Soma'da Neler Yaşanıyor? Soma'da Son Durum!

Kategori: Yerel Haberler
Yayınlanma: 14 May 2014
Yazdır

Soma'ya rağmen 115 madenci kadrosu için 4 bin başvuru!

Soma'ya rağmen 115 madenci kadrosu için 4 bin başvuru!

Zonguldak'ta madende çalışacak 115 işçi için, yaklaşık 4 bin kişi müracaat etti. Madenci adayları Soma'daki faciaya rağmen işsizlik nedeniyle başvuruda bulunduklarını söylüyor.

Türkiye Soma'daki maden faciası ile sarsılırken Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu, maden işçiliği için 115 kadro açtı. İş için yaklaşık 4 bin kişi başvurdu.

SOMA'YA RAĞMEN YÜZDE 30 ARTIŞ

Soma'daki faciaya rağmen başvurularda geçen yıla oranla yüzde 30 artış var. Bu artışın nedeni, kentteki işsizlik sorunu.

115 KİŞİ HAZİRAN'DA İŞBAŞI YAPACAK

İşçi adayları 5 kişilik komisyon önünde bazı uygulamalı testlere tabi tutuldu. 4 metrelikmaden direği taşıyan adaylar, kazma, kürek ve baltaları nasıl kullandıklarını uygulamalı olarak gösterdi. 115 kişi, yapılacak değerlendirmelerin ardından Haziran ayında işbaşı yapacak. (Kaynak:İnternethaber.com)

Kurtulan İşçi: Açtığımız Gaz Maskeleri Küflüydü

Soma faciasından ölüme saniyeler kala kurtulduğunu anlatan madenci, kendilerine verilen gaz maskelerinin küflü çıktığını söyledi.

Manisa'nın Soma İlçesi'ndeki maden faciasından ölüme saniyeler kala kurtulduğunu anlatan 29 yaşındaki Emre Alaca, içeriye duman dolup nefes alamamaya başladıklarında, kendilerine verilen gaz maskelerini açtıklarını, ancak hepsinin küflü çıktığını, buldukları testerelerle hava borularını kesip, bu sayede hayata tutunduklarını söyledi.

GEREKSİZ KULLANANA 400 TL CEZA

Alaca, kendilerine verilen maskelerin tek kullanımlık olduğunu, şirketin bunları gereksiz kullananın maaşından 400 TL kesileceğini açıklaması yüzünden önceden kontrol ve şansları olmadığını da iddia etti.

Soma'daki madende askerden geldikten sonra çalışmaya başlayan evli ve bir kız çocuğu babası 29 yaşındaki Emre Alaca, facianın yaşandığı anları anlatırken ortaya korkunç gerçekler çıktı.

İzmir'in Kınık İlçesindeki evlerinin avlusunda kucağını 5 yaşındaki kızı İrem Eylül'ü alan Emre Alaca, "Çok arkadaşımız öldü, büyük acımız var. Ama Allah'ıma binlerce kere şükürler olsun ki beni çocuğuma, eşime ve aileme bağışladı." dedi.

"HAVA BORULARINI KESİP KURTULDUK"

Yaşadıklarını anlatan Emre Alaca, "Olay anında emniyetçi vardiya amirimiz Mehmet Efe bize, 'Durun, gitmeyin, yangın var, söndürelim ondan sonra gidersiniz' dedi. Biz de bekledik. Ocağın her yerini duman sardı. Göz gözü görmüyordu. Baktık olacak gibi değil, hava boruları vardı, testere bulup bunları kestik. Bulunduğum yerde 140 kişiydik. Bu hava borularından nefes almaya çalıştık. Tabi herkes hava borularını kesmeye başlayınca hava da azalmaya başladı. Bir şekilde hava alarak yaşamaya çalıştık. Ama duman o kadar yoğundu ki, gözlerimiz yanıyordu. Hava borusunu kesip buradan nefes alırken, o kadar zor bir durum ki, benim en yakın arkadaşım Ramazan, hava kendisine doğru gelsin diye eliyle havaya yön veriyordu. Bu sefer bana hava gelmeği için, Ramazan'a 'yapma, ben öleceğim, çek elini oradan' dedim. Ki bu arkadaşımla aynı yerde çalışıp, aynı yerde yemek yiyorduk. Öyle bir psikolojiyle savaştık" dedi.

"GAZ MASKELERİ KÜFLÜYDÜ"

Hava borularındaki hava yetersiz kalmaya başladıktan sonra artık gaz maskelerini açmak zorunda kaldıklarını söyleyen Emre Alaca, "Benim gaz maskem küflüydü. Bize sağlam diye verilen ve yanımızda taşıdığımız gaz maskesi safi küftü. Yanımda 140 kişi varsa bunların 70'i de maskeleri açtı, hepsinin gaz maskesi küflü ve çalışmıyordu. Hepimiz taktık toz geldi ağzımıza. Belki de maske küflü olduğundan ölenler de vardı. Herkes 'öleceğiz' diye bağırmaya başladı. Duman üstten gider diye yere yattık ama fayda etmedi" dedi.

400 TL İÇİN ÖLDÜLER

Emre Alaca, "Bu maskelerin kontrolü yapılıyordu. Nasıl yapılıyor? Normal bildiğiniz bu manavlardaki kantarlardan alınıp geliniyor. Maskeler vardiya sonunda kilosu ölçülüp, üzerindeki çamuru silinip sağlam diye gönderiliyor. Bu maskeleri bizim açma şansımız yok. Bu maskeler bir kullanımlıkmış. Hiçbir şey yokken maskeyi açarsan şirket senden 400 TL para kesiyor. O yüzden zaten biz daha önce bu gaz maskelerini hiç açmadık. Madenin dışında iş güvenliği ile ilgili derste bize maskeyi şöyle takacaksınız diye gösteriyorlardı. Ama gösteren kişi kendi üzerinde deniyordu. 'Al sen de tak dene' demiyordu. Sonra da kendi hayat hikayesini anlatıyordu. Bu işyerinde de en son iş güvenliği dersine ne zaman girdiğimi hatırlamıyorum. Belki de 6 yıl oldu" ifadeleriyle şaşırttı.

"BİR YANDAN KURTARDILAR, BİR YANDAN ÖLDÜRDÜLER"

İçeriye işçi yoğunluğunun bulunduğu bölgelere temiz hava basıldığını, o ana kadar nispeten iyi olan durumlarının daha da kötüleştiğini, çünkü kendilerine duman geldiğini anlatan Emre Alaca, "İçeriye temiz hava bastılar ama bu kez de bizi bitirdiler. Bizi bir yandan öldürdüler, diğerlerini bir yandan kurtardılar. Biz süründük. Ayağa kalkmaya çalıştım. Kalkamadım. Ayaklarımda derman yoktu. Benim arkadaşım Ramazan vardı arkamda. Çıktıktan sonra görüştük. 'Resmen sen kesilen kuzu gibi tepiniyordun' dedi. Ama gördüğü halde kendi de aynı durumda olduğu için bana müdahale edememiş. Ama Allah'ıma binlerce kez şükürler olsun, yiyeceğimiz ekmeğimiz varmış, beni bağışladı. Onca arkadaşım içeride kaldı. Çıktığıma, yaşadığıma bile sevinemedim. Cenazeden cenazeye koşturdum" diye konuştu.

"GIRTLAĞIMIZA YAPIŞTILAR, MECBURUZ"

Madende bundan sonra çalışıp çalışmayacağını kendisinin de tam olarak bilmediğini söyleyen Emre Alaca, "Bundan sonra çalışmak istemeyenlere aç mezarı yok. Çalışmasınlar diyeceğim ama ben kendimden bile emin değilim. Şu anki psikolojiyle çalışmayacağım diyorum ama. Şu Kınık, Somaçevresinde ne yapabilirsin ki? İş sahası yok, nereye gideceksin? Benim kendi evim burada, kira vermiyorum. Ben de belki çalışacağım. Benim de dünya kadar borcum var. O kadar bir şey ki, yani gırtlağımıza yapıştılar. Mecbursun gibi bir şey oldu. Türkiye'nin hali bu." dedi. (Kaynak:Haberler.com)

Lütfen Yorum Yazın

0
Kabül Ediyorum.
  • Hiçbir Yorum Bulunamadı
Powered by Komento