ibadet yeri talep ettiğinde fakülte ve üniversite yönetimi uygun bir yer gösteriyor. Örneğin Karlsruhe Teknik Üniversitesi, cuma namazları için spor salonunu tahsis etmiş. Vakit namazları ise boş salonlarda kılınıyor.

*Avusturya’da da tıpkı Berlin’de olduğu gibi kampüs şeklinde bir yapılaşma yok. Fakülteler şehrin içinde. Dolayısıyla öğrenciler namazlarını yakın camilerde kılıyor. Yakınında cami olmayan üniversite öğrencilerinin fakülte içerisinde namaz kılmasına yönetim müsaade ediyor. Yine de Viyana Üniversitesi gibi köklü üniversitelerde mescit var. Üniversiteye bağlı olmayan Afroasyatik Enstitüsü’nde de öğrencilerin talebi üzerine mescit açılmış.

*Amerikan üniversitelerinde ise tam bir inanç özgürlüğü var. Öğrenciler talep ettiği sürece her dine ait ibadet mekânları açılıyor ya da boş bir alan tahsis ediliyor. Müslümanların okuduğu her üniversitede küçük de olsa bir oda mescit olarak kullanılıyor. Şehir içi ya da şehir dışındaki kampüslerde de durum değişmiyor. İbadethanesi olmayan üniversite neredeyse yok. En kötü ihtimalle her dinin mensubuna açık ibadet mekânları var. Öğrenciler bu mekânlarda dini vecibelerini yerine getirmenin yanı sıra etkinlikler de düzenleyebiliyor.

*İsrail’in en büyük üniversitesi olan Tel Aviv Üniversitesi’nde de mescit bulunuyor.

ESRA KESKİN DEMİR
ZAMAN

 
Yorum (0) Hitler: 1084

Sayfa 14 / 28

<< Başlangıç < Önceki 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Son >>