Mekke'nin Fethi Esenlerde Coşkuyla Kutlandı!

Kategori: Sivil Toplum Kuruluşları Haberleri
Yayınlanma: 04 Ocak 2014
Yazdır

Rıdvan Salman'ın Haberi:

Anadolu Gençlik Derneği tarafından her sene geleneksel olarak gerçekleştirilen Mekke’nin Fethi programı Esenler'de de coşkuyla kutlandı.

Anadolu Gençlik Derneği geleneksel hale getirdiği Mekke’nin Fethi programını bu sene de ‘Fetih; Karanlıktan Aydınlığa, Zulümden Adalete Dönüştür’ sloganıyla gerçekleştirdi. ‘Mekke’nin Fethi’nin 1383. yıl dönümü münasebetiyle Anadolu Gençlik Derneği Esenler Şubesi tarafından Halil İbrahim Denizlili Vakfı’nda gerçekleştirilen programa İstanbul İl Başkan Yardımcısı Salih Eren, Esenler İlçe Başkanı Yusuf Cengiz Karagöz, Saadet Partisi Esenler Belediye Başkan Adayı Erol Urhan’ın yanı sıra bir çok mahalle muhtarı, okul müdürü ve vatandaş katıldı.


Sunuculuğunu Ömer Salman’ın yaptığı program, Mehmet Gömeç’in Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Açılış konuşmasını yapan Anadolu Gençlik Derneği Esenler Şubesi İlçe Başkanı Yusuf Cengiz Karagöz; ‘Bütün kardeşlerimizi her yerde davet ettik, biz görevimizi yaptık ezanlar okuduk’ dedi.

Peygamber efendimizin ‘Kim bir kavme benzemek isterse o ondandır’ hadisi ile devam eden Karagöz: ‘Bizim 81 ilde 600 noktada Mekke’nin Fethi programı yapma amacımız emr-i bil maruf nehy-i anil münker yapmak ve fiiliyatta da alternatif bir gece dediğimiz yılbaşı değil, Müslümanların yılbaşısı zaten Hicri yılbaşı, çocuklarımızı, evlatlarımızı, eşlerimizi televizyonların başından kurtarmak, bu belalı günde, bu belalı gecede üzerimize bela gelmesin diye yıldırımları üzerimize çekmek adına yaptığımız bir sigortadır. Bu yüzden programımız 81 ilde 600 farklı noktada yapılmakta, bütün kardeşlerimizi her yerde davet ettik, biz görevimizi yaptık ezanlar okuduk. Hepinizden Allah razı olsun, gecemiz hayırlı mübarek olsun’ dedi.

İlçe Başkanı Yusuf Karagöz’ün ardından Anadolu Gençlik Derneği İl Başkan Yardımcısı Salih Eren selamlama konuşmasını yaptı. Muhterem misafirler insanlığın yeniden hak ve hakikat ile buluşmasına vesile olan yüce İslam dininin doğduğu mekan olan Mekke-i Mükerreme’nin şirk ve tağut düzeninden kurtulup İslam’ın tevhit inancına tamamen açıldığı fetih gününün kutlanması amacıyla bu akşam bir araya geldik. Kardeşlerim; güneş ile ay yaratıldığı gün haram ve dokunulmaz kılınan ve kıyamete kadar da haram ve dokunulmaz olacak olan, yeryüzünde tevhidin temsili ilk mabed olan Kabe-i Muazzama’nın bulunduğu, Hz. İbrahim’in başlattığı tevhid mücadelesinin Hz. Muhammed Mustafa (sav) ile yeniden yeşerdiği emin belde olan Mekke’nin fethini ve fetih ruhunu yeniden kuşanabilmek duygusu içerisindeyiz.

Bu topraklar başta olmak üzere diğer bütün İslam coğrafyasına sızmaya çalışan, kültür sömürgeciliği ile Müslümanların zihnine yerleşme gayreti içinde olan batıl küfür ehline karşı tevhidi duruşumuzu tazeleyeceğiz. Sahabe efendilerimizin sahip olduğu iman ve azime sahip olabilmeliyiz.


Müslüman’ı değerli kılan hususun teslimiyet olduğunun idrakine varacağız. Amelin de, ahlakın da, Müslüman’ca duruşun da teslimiyetin bir gereği olduğunun bilinci ile donanacağız. Kardeşlerim bu duygular içerisinde Anadolu Gençlik Derneğimiz neslimizi iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan faydalıyı zararlıdan ayırt edebilen, kendisine, çevresine ve Rabbine karşı sorumluluklarının bilincinde, geçmişini bilen, yaşadığı zamanın özelliklerine vakıf ve bir gelecek tasavvuru yapabilen, hayatın tamamının bir ibadet ve yeryüzünün tamamının bir maden olduğu düşüncesine sahip, zalim kim olursa olsun, zulüm kimden gelirse gelsin dik ve onurlu bir duruş sergileyebilen, hayatının ferdi ve içtimai her alanında İslam’ı kabul eden bir genç olarak yetişmeleri için gayret etmekteyiz. Bu düşüncelerle fetih gecenizi tebrik eder, programımızın hayırlara vesile olmasını niyaz ediyor, Allah’a emanet olun diyorum.


İl Başkan Yardımcısı Salih Eren’in konuşmasının ardından sahneye gelen Anadolu Gençlik Derneği öğrencilerinden Emirhan Şahin’in Sakarya Şiiri’ni coşkulu bir şekilde okuması katılımcılardan tam not alırken, Saadet Partisi Esenler Belediye Başkan Adayı Erol Urhan tarafından Şahin’e Kuran’ı Kerim, kol saati ve AGD logolu kupa bardak hediye edildi.


Programda bir konuşma yapan Saadet Partisi Esenler Belediye Başkan Adayı Erol Urhan; ‘Bir ocağın yılbaşı olduğunu herkes bilir, bir ocağın Mekke’nin fethi olduğunu Anadolu Gençlik bilir, şuurlu Müslümanlar bilir. Bize yılbaşında hediye getiren noel baba safsatalarına değil bize miraçta dünya ve ahiret saadetimizin hediyesini getiren rasulullah efendimizin ümmetiyiz. O hicretle emrolunduğunda yanındaki iki güzel insan ile bir strateji gereği Medine’nin tersine bir istikamete gittiler. Hicretten sekiz sene sonra kimsenin burnu dahi kanamadan Mekke’yi fethedeceğini söylese kim inanırdı diyor. Dolayısıyla iman varsa imkan da vardır. Allah’ın izniyle bütün ümmet olan olaylara rağmen, küresel emperyalistlere rağmen, Siyonistlere rağmen elhamdülillah şuurlu bir gençliğimiz var.

Ben bu vesileyle 1384. Mekke’nin Fethi yılınızı tebrik ediyorum. Bugün sokaklarda ve televizyonların başında isyanın zirvesini yaşayanları da Cenab-ı Hak rahmetiyle ıslah etsin. Onları şuurlandırmaya gayret edenlere, Hakk-ı hâkim kılmaya bizi vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle Cenab-ı Hak yar ve yardımcımız olsun.

Program sanatçı Nurettin Karahan’ın ezgilerini okuması ile devam etti. Sanatçı Nurettin Karahan’ın ardından Sadrettin Aytul ‘Mekke’nin Fethi’ programı münasebetiyle bir konuşma yaptı.

Birçok insanın 31 Aralık gecesi Allah’ın yasakladığı şeyleri yaparken, Mekke’nin fethini düşünmediğini belirten Aytul: ‘Hak ile batılın mücadelesi efendimizden önce vardı, efendimiz zamanında da vardı, bugün de devam ediyor’ dedi.

Bugün de Filistin, Suriye, Mısır, Bangladeş’teki Müslümanlar zulüm görüyor. Küfür ile iman birbirinin zıddıdır, aynı gece ile gündüz gibi. Onlar asla bir araya gelmez, bir yerde iman varsa orada küfür iptal olur eğer küfür, zulüm varsa orada da İslam nişanı iptal olur. Hatta İmam-ı Rabbani ‘Kıyamet sabahı dahi küfür ile İslam bir araya gelmez’ diyor. Tarihe bakınız inananlar inanmayanlardan sayı bakımından hep az olmuştur. Nice az toplumlar çok toplumları mağlup etmişlerdir.

Efendimiz ashabının hicret etmesine izin verdi. Sonunda ise kendisi de hicret etmek zorunda kaldı hatta efendimiz ‘Ey Mekke! Dünyada senden kıymetli hiçbir belde yoktur, zorunlu kalmasaydım seni bırakmazdım’ dedi. Demek ki kâfirlerin zulmü ne noktaya ulaşmış. Hadiste ‘Müslüman o kimsedir ki, elinden ve dilinden diğer müminlerin emin olduğu kimsedir.

Burası çok önemli, demek ki hakiki mümin elinden ve dilinden diğer müminlerin emin olduğu kimseymiş. Muhacir de o kimsedir ki diyor bir yerden bir yere hicret eden değil, Allah’ın yasaklarından emrettiklerine hicret eden kimsedir. Hicret diyince sadece Mekke ile Medine arasındaki değişimi anlamamak lazım. Sizlerin bu dava için böyle bir akşam da gelmeniz de bir hicrettir. Onun için Allah-u Teala gecemizi mübarek etsin, ümmetin kurtuluşuna vesile etsin. Bu hicret bizim asıl yılbaşımızın tarihi oldu yani hicri takvimde yılbaşı Mekke’den Medine’ye hicrettir. Biz Müslümanlar olarak gerçek yılbaşımıza üç ay önce girdik. Ama nedense gerçek yılbaşımızda neşelenmeyen malum Müslümanlar Hıristiyan’ın yılbaşında neşeleniyor. İsa as’ın sözde doğum gününü haramlarla kutluyorlar, bir peygamberin doğum günü Allah’ın yasakladığı bir şeyi yaparak kutlanırmı hiç?


Fert fert yaşamak önemlidir ama İslam’ın yayılması için bir İslam Devleti’ne ihtiyaç vardır. Mekke bunun için uygun değildi ama Medine tam aranılan şehirdi. İslam devleti önemlidir, kişi kişi yaşamak önemlidir ama İslam’ın hakim olması için İslami bir devletin, İslami bir sistemin olması şarttır. Efendimiz bunu ensar ve muhacirlerle birlikte kurdu. Az bir sahabeyle hicret ettiği Mekke’ye sekiz yıl sonra on bin Müslüman ile geri döndü ve tarihin en kansız fetihlerinden birini gerçekleştirdi. İslam Devleti olmadığı sürece ne kadar çalışırsan çalış ama Müslümanlar hep zulüm altında olacak, oluyor da. Bugün İslam birliği olsaydı Irak’ın da, Afganistan’ın da, Suriye’nin de başına gelmiş olanlar gelmemiş olacaktı. Efendimiz peygamberdi, komutandı ama aynı zamanda da İslam Devleti’nin de başıydı.

Rabbimiz; ‘Hıristiyanlar, Yahudiler, kafirler ancak birbirinin dostudurlar, sizler onları dost edinmeyin. Her kim Yahudi ve Hıristiyan’ları dost edinirse muhakkak ki o onlardandır’ buyuruyor. Rasulullah efendimiz ise ‘Her kim bir kavme benzerse o onlardandır’ buyuruyor. Bakınız onlar Müslümanları katlediyorlar. Yıllar önce Erbakan hocamız bunları tek tek açıkladığında tepki gösteriyorlardı ama bugün zaman kimin Amerikan yandaşı kimin İslam yandaşı olduğunu gösterdi. Şu mübarek Mekke-i Mükerreme’nin fethi gecesinde rabbim bu olayları ümmetin uyanışına vesile kılsın. Rahmetli hocam yıllarda bunlarla mücadele etti, malum hangi cemaat hangi kişi siz anlıyorsunuz onu. Allah onlara hidayet versin, biz onlara dua ediyoruz. Rabbim bu itikatlarından dönmeyi nasip etsin.


Efendimiz veda hutbesinde ne diyordu? Bize şu iki şeyi vasiyet etmişti. ‘Size iki şey bırakıyorum ey ümmetim, bunlara sımsıkı sarılırsanız dünya ve ahiret hayatında saadete kavuşursunuz. Biri Allah’ın kelamı Kuran biri de benim sünnetimdir’ dedi. Son din ve hak din İslam dinidir. Adem as.’dan Rasulullah efendimize kadar gelen bir İslam dinidir bu. Hak din Allah katında İslam’dır, bu değişmez ki, Allah Kuran’ı bitirdi, son peygamber de geldi başka peygamber de gelmeyecek. Peygamber efendimiz ‘Deve iğnenin deliğinden geçerse onlar da cennete gireceklerdir’ diyor. Yani onlar cennete giremezler. Kelime-i Şehadet’i dil ile tekrar kalp ile tasdik edecekler, son din ve hak din İslam’dır, son peygamber de Hz. Muhammed (sav) diyecekler ancak o zaman cennete girebilirler. Aksini iddia edenler yalan söylüyorlardır, iftira atıyorlardır, kesinlikle inanmayın.

Program Sadrettin Aytul hocaefendi tarafından yapılan dua ile sona erdi.

- - -

Ajans Esenler'in Özel Haberidir

Lütfen Yorum Yazın

0
Kabül Ediyorum.
  • Hiçbir Yorum Bulunamadı
Powered by Komento