Yeni Boraltanlar Yaşatmayacağız!

Kategori: Sivil Toplum Kuruluşları Haberleri
Yayınlanma: 02 Ocak 2013
Yazdır

Esenler Belediyesi’nin ilçede kurulu bulunan derneklerin tanışıp kaynaşması ve Esenler için ortak akıl oluşturulmasına katkı sağlamaları için başlattığı Anadolu Meclisi’nin ikinci toplantısı, Tokat dernekleri ile devam etti.

Esenler’de kurulu bulunan 20 Tokat derneğin başkan ve yönetim kurulu üyeleri ile Ak Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Belediye Başkan Yardımcısı Aydın Polat, bazı belediye meclis üyeleri ve kendisi de Tokatlı olan İlahiyatçı Ömer Döngeloğlu’nun da katıldığı toplantı Esenler Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Anadolu Meclisi’nde konuşan İstanbul Milletvekili Harun Karaca, 1944 yılında Iğdır-Aras Nehri üzerinde yaşanan Boraltan Köprüsü vahşeti damgasını vurdu. Karaca Suriye mültecileri konusunda görüşlerini açıklarken, “Bu millete yeni Boraltan Köprüsü vahşetleri yaşatmayacağız” dedi.

YAŞADIĞINIZ YERİ SEVMEK SÜNNETTİR

Dernek başkanlarının dernekleri ile ilgili özet bilgi vermelerinin ardından kısa bir konuşma yapan İlahiyatçı Ömer Döngeloğlu, “İnsanın yaşadığı şehri sevmesi sünnettir” dedi ve Peygamberimizin Medine’ye hicret ettiğinde (Ya Rabbi Mekke’ye verdiğinin 2 katını Medine’ye ver)  diye dua ettiğini hatırlatarak, “Siz de yaşadığınız şehre böyle davranmadıkça Peygamberimizi anlamış olmazsınız” dedi. Ak Parti İlçe Başkanı Umut Özkan da yaptığı konuşmada, istişareye önem veren bir anlayışla siyaset yaptıklarını söyleyerek Anadolu Meclisi’nin de bu anlayışın bir sonucu olduğunu kaydetti. Suriye konusuna da değinen Özkan, “Türkiye olarak biz başarı ile yolumuza devam ederken aynı coğrafyayı paylaştığımız diğer ülkelerin de huzur ve güven içinde yaşamasından yanayız” dedi.

ANADOLU’NUN BEREKETİNİ GETİRDİNİZ

Daha sonra kürsüye gelen Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu da medeniyetimizin bize öğrettiği 2 temel prensibin olduğunu belirterek, “Bunlar, ‘Emredildiğin gibi dosdoğru ol’, ‘İstişare et’tir. (Ben her şeyi bilirim) dersen, bilemez olursun. Anadolu Meclisi’mizin de temel felsefesi istişaredir” dedi. 
Değişik vesile ile Anadolu’dan valizlerle İstanbul’a gelen herkesin “Acaba tutunamayıp geri dönersem bana ne derler?” endişesi yaşadığını vurgulayan Göksu, “Ancak Allah’ın izni ile bu büyük şehirde tutundunuz. Kol-kanat oldunuz, serpildiniz. Evlatlarınız, torunlarınız oldu. Şimdi hepiniz İstanbullusunuz. Çünkü siz buraya gelirken Anadolu’nun bereketini de getirdiniz” şeklinde konuştu.

SOSYAL BÜTÜNLEŞME SAĞLANDI

İstanbul’da tutunmaya çalışırken bazı değerlerin göz ardı edildiğine işaret eden Göksu, “Sabah 06.00’da işe gittiniz, akşam yorgun geldiniz. Dostlarınızı, akrabalarınızı, köylülerinizi mecburen ihmal ettiniz. Dernekler ortaya çıktı, bu açık kapatıldı. Yeni dostluklar, yeni akrabalıklar kuruldu. Mahalli derneklerimiz sayesinde çok büyük bir sosyal bütünleşme sağlandı. Bu sebeple siz dernek yöneticilerine teşekkür ediyorum” dedi. Göksu, belediye çalışmalarından da bahsettikten sonra, “Memleketinize ilginizi kesmeyin ama, yaşadığınız bu şehre de vefanızı gösterin” tavsiyesinde bulundu.

YENİ BORALTANLAR YAŞATMAYACAĞIZ

Anadolu Meclisi’nde son olarak kendisi de bir Tokatlı olan Ak Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca mikrofona geldi. Karaca hükümet icraatlarını anlatırken sözü Suriye mültecilerine getirdi ve, “Her darda ve zorda kalanlara kucak açtığımız gibi bugün de Suriyeli kardeşlerimize kapılarımızı açtık. Bugün bazılarının burun kıvırarak (ne gerek vardı?) gibi eleştirileri var. O kardeşlerimizi Suriye’ye geri göndersek Esed’in bombalarına hedef olacaklar. Biz, tarihimize kara bir leke olarak düşen yeni Boraltan Köprüsü vahşetlerine asla müsaade etmeyeceğiz. Bu millete yeni Boraltanlar yaşatmayacağız” dedi ve sözünü ettiği Boraltan Köprüsü vahşetini şöyle özetledi:

146 SOYDAŞIMIZI RUS’A TESLİM ETTİK

“Bildiğiniz gibi, 1944 yılında Komünizme karşı 146 Azerbaycan Türkü Iğdır'da Aras Nehri üzerindeki Türkiye-SSCB sınırını geçerek Boraltan Sınır karakolumuza sığınırlar. SSCB, Türkiye 'ye Azerbaycan Türklerinin kendi vatandaşları olduğunu söyler ve iadesini ister. Karakolda gergin bekleyiş başlar Azerbaycan Türkleri rahattır. Anayurt olarak gördükleri Türkiye'nin iade edecekleri akıllarından bile geçmez. Fakat dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'den gelen emir korkunçtur. Şahısları derhal ülkelerine iade edin.

Azerbaycan Türklerinin bir kısmı köprüyü geçtikleri anda köprünün diğer tarafında bulunan Rus müfrezesi tarafından elleri bağlanıp kurşuna dizilirler. Karakol komutanı derhal Ankara'ya haber verip durumu bildirir. Fakat gelen cevap; (Kesin emir var. Görevinizi yapın, yoksa vatan hainliği ile yargılanacaksınız) olur. 
Geriye kalan Azerbaycan Türkleri üzerilerindeki değerli eşyaları bırakarak ölüme doğru yürürler. Karşı tarafta bekleyen Rus müfrezesi tarafından elleri ayakları bağlanan Azerbaycan Türkleri, hemen orada, Boraltan sınır karakolu personelimizin gözleri önünde kuruşuna dizilirler. Bu olaydan sonra karakol komutanımız memleketinde intihar etmiştir. Bu acı olay üzerine Azerbaycan Türkleri tarafından şöyle bir ağıt yakılmıştır:

Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras’ı,
Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.
Karası, karası, merhamet fukarası,
Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni,
Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni.
Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine,
Beni siz vursaydınız, şu gavurun yerine.

Her hafta bir ile mensup mahalli derneklerin başkan ve yönetim kurulu üyelerinin katılımı ile devam edecek Anadolu Meclisi’nin ikincisi, çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Lütfen Yorum Yazın

0
Kabül Ediyorum.
  • Hiçbir Yorum Bulunamadı
Powered by Komento